Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13639 E. 2023/1551 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13639
KARAR NO : 2023/1551
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve kiralananın temerrüt nedeniyle tahliyesi talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince istemin kabulüne, itirazın kaldırılması ile takibin devamına, tahliye talebi konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, takip konusu asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararın davalı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, itirazın kaldırılması davasının esastan reddine, takip konusu asıl alacağın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 54.713,54 TL üzerinden hesap edilecek %20 oranındaki tazminatın davacı alacaklıdan alınarak davalı borçluya verilmesine, tahliye davasının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Alacaklı vekili dava dilekçesinde; … Mall … AVM’de yer alan K2-S-19 nolu mağaza alanının 01.07.2013 tarihli kira sözleşmesi ile takip ve dava dışı Samanyolu Oyuncak San. Tic. Ltd. Şti.’ne kiralandığını, 01.05.2015 tarihli devir protokolü ile davalı borçluya devredildiğini, borçlu tarafından Ocak 2017 ayına ait 27.319,36 Euro kira alacağına mahsuben 04.01.2017’de 52.290,59 TL’lik kısmi ödeme yapıldığını, bakiye kira bedelinin yatırılmadığını, bu nedenle borçlu hakkında adi kiraya ve hasılat kiralarına dair ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde icra müdürlüğüne sunulan itiraz dilekçesinde kira sözleşmesine ve kira ilişkisine itirazda bulunmadığını, aylık kira miktarına itirazla borcun ödendiğini ileri sürerek asıl alacağa, işlemiş faize, faiz oranlarına, kuruna ve işleyecek faize itirazda bulunduğunu, yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın kaldırılmasına, kiralananın temerrüt nedeniyle tahliyesi ile borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Borçlu vekili cevap dilekçesinde; alacağın varlık ve miktarının çekişmeli olması nedeniyle genel mahkemelerde yargılamayı gerektirdiğini, kira bedelinin sözleşmedeki miktarın %50’si olarak ciro esasına göre ödeneceği konusunda alacaklı ile aralarında sözlü anlaşma yaptıklarını, kira bedelinin bu anlaşmaya uygun olarak yatırıldığını ve alacaklı tarafından bu miktara ilişkin iade fatura düzenlendiğini, bunun taraflar arasında teamül olarak oluştuğunu, bu hususların … 9. Sulh Hukuk Mahkemesi kararı ile de sabit olduğunu, ödeme emrine dayanak gösterilen faturaya noter aracılığıyla itirazda bulunduklarını, ödeme emri tahliye ihtarı içermediğinden tahliye kararı verilemeyeceğini, borçlarının bulunmadığını, dayanak sözleşmeye dayalı olarak itirazın kaldırılmasının talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı tarafından, 01.07.2013 düzenleme tarihli kira sözleşmesi ve 01.05.2015 tarihli devir protokolüne dayanılarak haciz ve tahliye istemli olarak borçlu aleyhinde adi kiraya ve hasılat kiralarına ait icra takibine geçilerek 13.245,00 Euro – Ocak 2017 dönemi bakiye kira alacağı, 158,94 Euro aylık % 2 işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.403,94 Euro tutarındaki alacağın ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek aylık %2 oranında faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, Örnek 13 nolu ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde sunulan itiraz dilekçesi ile aylık kira miktarına itirazla borcun ödendiğini ileri sürerek asıl alacağa, işlemiş faize, faiz oranlarına, kuruna, işleyecek faize itirazda bulunduğu, alacaklı vekilinin taşınmazın tahliye edildiği beyanı esas alınarak tahliye talebinin konusuz kaldığı, itirazın kaldırılmasına yönelik talep yönünden ise alacaklının usulüne uygun şekilde icra takibinde bulunduğu, borçlunun süresinde yaptığı itirazda kira sözleşmesine yönelik bir itirazının bulunmadığı, bu itibarla sulh hukuk mahkemesinde açılan davaların bekletici mesele yapılmasının bir yararının