Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/3318 E. 2023/96 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3318
KARAR NO : 2023/96
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki takibin iptaline yönelik şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile … İcra Müdürlüğü’nün 2019/19894 Esas ve 2019/19898 Esas sayılı dosyalarında takibin davacı … yönünden iptaline ve harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile … İcra Müdürlüğü’nün 2019/19894 Esas ve 2019/19898 Esas sayılı dosyalarında takibin davacı … yönünden iptaline ve davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan harcın karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine ve istinaf yargılaması yönünden de davalı harçtan muaf olduğundan yatırılan istinaf başvuru ve karar harcının talebi halinde davalıya iadesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı … vekili dava dilekçesinde;
Davalı alacaklı kooperatif tarafından müvekkili aleyhine … İcra Dairesinin 2019/19894 Esas ve 2019/19898 E sayılı dosyaları üzerinden takip başlatıldığını,
Müvekkilinin muris borçlu …’nın mirasçısı olup, …’nın vefatı ile mirasçısı olarak anılan takiplere borçlu olarak eklendiğini,
Yapılan takiplere dayanak olarak tarım kredi sözleşmesi kapsamında imzalanan kredi borç senetleri gösterildiğini ancak bu takiplerin genel haciz yoluyla başlatıldıklarını halbuki takibe konu alacakların taşınmaz rehini ile teminat alındığını ve anılan takiplerin İKK m. 45 hükmü gereği kanuna açık bir şekilde aykırılık teşkil ettiğini dolayısı ile davalı alacaklının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla müvekkili borçlu hakkında takip yapma hakkına sahip olduğu halde doğrudan genel haciz yoluyla takipler başlatmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu şikayetle gelerek öncelikle anılan takiplerin tedbiren durdurulmasına, sonrasında belirtilen sebeplerle müvekkili aleyhine başlatılan şikayete konu takiplerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Açılan davayı kabul etmediklerini,
Muris …’nın şikayete konu takiplerdeki dayanak olan Kredi Genel Sözleşmelerinde müteselsil kefil olarak bulunduğu, 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu’nun 12. maddesi gereği anılan belgelerin ilam hükmünde olduğu, dolayısı ile davacının murisi aleyhine ilamlı takip başlatılmasında hukuka aykırılık olmadığı, genel haciz yolu ile takip başlatıldığına dair iddiaların gerçek dışı olduğu,
Anılan Kredi Genel Sözleşmelerinin 4 numaralı bölümünün 16. maddesi ile Kredi İpotek Taahhütnamelerine göre öncelikle ilamlı takip başlatılmasının hukuka uygun olduğu, kaldı ki İİK 45. maddesinin müteselsil kefil sıfatı bulunan kişiler tarafından ileri sürülemeyeceği,
Şikayete konu takip dosyalarındaki borçlulara gönderilen ihtarların sonuçsuz kaldığı ve anılan takiplerin usule uygun başlatıldığı,
İşbu takiplerin ayrıca TBK 586. madde kapsamında da ilamlı olarak başlatılabileceğinin açık olduğu,
Yine kabul anlamına gelmemekle birlikte İİK 45. maddesinin 4. fıkrası gereği de alacağını tahsil edemeyen müvekkilinin ipoteğin paraya çevrilmesi, haciz yahut iflas yollarına başvurmasında seçimlik hakkı bulunduğu, sonuç olarak davaya konu takibin ilamlı olarak yapılmasında da herhangi bir hukuka aykırılık olmadığı savıyla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile … İcra Müdürlüğü’nün 2019/19894 Esas ve 2019/19898 Esas sayılı dosyalarında takibin davacı … yönünden iptaline ve harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Gerekçede özetle;
Takip dayanağı 28.04.2016 tarihli ipotek belgesinde … ili … ilçesi … köyü 261 parsel sayılı taşınmazın borçlu … adına kayıtlı 153/524 hissesi üzerine 980 sayılı … Tarım Kredi kooperatifi lehine 1.000.000,00TL bedelli ipotek tesis edildiği,
