Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13856 E. 2023/1228 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13856
KARAR NO : 2023/1228
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ihalenin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddi ile ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; satış ilanının ilgililere usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ve bu nedenle ihaleye katılımın az olduğunu, satış ilanının ilan panosu ve adliye divanhanesine asılmadığını buna dair tutanakların dosyada bulunmadığını, ayrıca satış ilanının yerel gazetede yapıldığından ihaleye katılımın az olduğunu belirterek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini, satış ilanının tüm ilgililere tebliğ edildiğini, her kişinin kendisi ile ilgili tebliğ usulsüzlüğünü ileri sürebileceğini, ihaleye hazırlık aşamasındaki usulsüzlüklerin ihalenin feshi davasında öne sürülemeyeceğini, ihalenin ilan edildiğinin tutanaklarla sabit olduğunu, satış bedelinin kesinleşen muhammen bedelin %77,27’si gibi bir bedelle satın alındığını, davacı borçlunun zararının oluşmadığını, davacının iddialarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların sadece kendisi ile ilgili olarak tebliğ işlemi ve tebliğ işlemi usulsüzlüğünü ihalenin feshi olarak ileri sürülebileceği, ilgili tutanakların ilgili yerlere asıldığına ve indirildiğine dair tutanakların dosya içerisinde mevcut olduğu, taşınmazın niteliğine göre yerel gazete ile ilan yapılmasının yeterli olduğu, satış ilanının yerel yayım yapan … Şehir Gazetesinde 16.04.2021 tarihinde ilan edildiği, ihalenin feshini gerektirir bir usulsüzlük tespit edilmediği gerekçesi ile davanın reddi ile davacı aleyhine %10 para cezasına karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekilince, dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla ve resen nazara alınacak nedenlerle kararın kaldırılması talep edilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;Taşınmazın satış ilanının davacı vekiline 20.04.2021 tarihinde elektronik ortamda ve usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davacı tarafça en geç bu tarihten itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde satışa hazırlık işlemlerine yönelik şikayette bulunulmadıkça sonradan bu hususların ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülemeyeceği, davacının kendisi dışındaki ilgililere tebligat yapılmadığı iddiası ile ve yine ihaleden önce kesinleşen hususlara yönelik itirazda bulunmak suretiyle ihalenin feshini talep edemeyeceği, taşınmazın satış ilanı satış kararına uygun şekilde ilan panosuna asılmak yerel bir gazetede yayınlanmak suretiyle ve Belediyece yapıldığı, Tirajı 50.000’in üzerinde ulusal gazetede ilan zorunluluğu, her taraftan alıcısı çıkacak otel ve fabrika gibi taşınmazlar için geçerli olduğu, dava konusu taşınmazın niteliği itibariyle yerel gazetede ilan yapılmasında hukuka aykırı bir yön mevcut olmadığı, gayrimenkulün satış ilanının elektronik ortamda ihaleden 1 aydan daha öncesinde yapıldığı, satış bedelinin gayrimenkulün muhammen değerinin %50’si ile satış ve paylaştırma giderinin üzerinde olduğu, kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren 2 yıllık yasal süre içerisinde satışın gerçekleştirildiği gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık , 34 SR 3147 plakalı aracın 11.01.2021 tarihli ihalesinin feshi talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu’nun 134 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3-Şikayetçi aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re’sen yapılan değerlendirmede;

İİK’nın ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 27.maddesi ile eklenen fıkra ile;

“İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek,
talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. ” hükmü getirilmiştir.

Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.

Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir.

Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hemde temyiz aşamasında re’ sen değerlendirilir.

Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK’na 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. Maddesi; “134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir.” hükmünü içermektedir.

Bu yasal düzenlemeler ve lehe değişiklik dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçi aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;

Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/borçlu aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa’nın 13.maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10′ u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacaktır.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının para cezasına ilişkin 1 nolu bendinde yer alan “% 10’u olmak üzere 17.000,00 TL” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “% 5’i oranında ” ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2 ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddelerinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.