Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/3828 E. 2023/16 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3828
KARAR NO : 2023/16
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki takibin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, takibin iptaline, davacıların tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlular dava dilekçesinde; takibe konu bononun müvekkili tarafından dava dışı borçlu 3 … Mühendislik ..Şirketine teminat amaçlı verildiğini, bu hususta müvekkili ile 3 … Şirketi arasında imzalanan 25.06.2016 tarihli protokol bulunduğunu ve ayrıca bono üzerine de teminat için verildiğinin yazılı olduğunu, bono bedelinin müvekkili tarafından 3 ….Şirketine ödendiğini, teminat için verilen ve bedeli ödenen bonoya dayanılarak müvekkili aleyhine takip yapılamayacağını, müvekkili …’nın isminin bonoya sonradan rızası hilafına eklendiğini, bu nedenle müvekkili …’nın borcu bulunmadığını, davalının bono üzerindeki teminat kaydını görmesine rağmen kötü niyetli olarak takip başlattığını, borca ve fer’ilerine itiraz ettiklerini beyan ederek takibin iptaline ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyi niyetli yetkili hamil olduğunu, senet üzerinden anlaşılmayan kayıtların üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini, teminat senedi iddiasının gerçeği yansıtmadığını beyan ederek davanın reddine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe konu bono aslı üzerinde, arka yüzünde, ciro kaşesi üstüne basılmak sureti ile ve silinti yapılarak ciro imzaları atılıp ayrıca kefil bölümünde yazılı …’nın isim yazısında yer alan ”I” harfinin imzayı çiğnemesi sureti ile “I” imzasının kesiştiği imzadan sonra yazıldığı, dolayısıyla silinti, kazıntı ve tahrifat bulunduğu ve silinti öncesi durumda teminat senedi olduğuna dair yedi satırlık yazının tarih dışındaki kısımlarının fiziksel olarak silindiği ve bu alana ciro eden ile ciranta kaşe izleri basılarak imzaların atıldığı, teminat ibaresinin bu şekilde örtüldüğü, mevcut tarihin altına farklı bir kalemle ciro edildi şeklinde biten yazının yazıldığı anlaşılmakla, bu silinti öncesindeki durumda bononun arka yüzünde teminat senedi olduğu ibaresinin mevcut olduğu, dolayısıyla takip alacaklısının kendisine ciro edildiği durumda silinti ve kazıntı yapılarak ve … isminin eklenmesi ile teminat senedinin cirolandığı, senetten bu silinti ve kazıntının anlaşılabildiği, arka yüzde kısmen okunur halde bu ibarenin yer aldığı; mevcut bu ibare örtülmek ve karalanmak sureti ile alacaklı tarafça senet ciro yolu ile ele geçirildiğinden teminat senedinde teminat gereğinin yerine gelip gelmediği hususlarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle takibin iptaline, senet bu hali ile ciro edilerek alacaklı tarafça kabul edildiğinden davalının iyi niyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle de asıl alacağın % 20’si oranındaki tazminatın davalıdan alınıp davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesinde; müvekkiline unsurları tam olarak ciro yolu ile intikal etmiş senetle ilgili husumet yönlendirilmesinin mümkün olmadığını ve senet metninden anlaşılmayan ve kanundan kaynaklanmayan kıymetli evrak def’ilerinin müvekkiline yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirketin senedi iktisap ederken ilk cirantanın lehtar olmasına ve senet ön yüzündeki zorunlu unsurların bulunduğuna bakarak alacağına karşılık bu senedi aldığını, senet arkasındaki karalamanın ne olduğunu bilmediğini, senet metninden anlaşılan defilerin şekil şartlarına aykırılık olarak belirlenebilir defilerden olduğunu beyanla Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu raporunun olaya, usul ve yasaya uygun olduğu, tahrifatın çıplak gözle farkedilip farkedilmemesinin sonuca etkili olmadığı, davacı borçluların senedin bedelsiz kaldığına yönelik beyanlarının kambiyo vasfına yönelik teminat senedi bulunmasına engel teşkil etmediği, tahrifatın ve silintinin tespitinin söz konusu raporda yer aldığı anlaşılmakla, mahkemece teminatın yerine getirilip getirilmediğinin yargılamayı gerektirmesi gerekçesiyle takibin iptaline ilişkin kararı isabetli olduğu; senet üzerindeki kaydın senetteki kayıtsız şartsız ödeme taahhüdüne yönelik borç ikrarını da kaldırdığı, bu durumda istemin mahiyeti itibariyle İİK’nın 170/a maddesine dayandığı, borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi yönünden yasa ile tazminat yaptırımının getirilmiş olmasının zorunlu olduğu, aynı maddeye dayanılarak kötü niyeti ispat edilemeyen davalı aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmakla davalının istinaf isteminin kısmen kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacılar yönünden takibin iptaline, davacıların tazminat talebinin reddine, davalının sair istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı ve borçlu vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı alacaklı temyiz dilekçesinde; müvekkil şirketin senedi iktisap ederken senetteki zorunlu unsurların var olup olmadığına bakarak senedi devraldığı, senet metninden anlaşılmayan defilerin senedi ciro yoluyla alan alacaklıya yönlendirilmesi kıymetli evrakın ”Hukuki Görünüşüne Güven Teorisi’’ ile bağdaşmadığı, Borçlu tarafından alacaklıya verilen senet teminat senedi olarak nitelendirilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davacı Borçlular temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararında, takibin iptaline karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmakla birlikte, tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş olmasının, usul ve yasaya aykırı olduğu, senedi ciro yoluyla devralırken teminat senedi olduğunu gösterir cümlenin üzerinde silinti yaparak ibarenin örtülmesi suretiyle, kendi kaşesini basmış olan davalı alacaklının, kötü niyetli olarak, bilerek ve isteyerek borçlunun zararına hareket eden davalının kötüniyetli olduğunu belirterek kararın tazminat talebi yönünden bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı takipte dayanak bononun teminat senedi olduğu iddiasıyla takibin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı TTK’nın 778. maddesi, aynı Kanunun 681/1. maddesi, İİK’nın 170/a maddesi
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.