bulunmadığı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında borçlunun alacaklıya kira borcunun bulunduğunun sabit olduğu, kira sözleşmesinin yazılı olması nedeniyle sözlü anlaşmaların her iki tarafça kabul edilmedikçe geçerli görülemeyeceği, sözlü anlaşma iddiasının alacaklı tarafından kabul edilmediği, bilirkişi raporunun sonuç kısmının 1 no’lu hesaplama tablosunun denetime elverişli ve somut olaya uygun olması nedeniyle hükme esas alındığı gerekçesi ile istemin kabulüne, itirazın kaldırılması ile takibin devamına, tahliye talebi konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, takip konusu asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı borçlu vekili istinaf dilekçesinde;dayanak kira sözleşmesinin İİK 68. maddesi anlamında belge olmadığından itirazın kaldırılmasına karar verilemeyeceğini, alacaklı ile aralarında kira sözleşmesinde belirlenen kira bedelinin %50’si oranında indirim yapılması yönünde sözlü anlaşma yaptıklarını, bu hususun Sulh Hukuk Mahkemesi kararı ile sabit olduğunu, anılan kararın istinaf incelemesi sonucu bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, kira bedelinin sözlü anlaşmaya uygun olarak ödendiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; huzurdaki takip dosyasında 2017 yılı Ocak ayı kira bedelinin tahsili ve kiralananın tahliyesinin talep edildiği, taraflar arasında aynı kira sözleşmesine dayalı olarak 2018 yılı Nisan ayı kira bedelinin tahsili amacıyla başlatılan … 25. İcra Müdürlüğünün 2018/16743 E. sayılı takipte, borçlunun borca itirazı üzerine açılan itirazın kaldırılması ve tahliye talebi üzerine … 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/777 E. – 2020/304 K. sayılı kararı ile uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verildiği, kararının istinaf edilmesi üzerine Dairenin 15.02.2022 tarihli, 2020/2390 E. – 2022/369 K. sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, taraflar arasındaki … 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.05.2017 tarihli, 2015/1119 E. – 2017/355 K. sayılı kararıyla 31.12.2015 tarihine kadar aylık kira bedelinin % 50 indirimli olarak 11.576,00 Euro olarak ödeneceğine karar verildiği, bu karara yönelik istinaf başvurusunun Dairenin 12/02/2019 tarihli ve 2017/2683 E. – 2019/310 K. sayılı kararıyla esastan reddine karar verildiği, anılan kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 16.12.2019 tarihli, 2019/2306 E. – 2019/10095 K. sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği, 2016 yılı Ocak ayından itibaren aylık kira miktarının sözleşme ve TBK hükümleri dikkate alınmak suretiyle kesinleşmiş mahkeme kararına istinaden belirlenmesi gerektiği, bu haliyle yalnızca taraflar arasında var olan yazılı kira sözleşmesine istinaden dar yetkili icra mahkemesince karar verilmesinin mümkün olmadığı, kira sözleşmesinin varlığını, şartlarını ve kira bedelinin miktarını ispat külfetinin alacaklı kiraya verene ait olduğu, bu hususların davacı alacaklı tarafından ispat edilemediği gerekçesi ile davalı borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, itirazın kaldırılması davasının esastan reddine, takip konusu asıl alacağın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 54.713,54 TL üzerinden hesap edilecek %20 oranındaki tazminatın davacı alacaklıdan alınarak davalı borçluya verilmesine, tahliye davasının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı alacaklı vekili, temyiz dilekçesinde; borçlu tarafından kira sözleşmesine itiraz edilmediğini, bölge adliye mahkemesinin çekişme konusu olmayan sözleşmenin varlığı, şartları gibi konularda alacaklının ispat sorumluluğunu yerine getirmediği yönündeki tespitinin isabetsiz olduğunu, mahkemelerin gerekçelerinin aynı doğrultuda olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, … 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 04.05.2017 tarihli, 2015/1119 E. – 2017/355 K. sayılı kararıyla borçlunun 31.12.2015 tarihi itibariyle borçlu olmadığının tespit edildiğini, davaya konu takip bu tarihten sonraki döneme ilişkin olduğundan huzurdaki dava yönünden bağlayıcı nitelikte olmadığını, borçlu ile aralarında sözleşmedeki kira bedelinin %50’si oranında indirim yapılmasına ilişkin bir anlaşma bulunmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, adi kiraya ve hasılat kiralarına dair ilamsız icra takibinde borçlu tarafından yapılan itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 269. ve devamı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat

