Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/2875 E. 2023/2729 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2875
KARAR NO : 2023/2729
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : Gerçeğe Aykırı Beyanda Bulunmak
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 08.05.2014 havale tarihli dilekçesi ile; alacaklının alacağının tahsili amacıyla borçlu aleyhine Malkara İcra Müdürlüğünün 2013/540 Esas sayılı takip dosyası ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, sanığa borçlunun kendisinden olan alacakları için birinci haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, sanığın haciz ihbarnamesini tebliğ aldıktan sonra yasal süresi içinde borçlunun kendisinden doğmuş veya doğacak herhangi bir alacağı olmadığını belirterek itiraz ettiğini, yapılan araştırmalarda borçlunun sanıktan alacağı olduğunun tespit edildiği belirtilerek, sanık hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 338 inci maddesi gereğince cezalandırılması için dava açılmıştır.

2.Malkara İcra Ceza Mahkemesinin, 26.12.2014 tarihli kararı ile, sanık hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanığın 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının TCK’nun 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.

3.Malkara İcra Ceza Mahkemesinin, 26.12.2014 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 04.07.2018 tarihli ve 2015/31382 Esas, 2018/8038 Karar sayılı kararı ile “…sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nun 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, kabule göre de; 1-Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının ertelendiğinin anlaşılması karşısında TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrasının uygulanamayacağının gözetilmemesi, 2-İİK’nın 354. maddesinde yazılı sebeplerin gerçekleşmesi durumunda dava ve cezanın düşeceğinin kararda belirtilmemesi, 3-5237 sayılı Kanunun 50. maddesinin uygulanmasında İİK yönünden bir engel bulunmadığı hususu gözetilmeden, bireyselleştirme yapılıp sanık hakkında bu konuda bir karar verilmesi gerekirken, hapis cezasının yasal engel sebebiyle tedbire çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Malkara İcra Ceza Mahkemesinin, 15.05.2019 tarihli kararı ile, sanık hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan neticeten 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

5.Malkara İcra Ceza Mahkemesinin, 15.05.2019 tarihli kararının sanık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 27.04.2021 tarihli ve 2020/8046 Esas, 2021/4530 Karar sayılı kararı ile “…Somut olayda; mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 21.10.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda; birinci haciz ihbarnamesinin tebliği tarihi itibariyle borçlu şirkete göre üçüncü şahıs konumunda olan, şirket ortağı ve yetkilisi olan …’in asıl borçlu … Traktör ve Petrol Tic. Ltd. Şti.’ne borçlu olmadığının tespit edildiği ve bu surette suçun unsurlarının oluşmadığının anlaşılması nedeniyle, CMK’nun 223/2-a. maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6.Malkara İcra Ceza Mahkemesinin, 15.09.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan beraatine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Müşteki vekilinin temyiz isteği, bozma kararında mahkemece aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda sanığın borçlu olmadığı, borçlunun … olduğu tespitinde bulunulduğu, …’in sanığın babası olduğu, ilgili haciz yazısının tebliğ edildiği tarihten önce …’in vefat ettiği, bu nedenle mirasçısı olması nedeni ile haciz yazısının sanığa tebliğ edildiği, sanığın da reddi miras talebinde bulunmadığı ve yasal mirasçısı olması nedeni ile de borçlu sıfatının mevcut olduğu, sanığın bunun aksine borçlu olmadığı doğrultusundaki savunmalarının muteber yanı bulunmadığından bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay; davalıya tebliğ edilen İİK’nın 89/1 haciz ihbarnamesine davalı tarafından takip borçlusuna borcu olmadığından bahisle itiraz edildiği iddiası ile sanığın gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan cezalandırılması talebine ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1.Somut olayda; mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 21.10.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda; birinci haciz ihbarnamesinin tebliği tarihi itibariyle borçlu şirkete göre üçüncü şahıs konumunda olan, şirket ortağı ve yetkilisi olan …’in asıl borçlu … Traktör ve Petrol Tic. Ltd. Şti.’ne borçlu olmadığının tespit edildiği ve bu surette atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmaktadır.

2. Sanık hakkında üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle atılı suçtan beraat kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

3. Müşteki vekilinin, bozma kararında mahkemece aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda sanığın borçlu olmadığı, borçlunun … olduğu tespitinde bulunulduğu, …’in sanığın babası olduğu, ilgili haciz yazısının tebliğ edildiği tarihten önce …’in vefat ettiği, bu nedenle mirasçısı olması nedeni ile haciz yazısının sanığa tebliğ edildiği, sanığın da reddi miras talebinde bulunmadığı ve yasal mirasçısı olması nedeni ile de borçlu sıfatının mevcut olduğu, sanığın bunun aksine borçlu olmadığı doğrultusundaki savunmalarının muteber yanı bulunmadığından bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.

4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, atılı suçun unsurlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, müşteki vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Malkara İcra Ceza Mahkemesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/22 Esas, 2021/54 Karar sayılı kararında müşteki vekilince ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden müşteki vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2023 tarihinde karar verildi.