27.04.2016 tarihli Tarim Kredi kooperatifleri kredi ipotek taahhütnamesi (senedi) ile “Kooperatifçe 4133 nolu ortak …, 4132 nolu … …, 4134 nolu … oğlu …, 4135 nolu … ve 4136 nolu Ortak … … adına açılmış/açılacak krediler ile müşterek borçlu ve müteselsil kefalet nedeniyle düzenlenen kredi genel sözlemesindeki/sözleşmelerindeki şartlarla aldığı/alacağı tüm asalet borçlarına karşılık borcun ödenmesini sağlamak üzere sahibi bulunduğum yukarıda gösterilen taşınmaz mallardan ayrı ayrı her parçası üzerinde ve içinde halen mevcut ve ileride yapılacak bütün binalar ve tesisler, ağaçlar, demirbaşlar, alet edavat, malzeme ve her türlü mütemmim cüz, müştemilet ve teferruatı da dahil olmak üzere ipoteğin kaldırılması kooperatifçe yazı ile bildirilinceye kadar müddetsiz olarak 1.000.000,00 TL üzerinden kooperatif lehine birinci sırada ipotek tesis ettiğimi, asıl borçlarına istinaden düzenlenen kredi yönetmeliğindeki şartlarla alınan tüm borç tamamen ödenmedikçe ipoteğin kısmen veya tamamen fekkini talep etmeyeceğimi beyan ve kabul ederiz” şeklinde limit ipoteği düzenlendiği,
Halil oğlu …’nın taşınmazı üzerinde düzenlenen ipoteğin borçlu Halil oğlu …’nın borcu için düzenlendiği, davacıların …’nın mirasçısı oldukları, gönderilen Örnek 4-5 icra emrine karşı şikayette bulunma hakları bulunduğu,
… icra Müdürlüğünün 2019/19898 esas sayılı takip dosyasının dayanak belgelerine göre takip dayanağı 29.04.2016 tarih 971 sayılı kredi genel sözleşmesinde borçlu ortağın …, müteselsil kefillerin ise… TC kimlik numaralı … ve …’in Ata, müteselsil kefillerin ise… TC kimlik numaralı … ve …’in oldukları, 27.04.2016 tarihli Tarim Kredi kooperatifleri kredi ipotek taahhütnamesi (senedi) ile borçlu …’nın kendi borcunun teminatı için ipotek tesis edildiği,
… icra Müdürlüğünün 2019/19894 esas sayılı dosyada ise takip dayanağı 29.04.2016 tarih 968 sayılı kredi genel sözleşmesinde borçlu ortağın … …, müteselsil kefillerin … ile … olduğu,
27.04.2016 tarihli Tarim Kredi kooperatifleri kredi ipotek taahhütnamesi (senedi) ile “Kooperatifçe 4133 nolu ortak …, 4132 nolu … …, 4134 nolu … oğlu …, 4135 nolu … ve 4136 nolu Ortak … … adına açılmış/açılacak krediler ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil” sıfatıyla ipotek tesis edildiği,
… İcra Müdürlüğünün 2019/19894 esas sayılı dosyasında takip dayanağı belgelere göre asıl borçlu … …’in borcuna …’nın müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu ve ipotek senedinde kefaleten doğan borcuna karşılık da taşınmazını ipotek ettiği, bu haliyle hem asıl borçlu olarak kendisinin borcu için hemde müteselsil kefil olarak kefalet borcunun teminatı için ipotek tesis edilmiş olduğu, müteselsil kefil olarak kredi sözleşmesi imzalandıktan sonra kefilin kefalet borcunun teminatı olarak ipotek tesis edildiği,
Müteselsil kefilin, kendi kefaletinin teminatı olarak ipotek vermiş ise asıl borçlu konumuna geleceği, … İcra Müdürlüğünün 2019/19894 esas sayılı takip dosyasında İİK. 45. maddesi uyarınca önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmadığı, … İcra Müdürlüğünün 2019/19898 esas sayılı dosyasında ise borçlu … zaten kendi borcu için ipotek vermiş olduğu ve İİK. 45. maddesi uyarınca önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmadığından şikayetin kabulüne karar verildiği görülmektedir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Davacının, şikayete konu takip dosyalarında borçlu olarak bulunan… T.C. kimlik numaralı …’nın mirasçısı konumunda bulunduğu,
Muris …’nın, … İcra Müdürlüğü’nün 2019/19898 E. Sayılı dosyasına müstenit belge olan 29.04.2016 tarih ve 971 sayılı Kredi Genel Sözleşmesi ile … İcra Müdürlüğü’nün 2019/19894 E. sayılı icra dosyasına müstenit belge olan 29.04.2016 tarih ve 968 sayılı Kredi Genel Sözleşmesinde müteselsil kefil olarak bulunduğunu ve müteselsil kefil sıfatına haiz olması nedeniyle davacının murisi hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmadan önce ilamlı takip yapılmasının hukuka uygun olduğu,
İcra İflas Kanunu’nun 45. maddesi asıl borçlular için düzenlenmiş bir hüküm olup müteselsil kefil sıfatı bulunan kişiler tarafından ileri sürülemeyeceğini, gerekçede de belirtildiği üzere şayet müteselsil kefil kendi kefaletinin teminatı olarak ipotek vermiş ise asıl borçlu konumuna geleceğinden İİK 45. maddesi uyarınca önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmadığını şikayet konusu yapabileceğini, müteselsil kefili olduğu borç için ayrıca ipotek alınmış ise, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 586. maddesi uyarınca alacaklının asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçlüğü içinde olması gerektiği,
