Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13732 E. 2023/847 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13732
KARAR NO : 2023/847
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi

SUÇ : 13.07.2010
HÜKÜM : Beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Müştekinin 02.09.2010 havale tarihli dilekçesi ile; borçlu şirket … İthalat İhracat Uluslararası Taş. Tic. Ltd. Şti. yetkilileri olan sanıkların müştekiden yaş üzüm satın alarak karşılığında banka havalesi düzenleyerek müştekiye teslim ettiği, hesapta para olmadığı, olsa dahi verilen belge ile ödeme yapılamayacağının tespiti üzerine, Buldan İcra Müdürlüğünün 2009/8 Esas sayılı dosyasında borçlu şirket hakkında icra takibi başlatıldığı, borçlu şirketin batmış olduğu, adresinin boş olduğunun anlaşıldığı, sanıkların şirketin borcunu kasten ödemediği, şirketin iflasını istemediğini belirterek, sanıklar hakkında sermaye şirketinin iflasını istememek, ticari işletme yöneticisinin alacaklıyı zarara uğratması ve ticareti usulüne aykırı terk etmek suçlarından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun)

337/ a, 333/a ile 345/a maddesi gereğince cezalandırılmaları için dava açılmıştır.

2.Buldan İcra Ceza Mahkemesi, 24.02.2012 tarihli kararı ile sanıklar hakkında atılı suçlardan beraatine karar verilmiştir.

3.Buldan İcra Ceza Mahkemesi, 24.02.2012 tarihli kararının müşteki vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 04.04.2016 tarihli 2015/18155 Esas ve 2016/14398 Karar sayılı kararı ile “…1- İİK’nın 333/a maddesine aykırılık suçundan İİK’nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının düşmesine, 2- İİK’nın 337/a maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede, … borçlu ticaret şirketinin ticareti terk edip etmediği yönünde sicile kayıtlı bulunduğu adresinde zabıta araştırması yaptırılarak, sonucuna göre hukuki durumunun takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, 3- İİK’nın 345/a maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede,…öncelikle borçlu şirkete ait ticari defterler, bilançolar ve banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, şikayet tarihi itibariyle şirketin iflasının istenmesi şartlarının oluşup oluşmadığı saptanıp, sonucuna göre hukuki durumunun takdiri gerekirken, şirketin aktif ve pasifi durumunu tam olarak belirlemekten uzak, dönem varlıklarının ve borçlarının neler olduğunu açıkça belirtmeyen ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak eksik incelemeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi …” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Buldan İcra Ceza Mahkemesi, 17.03.2017 tarihli kararı ile sanıklar hakkında sermaye şirketinin iflasını istememek suçundan beraatine, ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, karar verilmiştir.

5.Buldan İcra Ceza Mahkemesi, 17.03.2017 tarihli kararının sanıklar vekilleri tarafından ticareti usulüne aykırı terk etmek suçu yönünden temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 04.12.2018 tarihli ve 2018/5420 Esas ve 2018/12752 Karar sayılı kararı ile “…1-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik incelemede, Sanığın 06/01/2009 tarihli Noter tasdikli istifaname ile şirket müdürlüğünden istifa ettiğinin ibraz ettiği belgeden anlaşılması karşısında şirket müdürlüğünden istifanamesine ilişkin kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilip edilmediği, ilan edildiyse ne zaman ilan edildiğinin tespiti için Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi örneği getirtilerek sanığın borçlu şirketin yetkili temsilcisi olup olmadığı hususunun araştırılması gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, kabule göre de, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, 2-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.Ancak, sanıklar hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6.Buldan İcra Ceza Mahkemesi, 27.02.2020 tarihli kararı ile sanıklar hakkında ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

7.Buldan İcra Ceza Mahkemesi, 27.02.2020 tarihli kararının sanıklar vekilleri tarafından ticareti usulüne aykırı terk etmek suçu yönünden temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 09.02.2021 tarihli ve 2020/8718 Esas ve 2021/1245 Karar sayılı kararı ile “… İİK’nın 44 ncü maddesindeki mal beyanında bulunma yükümlülüğünün gerçek kişi tacirlere yönelik bir yükümlülük olduğu ve ticaret şirketlerini kapsamadığı anlaşılmakla, atılı suçtan sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerekirken,
yazılı şekilde mahkûmiyetlerine dair karar verilmesi, Kabule göre de; Yargıtay 19. Ceza Dairesinin bozma ilamından önce yapılan yargılama sonucunda sanıklara ayrı ayrı 3 ay hapis cezası verildiği ve hükmün yalnızca sanıklar müdafileri tarafından temyiz edildiği halde, bozma ilamından sonra yeniden yapılan yargılama sonucunda 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK 326/son maddesine aykırı olarak sanıklar hakkında temel cezanın teşdiden 6 ay hapis cezası olarak belirlenerek kazanılmış hakkın gözetilmemesi…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

8.Buldan İcra Ceza Mahkemesi, 17.03.2022 tarihli kararı ile sanıklar hakkında ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan beraatlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık … vekilinin temyiz isteği, sanıklar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden ayrı ayrı vekalet ücretlerine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle kararın vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiğine ilişkindir.

2. Müşteki vekilinin temyiz isteği, beraat gerekçesinin yerinde olmadığı, daha önce yerel mahkemenin vermiş olduğu 24.02.2012 tarihli beraat kararının temyiz edildiği ve temyiz isteminin yerinde görülerek Yargıtay 19.Ceza Dairesinin 2015/18155 Esas ve 2016/14398 Karar sayılı kararı ile yerel mahkemenin vermiş olduğu beraat kararının bozulduğu ve bu durumun müştekiler lehine “usuli kazanılmış hak” oluşturduğu, dolayısıyla mahkemenin beraat kararının bozulması ve ceza verilmesi yönündeki karar sonrası vermiş olduğu ikinci beraat kararının müştekiler lehine oluşmuş usuli kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olduğu ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

1. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 337/a ıncı maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.Suç tarihi olan 13.07.2010 tarihinden itibaren temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 13.07.2022 tarihinde inceleme sırasında gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Buldan İcra Ceza Mahkemesi, 17.03.2022 tarihli ve 2021/29 Esas, 2022/25 Karar sayılı kararına yönelik sanık vekili ile müşteki vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki davanın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2023 tarihinde karar verildi.