Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13696 E. 2023/1030 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13696
KARAR NO : 2023/1030
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve tahliye talebi nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, takibin 3.783.600,00 TL kira asıl alacağı ve 481.581,26 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın %20’si oranındaki tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, mecurun tahliyesine karar verilmiştir.

Kararın davalı/borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı/borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde; davalının dosyaya kira bedellerini ödediğine dair herhangi bir ödeme belgesi sunmadığını, davalı borçlunun takibi sürüncemede bırakmak amacıyla haksız ve mesnetsiz şekilde takibe itiraz ettiğini, yine davalı borçlunun kira borcunu ödemediğini beyan ederek, itirazın kaldırılmasına, mecurdan tahliyesine ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı borçlu vekili cevap dilekçesinde; davacının kira bedellerine ilişkin olarak aylık faturalar düzenlediğini, müvekkilince anılan faturalara her ay süresi içinde noter aracılığı ile itiraz edildiğini, davanın genel hükümlere göre genel mahkemelerde görülmesi gerektiğini, aylık kira bedeline ilişkin faturalara itiraz edildiğinden ve ayrıca … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde dava ikame edildiğinden tartışmalı olduğunu, kiracının usulüne uygun şekilde ihtar edilip temerrüde düşürülmesi olgusunun gerçekleşmediğini, davacı kiraya verenin kiralananın sözleşme ile kararlaştırılan taşınmazı kullanıma uygun hale getirmeksizin müvekkilinden kira bedelini istemekte kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep ettiği görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı borçlu ödeme emrine süresinde itiraz etmiş ise de yaptığı itirazda kira akdi altındaki imzayı ve kira akdini ayrıca ve açıkça inkar etmemiş olup takip hukuku bakımından kira ilişkisinin kesinleştiği, davalı tarafın borcunun olmadığına yönelik itirazını kanıtlayacak şekilde İİK’nın 269/c maddesinde öngörülen belgeleri ibraz etmediği, mahkemelerince dosya kapsamına uygun, doyurucu ve tarafsız bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, kiraya verilen yerin KDV Kanunun 17-4-o maddesinde ifade edilen vergisiz satış yapılan işyerleri ve bu işyerlerine ait depo ve ardiye gibi bağımsız birimler mahiyetinde olmadığından KDV’den istisna tutulmasının mümkün bulunmadığı nedenle kira bedeline KDV’nin eklenmesi gerektiği gerekçeleriyle 3.783,600,00 TL kira asıl alacağı ve 481.581,26 TL işlemiş faiz yönünden itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, tazminata ve temerrüt gerçekleştiğinden tahliyeye karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı/borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı borçlu vekili; yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunun tarafsız olmadığını, raporu kabul etmediklerini, mahkemenin KDV dahil olarak yapılan hesaplamaya ilişkin değerlendirmesinin açıkça usule aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna ilişkin doğrudan müvekkiline yapılan tebligatın yok hükmünde olduğunu, tartışmalı bir kira alacağının söz konusu olduğunu, bu tartışma giderilmeden hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, takip talebi ve ödeme emrinde hangi aylara ilişkin kira alacağı istendiğinin, işlemiş faizin hangi aylara ilişkin olduğunun yazılı olmadığını, bilirkişi tarafından ay ay hesaplama yapılabilmesinin olanaksız olduğunu, bilirkişinin neye istinaden yaptığı belli olmayan hesaplamalara itibar edilerek hüküm verilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, sunulan tüm evrakların görmezden gelindiğini, davacının kiraya veren sözleşme ile üstlendiği edimleri yerine getirmeden müvekkili kiracının temerrüdünden söz edilemeyeceğini, davacı tarafından aylık kira bedellerine ilişkin keşide edilen tüm faturalara karşı süresi içinde noter aracılığı ile itiraz edildiğini, bu sebeple itirazın kaldırılması yoluna başvurulmasının mümkün olmadığını, davacının kira akdinin 5g ve m bentleri ile 6. maddesinin a-b-c-g maddeleri ile yüklendiği yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilin mecuru sözleşmeye uygun şekilde kullanamadığını, takip talebinde tahliye talebinin yer almadığını, iddia ederek yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporunun borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği, bilirkişinin rapor teslimi dosyayı teslim almasının usul ve yasaya uygun olduğu, taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunduğu, borçlu tarafça kira sözleşmesindeki imzaya itiraz edilmediği, kira sözleşmesinde aylık kira bedelinin belirtildiği, takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde faiz başlangıç tarihlerine göre hangi aylara ilişkin kiranın talep edildiğinin anlaşıldığı, icra müdürlüğüne ibraz edilen itiraz dilekçesinde bu hususlarda her hangi bir itiraz yapılmadığı, taşınmazın teslim alınmadığına dair bir itirazın olmadığı anlaşıldığından bu iddianın dikkate alınmadığı, faturalara noter aracılığıyla itiraz edilmesinin itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulunulmasına engel teşkil etmeyeceği, takip dayanağının faturalar olmayıp yazılı kira sözleşmesi olduğu, takip talebinin 9 nolu bölümünde tahliye isteminin yer almasının yeterli olduğu, Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen davanın takip dosyaları farklı olduğundan anılan istinaf sebebine itibar edilemeyeceği, uyarlama davasının bekletici mesele yapılamayacağı, … Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü’nün 03.12.2019 tarih ve E. 169771 sayılı yazısına göre vergisiz satış yapılmadığından taşınmaz kirası KDV’den muaf olmayıp, KDV’nin talep edilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı/ borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı borçlu vekili; istinaf dilekçesini tekrarlamakla mahkeme kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, adi kiraya ve hasılat kiralarına ait örnek 13 ilamsız takipte itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 269/2 maddesi, İİK’nın 269/c maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.