İncelenmesi gereken hususun müteselsil kefil durumunda bulunan davacıların murisi… T.C. Kimlik numaralı … tarafından verilen ipoteğin, kendi kefaletinin teminatı olarak mı yoksa müteselsil kefili olduğu asıl borç için mi verildiği hususunun olduğu, dolayısıyla ipotek taahhütnamesi incelendiğinde müteselsil kefil olan davacının murisi 4133 nolu ortak …’nın diğer adı geçen kişilerin asalet borçlarına yönelik olarak teminat verdiğinin açıkça görüldüğü,
Anılan Kredi Genel Sözleşmelerinin 4 numaralı bölümünün 16. maddesi ile Kredi İpotek Taahhütnamelerine göre öncelikle ilamlı takip başlatılmasının hukuka uygun olduğu, kaldı ki İİK 45. maddesinin müteselsil kefil sıfatı bulunan kişiler tarafından ileri sürülemeyeceği,
Şikayete konu takip dosyalarındaki borçlulara gönderilen ihtarların sonuçsuz kaldığı ve anılan takiplerin usule uygun başlatıldığı,
İşbu takiplerin ayrıca TBK 586. madde kapsamında da ilamlı olarak başlatılabileceğinin açık olduğu,
Yine kabul anlamına gelmemekle birlikte İİK 45. maddesinin 4. fıkrası gereği de alacağını tahsil edemeyen müvekkilinin ipoteğin paraya çevrilmesi, haciz yahut iflas yollarına başvurmasında seçimlik hakkı bulunduğu, sonuç olarak davaya konu takibin ilamlı olarak yapılmasında da herhangi bir hukuka aykırılık olmadığı,
Mahkeme gerekçesinde alacağın senelik taksit alacağı olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmadığı,
Harca dair ise mahkemenin gerekçesindeki yargılama giderleri içerisinde 86,50 TL harç giderinin de davalı müvekkili kooperatiften alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, fakat müvekkili davalı kooperatifin harçtan muaf olması nedeniyle verilen kararın hatalı olduğu, müvekkili davalı aleyhine harca hükmedilmesi hususunun da usul ve yasaya aykırı olduğu iddiaları ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile … İcra Müdürlüğü’nün 2019/19894 Esas ve 2019/19898 Esas sayılı dosyalarında takibin davacı … yönünden iptaline ve davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan harcın karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine ve istinaf yargılaması yönünden de davalı harçtan muaf olduğundan yatırılan istinaf başvuru ve karar harcının talebi halinde davalıya iadesine karar verilmiştir.

Gerekçede özetle;
Mahkemenin kabulünün aksine her iki takip dayanağı Kredi Genel Sözleşmesinde davacının murisi… TC kimlik numaralı … müteselsil kefil sıfatı ile bulunduğu,
1581 sayılı Kanun’un 12. maddesinde; “Kooperatiflerin kredi ile ilgili alacak senetleriyle kayıtları ve her türlü taahhütname ve sözleşmeler, ortağın oturduğu veya kooperatifin bulunduğu köy veya mahalle ihtiyar heyetleri tarafından parasız olarak tasdik olunur. Bu suretle tasdik olunan senetler ve belgeler İİK’nın 38. maddesinde yazılı belgeler hükmündedir” düzenlemesine yer verildiği,
İİK’nın 38. maddesinde ise; “Mahkeme huzurunda yapılan sulhler, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim edilen noter senetleri ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir.” hükmü yer aldığı,
6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 583/1. Maddesinde de, “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.” düzenlemesinin yer aldığı,
Somut olayda her iki takip dayanağı 29.04.2016 tarih 968 sayılı Kredi Genel Sözleşmesi ve 29/04/2016 tarih 971 sayılı Kredi Genel Sözleşmesi’nde davacının murisi 21257014800 TC kimlik numaralı …’nın kefil olarak sorumlu olacağı azamî miktarı belirtmediği gibi kefalet tarihine dair de kendi el yazısı ile yazılmış herhangi bir kaydın bulunmadığı, bu haliyle murisin kefaletinin geçersiz olduğu ve davacının murisi için ortada ilam niteliğinde bir belge bulunmadığının açık olduğu,
Davacı mirasçı, hakkında ilamlı takip yapılamayacağı iddiası ile takibin iptalinin talep edildiği,
O halde mahkemece, davacının murisince verilen geçerli bir kefalet ve davalı alacaklının elinde davacının murisine ait 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu’nun 12. maddesi kapsamında ilam niteliğinde bir belge bulunmadığından ve bu husus kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re’sen dikkate alınacağından, bu gerekçeyle takibin iptaline karar verilmesi gerekirken kefaletin geçerli olduğu kabul edilerek yazılı gerekçe ile takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olduğu,
Ayrıca davalı kooperatifin, 1581 Sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu’nun 19/B-a maddesi gereğince harçtan muaf olduğu ve aleyhine harca hükmolunmayacağı belirtilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;

