Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13576 E. 2023/5261 K. 21.09.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 19:49


YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13576
KARAR NO : 2023/5261
KARAR TARİHİ : 21.09.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu şirket hakkında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 7 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal süre içerisinde icra dairesine verdiği dilekçe ile borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, alacaklının, borçlunun itirazı ile duran takibin devamını sağlamak amacıyla itirazın kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince; takip konusu senedin İİK'nın 68. maddesinde sayılan belgelerden olmadığı gerekçesiyle istemin reddine ve borçlu lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince; borçlunun başvurusunun esastan reddine, alacaklının başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, istemin kısmen kabul kısmen reddi ile 18.338 USD asıl alacak ile 785,65 USD işlemiş faiz yönünden itirazın kaldırılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, borçlu aleyhine 107.308,47 TL’nin % 20’si oranında olan 21.461,70 TL tazminata, reddedilen cezai şart alacağı yönünden alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun’un 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir.
Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K. sayılı kararı).
Somut uyuşmazlıkta; takip konusu yapılan yabancı para alacağının TL karşılığının, takip talebinde gösterilmesine rağmen ödeme emrinde yazılmadığı görülmüştür.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince, İİK'nın 58/3. maddesi gereğince ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının belirtilmediği gerekçesiyle itirazın kaldırılması talebinin

reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde istemin kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 07.10.2022 tarih ve 2022/1415 E. - 2022/1340 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre borçlunun sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.