Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13585 E. 2023/795 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13585
KARAR NO : 2023/795
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/626 E., 2022/2481 K.
DAVALILAR : …, …
DAVA TARİHİ : 12.07.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 9. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/462 E., 2021/825 K.

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, kamu düzenine aykırılık bulunmayan İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı şikayetçi/borçlu vekili dava dilekçesinde; taşınmaz açık artırma ilanında taşınmazın tapu kaydındaki şerhlerin açıkça gösterilmediğini, satış ilanın usul ve yasaya aykırı hazırlandığını, birden fazla taşınmazın aynı anda satışa çıkartılmasının rekabeti azaltabileceğini, alacağın bir veya iki taşınmaz satışı ile karşılanacağı halde 5 taşınmazın birden satışa çıkarılmasının kötüniyetli olduğunu, her bir satışın aynı icra dosyasında yapılıyor olmasının tebligatların da usulsüz olduğu sonucunu doğurduğunu, taşınmaz üzerindeki ipoteğin de usulsüz olup buna ilişkin davanın devam ettiğini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmişlerdir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın ihalesinin 06.07.2021 tarihinde gerçekleştiğini fakat ihale alıcısının 10 günlük yasal süresi içerisinde ihale bedelini ödemediğini, en çok pey süren ikinci alacaklıya İİK’nın 133. madde gereğince muhtıra çıkarıldığını, satın alınması yönünde herhangi bir beyanda bulunulmadığını, taşınmaz satış ilanının davacıya 16.05.2021 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiğini, taşınmazların aynı anda satışının yapılmasının hukuka uygun olduğunu, ipotek borçluları ve haciz alacaklıları ihalenin feshi davası açmada hakkı olan taraflar olup hukuki haklarını kendileri ileri sürebilecek konumda olduğunu, alınan ipoteklerin usulüne uygun olduğunu belirterek konusuz kalan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muhammen bedelin üzerinde gerçekleşen satışta davacının ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili istinaf dilekçesinde; dosya üzerinde eksik inceleme yapıldığını ve ilgili bilgi, belge, evrak tetkikleri yapılmadan matbu bir karar verildiğini, 10.05.2021 tarihli taşınmaz açık artırma ilanında taşınmaza ait tapu kaydındaki şerhlerin açıkça gösterilmediğini, İİK’nın 125 inci maddesine uygun bir taşınmaz açık artırma ilanı hazırlanmadığını, 10.05.2021 tarihli taşınmaz açık artırma ilanında birden fazla taşınmaz aynı anda aynı satış ilanı üzerinden satışa çıkarılmış olup işbu husus dahi rağbeti azaltabilecek mahiyette olduğundan ihalenin feshine sebebiyet verebileceğini, davalı bankanın, kıymet takdirleri itibari ile bir veya iki tanesinin dahi borcu karşılamaya yeteceği halde 5 taşınmazı satışa çıkarması kötü niyetin tezahürü olup ihaleyi fesada uğratacak mahiyette olduğunu, her bir satışın aynı icra dosyasında yapılıyor olması aynı zamanda tebligatların da usulüne uygun yapılmaması sonucunu doğurduğunu, ihaleye konu taşınmaz üzerindeki ipotek usulsüz olup buna ilişkin davanın derdest olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafından dava dilekçesinde; ihale alıcısı davalı olarak gösterilmemiş ve ilk derece mahkemesince de ihale alıcısı taraf olarak dosyaya eklenmemiş ise de; taraf teşkilinin kamu düzenine ilişkin olması ve yargılamanın her aşamasında resen nazara alınabileceği dikkate alınarak, yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş olduğu da gözetilerek bu konudaki eksikliğin davanın esasına katkı sağlamayacağı düşüncesiyle dosya taraf eksikliğinden ilk derece mahkemesine iade edilmemiş, ancak ihale alıcısı … davalı olarak karar başlığına eklenmek ve istinaf incelemesi sonunda verilen karar tebliğ edilmek suretiyle eksikliğin bu şekilde ikmali yoluna gidilmiş,

İstinaf isteminin süresinde yapıldığı açık olmakla ilk derece mahkemesince süresinde yapılmadığından bahisle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiş olması doğru görülmediğinden, davacı tarafın istinaf isteminin incelenmesi gerektiği kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesinin başvurunun süreden reddine dair ek kararı davacı yönünden kaldırılarak kararın esas yönünden istinaf incelemesine geçilmiş,

Dava konusu taşınmazın kesinleşen muhammen değeri 365.000 TL iken, 473.500 TL bedel ile ihalesinin gerçekleştirildiği, İlk Derece Mahkemesince ihalenin feshi isteminin, zarar koşulunun oluşmaması ve hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi, işin esasına girilmemesi nedeniyle de davacı taraf aleyhine para cezasına hükmedilmemesi doğru görülerek, ihalesi yapılan taşınmazların muhammen bedeli toplamı alacak miktarını karşılamadığı da nazara alınarak kamu düzenine aykırılık bulunmayan ilk derece mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki sebepler aynen tekrar edilerek kararın bozulmasını talep etmiştir

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

İİK 134 üncü ve devamı, İİK 364/2. madde hükümleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.