Kararın gerekçesindeki davacının murisi… TC kimlik numaralı …’nın kefil olarak sorumlu olacağı azami miktarın belirtilmediği ve kefalet tarihine dair de kendi el yazısı ile yazılmış herhangi bir kaydın bulunmadığı anlaşılmakla, anılan belgenin ilam niteliğinde bir belge olmadığı şeklinde değerlendirmede bulunulduğu, işbu değerlendirmeyi kabul etmedikleri,
Davacı tarafça müteselsil kefaletin geçerli olmadığına yönelik hiçbir iddiada bulunulmadığı, dolayısıyla davacı tarafça müteselsil kefaletin geçerli olduğunun kabul edildiğinin anlaşıması gerektiği, mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın, taleple bağlılık ilkesi gözardı edilerek karar verildiği,
Davacının murisi… TC kimlik numaralı …’nın parmak izinin alınmış olduğu açıkça evrakların incelenmesinden anlaşıldığı, dolayısıyla hukuki işlemlerde uygulanan parmak izi usulü davacının murisi …’nın müteselsil kefil olması işleminde de uygulandığı, Kredi Genel Sözleşmesi incelendiğinde müteselsil kefil …’nın parmak izi yanında ihtiyar heyeti üyeleri ve köy muhtarının imzalarının olduğu bu itibarla köy ihtiyar heyeti tarafından da tasdiklendiği anlaşılmakta olup kefaletin geçerli sayılması gerektiği,
Yine 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 8 inci maddesinde; “Her insanın hak ehliyeti vardır. Buna göre bütün insanlar, hukuk düzeninin sınırları içinde, haklara ve borçlara ehil olmada eşittirler.” hükmü gereğince de davacının murisinin kefaletinin geçerli olması gerektiği,
1581 Sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu’nun 12. maddesi gereğince davacının murisi tarafından imzalanan Kredi Genel Sözleşmesinin ilam hükmünde olduğu ve davacının murisi borçlu … aleyhine ilamlı takip başlatılmasında hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığı,
1581 Sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri Ve Birlikleri Kanunu’nun 19/B-a maddesi gereği davalı kooperatifin anılan düzenleme uyarınca harçtan muaf olması nedeniyle temyiz harçlarından da muaf olduğu iddiaları ile kararın davalı lehine bozulmasını talep etti.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takibe konu alacakların taşınmaz rehni ile teminat altına alındıkları halde İİK 45. maddesine aykırı olarak başlatılan takiplerin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 583/1. maddesi; “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.”
1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu 12. maddesi; “Kooperatiflerin kredi ile ilgili alacak senetleriyle kayıtları ve her türlü taahhütname ve sözleşmeler, ortağın oturduğu veya kooperatifin bulunduğu köy veya mahalle ihtiyar heyetleri tarafından parasız olarak tasdik olunur. Bu suretle tasdik olunan senetler ve belgeler İİK’nın 38. maddesinde yazılı belgeler hükmündedir” düzenlemesine yer verilmiştir. İİK’nın 38. maddesinde ise; “Mahkeme huzurunda yapılan sulhler, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim edilen noter senetleri ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir.”
Yine 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu 19/B-a maddesi ile; ‘…B) Bu kanuna göre kurulacak ve kurulmuş sayılan kooperatifler, bölge ve merkez birlikleri,
a) Kurumlar, gider, gayrimenkul kıymet artışı, intikal ve diğer vergilerden ve icra makamları, resmi daireler ve mahkemeler nezdinde yapacakları takip ve tahsillerle açacakları tazminat davaları ile ilgili her nevi talep, tebliğ ve kararlar her türlü masraf, vergi, resim ve harçlardan …. muaftır.

45. maddesi; ‘ Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir.
(Ek Fıkra: 21/2/2007-5582/1 md) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan rehinle temin edilmiş alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabilir veya haciz yoluna başvurulabilir.
Police ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167 nci madde hükmü mahfuzdur.
İpotekle temin edilmiş faiz ve senelik taksit alacaklarında, alacaklının intihabına ve borçlunun sıfatına göre, rehinin paraya çevrilmesi veya haciz yahut iflas yollarına müracaat olunabilir.’

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz eden davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.