Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13501 E. 2023/1178 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13501
KARAR NO : 2023/1178
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1868 E., 2022/1919 K.
DAVA TARİHİ : 16.07.2021
HÜKÜM/KARAR :Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/371 E., 2022/362 K.

Taraflar arasındaki kambiyo senedine özgü takipte yetki, imza, borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın yetki itirazı yönünden kabulüne, takip dosyasının davacı yönünden karar kesinleştiğinde talep halinde tefrik edilerek yetkili Ankara Batı İcra Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararın davacı-borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ilk derece mahkemesinin 30.07.2021 tarihli ek kararı ile ara kararının kesin olup istinaf kabiliyetinin olmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiş, bu karardan sonra davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmamış olup, ilk derece mahkemesi kararının davalı-alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-alacaklı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde;
1)İmza itirazı yönünden; Davaya konu edilen senedin keşide tarihinin 08.05.2020 olup, senette şirket adına imza attığı gözüken kişinin Hür Keskin olduğu ve Hür Keskin’in şirket adına kambiyo senedi imzalama yetkisi bulunmadığını,
2)Yetki itirazı yönünden; takip için yetkili yerin Ankara Batı (Sincan) İcra Dairesi olduğunu,
3)Borca itiraz yönünden;müvekkili şirketin banka hesaplarına bakıldığında bahse konu senetlerle ilgili hiçbir kaydın bulunmadığını belirterek yetkiye, borca ve imzaya itirazın kabul edilerek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; takip borçlularından …’ın ikametgah adresi Ata Mahallesi Kabil Caddesi 122/8 Seher Apartmanı Öveçler ANKARA olduğundan İİK’nın 50. maddesi uyarınca yetki itirazının yersiz olduğunu, ayrıca kambiyo senedi ile ilgili şirket kayıtlarında bir hareket görünmemesinin senedin geçerliliğine halel getirmeyeceğini, bonodaki imzanın keşide tarihi itibariyle yetkili olan Hür Keskin’e ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesin talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibin dava dışı borçlusu …’ın yerleşim yeri adresi Ankara ise de Uyap sisteminde itiraz tarihinden önce tebligat yapıldığına dair bir belge görülemediği, diğer dava dışı borçlu …’in adresinin ise Kastamonu olduğu, davacı borçlunun adresi ve adının yazılı olduğu kaşedeki adres Sincan/Ankara olduğundan Ankara İcra Daireleri’nin yetkisiz olduğu gerekçesiyle davanın yetki itirazı yönünden kabulüne, takip dosyasının davacı yönünden karar kesinleştiğinde talep halinde tefrik edilerek yetkili Ankara Batı İcra Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
-Davacı borçlu vekili 29.07.2021 tarihli istinaf dilekçesi ile; mahkemenin tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararını istinaf ettiğini bildirmiş, mahkemenin 30.07.2021 tarihli ek kararı ile ara kararının kesin olup, istinaf kabiliyetinin olmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiş, bu karardan sonra davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmamıştır.
-Davalı alacaklı vekili 26.05.2022 tarihli süre tutum talepli istinaf dilekçesinde özetle; Kararın dosya kapsamına, mevcut delil durumuna ve mer’i mevzuata uygun düşmediğini, HMK’ya göre, borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinin genel yetkili icra dairesi olduğunu, HMK md.7/1 uyarınca borçlu birden fazla ise icra takibinin, borçlulardan birisinin yerleşim yeri icra dairesinde başlatılabileceğini, senedin borçluları arasında olan …’ın ikametgah adresinin Ata Mahallesi Kabil Caddesi 122/8 Seher Apartmanı Öveçler Ankara olup, ödeme emrinin bu adrese tebliğ edildiğini, bu sebeple takipte Ankara İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;davacı borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, söz konusu bonoda tanzim yerinin Sincan Ankara olarak gösterildiği, ödeme emrinin dava dışı borçlular … ve Murat Bezmek’e 26.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği, itirazda bulunulduğu tarih itibariyle henüz diğer borçlu … yönünden icra dairesinin yetkisinin kesinleşmediği, davacı yönünden bononun tanzim yeri ve davacının ikamet adresi olan Ankara Batı icra daireleri yetkili olduğundan mahkemenin yetki itirazının kabulüne ilişkin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,kambiyo senedine özgü takipte yetki, imza, borca itiraza ilişkin olup, takibin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6,7,10. maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.