3. Değerlendirme
Adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin (örnek 13) ilamsız icra takibinde, borçlunun süresinde borca ve ferilerine itirazda bulunduğu, alacaklının itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince; itirazın kaldırılması ile takibin devamına, tahliye talebi konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, takip konusu asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine karar verildiği, davalı borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, itirazın kaldırılması davasının esastan reddine, takip konusu asıl alacağın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 54.713,54 TL üzerinden hesap edilecek %20 oranındaki tazminatın davacı alacaklıdan alınarak davalı borçluya verilmesine, tahliye davasının esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda, takipte dayanılan 01.07.2013 düzenlenme ve 13.09.2019 başlangıç tarihli, 10 yıllık kira sözleşmesi ile 01.05.2015 düzenleme tarihli Kira Sözleşmesinin Devrine İlişkin Protokolün varlığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, anılan kira sözleşmesinin “A-8.2)” maddesinde kira bedelinin “…4. Yıl için asgari sabit kira bedeli 28.940 Euro + KDV + % 15 ve % 20 ciro bedelleri” olarak belirlendiği, “B-13.2)” maddesinde aylık asgari sabit kira bedeli ve Kdvsinin, ilgili ayın 5. gününe kadar nakden ve peşin ödeneceğinin düzenlendiği, borçlunun süresinde sunulan itiraz dilekçesinde kira sözleşmesine itirazda bulunmadığı, takipte kiralanan … Mall … AVM’de yer alan K2-S-19 nolu mağaza alanına ait, 2017 yılı Ocak ayına ilişkin kira alacağının borçlu tarafından yapılan ödemenin mahsubu sonucunda bakiye kalan miktarının tahsilinin talep edildiği, takibe konu edilen dönemin sözleşmede belirtilen 4. yıla tekabül ettiği ve sözleşmede belirtilen kira bedelinin tamamının ödenmediği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, … 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 04.05.2017 tarihli, 2015/1119 E. – 2017/355 K. sayılı kararının borçlunun 31.12.2015 tarihi itibariyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit ilamı niteliğinde olduğu ve takibe konu döneme ilişkin hüküm içermediği, borçlunun kira bedelinde değişiklik yapılması hususunda taraflar arasında anlaşma bulunduğu yönündeki iddiasının alacaklı tarafından kabul edilmediği borçlunun ödeme emrine karşı icra dairesinde itirazında aylık kira miktarına itiraz etmiş, kabul ettiği kiranın 2017/Ocak ayı için 05.01.2017 de banka dekonto ile ödediğini borcun bulunmadığını ileri sürmüştür. Takibe konulan kira sözleşmesinin 4 yıl için açıkça belirlenmiştir. 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 31.12.2015 tarihi itibariyle borçlunun borcunun bulunmadığını tespiti kararı gerekçesinde 2014/12 ay ile 2015 dönemi arasında kira bedelinin yarısı kadar indirim yapılarak ödenmesi konusunda sözlü anlaşma yapılmış olduğu tespit edilmiş ise de bu tespit hükmünün takibe konu 2017/ 1 ay için de uygulaması ile ilgili bir karar bulunmamaktadır. O halde tespit hükmünden sonraki dönemlere ilişkin kira sözleşmesindeki aylık kira miktarı geçerlidir. Kira sözleşmesindeki aylık kira miktarı esas alınarak takibe konu aya ilişkin ödemeler düşülerek bakiye alacak kısmı için itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken işin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.