YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/395
KARAR NO : 2023/1210
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 24.02.2016 havale tarihli dilekçesi ile; alacaklının alacağının tahsil amacıyla borçlu Kamuran … aleyhine … İcra Müdürlüğünün 2015/5398 Esas sayılı dosyasından yapmış olduğu icra takip işleminin kesinleşmesi üzerine, sanığa borçlunun kendisinden olan alacakları için birinci haciz ihbarnamesi tebliğ edilmiş bulunduğunu, sanık vekili tarafından birinci haciz ihbarnamesini tebellüğ ettikten sonra borçlunun davalıdan doğmuş ve doğacak herhangi bir alacağının bulunmadığını ileri sürerek birinci haciz ihbarnamesine hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, yapılan araştırmalar sonucu sanığın birinci haciz ihbarnamesinin tebliğinden sonra borçlu Kamuran …’in arsa sahibi sanık … ile arasında … 2. Noterliğinin 07.05.2014 tarih ve 6630 yevmiye nosu ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını ve bu binanın … adına kayıtlı … ili,
… ilçesi, … Mah. … mevkiinde 84 ada, 48 parselde kayıtlı bulunan taşınmazı üzerine yapıldığını ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapılacak on dairenin üçünün arsa sahibine, yedisinin de müteahhit olan borçlu Kamuran … ait olduğunun imza altına alındığını, bu binanın %70 seviyesinde tamamladığını ve borçlu Kamuran …’in arsa sahibi sanık …’ın sebebsiz zenginleşmesine sebep olduğu açıkca ortada iken gerçeğe aykırı olarak kötü niyetli beyanda bulunduğunu, davalının haksız ve gerçeğe aykırı itirazı nedeni ile, sanığın gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ( 2004 sayılı Kanun) 338 inci maddesi gereğince cezalandırılması ve İİK’nın 89/4 üncü maddesi gereğince 203.122,00 TL tazminata hükmedilmesi için dava açılmıştır.
2…. İcra Ceza Mahkemesinin, 29.12.2016 tarihli ve 2016/69 Esas, 2016/355 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçundan, atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine, karar verilmiştir.
3…. Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 22.03.2017 tarihli ve 2017/463 Esas, 2017/442 Karar sayılı kararı ile; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 338/1 maddesine ilişkin kurulan hükme yönelik incelemede; bu suç yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 89/4 maddesine ilişkin kurulan hükme yönelik incelemede; Mahkeme tarafından İcra İflas Kanunu’nun 89/4. maddesi uyarınca yargılamaya devam edilerek tazminat hakkındaki talep yönünden bir karar verilmesi gerekirken gerekçe kısmına ‘…ayrıca maddi ve manevi tazminat yönünden de hüküm kurma yönüne gidilmemiştir….’ demek, hüküm kısmında ise bu talep konusunda hiç bir karar vermemek suretiyle hükümde çelişkiye sebebiyet verilmesi, hukuka aykırı, istinaf başvurusunda bulunan şikayetçi vekilinin istinaf itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden CMK 280/1-b, 289/1-g maddeleri uyarınca 2004 Sayılı İcra Ve İflas Kanunu’nun 89/4 maddesi yönünden verilen hükmün bozulmasına, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
4…. İcra Ceza Mahkemesinin, 11.01.2018 tarihli ve 2017/194 Esas ve 2018/12 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen beraate ilişkin karar, … Bölge Adliye Mahkemesinin 2017/463 Esas, 2017/442 Karar sayılı ilamı ile onandığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, müştekiler vekilinin tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
5…. Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2019/347 Esas, 2020/542 Karar sayılı kararı ile; hükmün 5. maddesindeki “725,00 TL” ibaresinin “660,00 TL” olarak düzeltilmesi suretiyle, usul ve kanuna uygun olan sair yönleri aynen korunarak, hükümdeki hukuka aykırılık CMK’nun 280/1-a ve 303/1-h maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
6…. Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2019/347 Esas, 2020/542 Karar sayılı ek kararı ile; temyiz talebine konu suçun, 7188 sayılı kanunla değişik CMK 286-3 maddesine girmediği, CMK 286 (2)(b) maddesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle CMK 296/1 maddesi gereğince temyiz isteminin reddine, karar verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Müştekiler vekilinin 04.06.2020 tarihli ek karara yönelik temyiz istemi, temyiz taleplerinin reddine
dair 04.06.2020 tarihli ek kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasına karar verilmesini talep ettiği, istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesi tarafından aynı şekilde eksik inceleme sonucu itiraz konusu dahi olmayan sadece vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddine karar verildiği, yapılan temyiz başvurusu da aynı dairenin 04.06.2020 tarihli ek kararı ile reddedildiği, tazminat bakımından genel hükümlere tabi olan bu davayı eksik ve hatalı inceleme sonucu herhangi bir gerekçe ortaya konulmadan red kararı verildiği, tazminat talebi hakkındaki talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasına ilişkindir. 2. Müştekiler vekilinin 12.03.2020 tarihli asıl karara yönelik temyiz istemi, davalı-sanığın yalan beyanda bulunarak 89/1 haciz ihbarnamesine karşı yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile tazminata mahkum edilmesi amacıyla açılan davada yerel mahkemece eksik inceleme sonucu sadece yalan beyana ilişkin ceza davası olarak değerlendirme yapıldığı ve davanın diğer konusu olan tazminat alacakları yönünden her hangi bir değerlendirme, inceleme, araştırma yapılmadan hatalı olarak tazminat talebinin reddine karar verildiği, yerel mahkemenin bu kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun da bölge adliye mahkemesi tarafından aynı şekilde eksik inceleme sonucu itiraz konusu dahi olmayan sadece vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddine karar verildiği, istinaf dilekçesini tekrarla; istinaf dilekçesinde detaylı olarak belirtilen hususlarda araştırma yapmaksızın eksik inceleme sonucu hatalı karar verildiği, yerel mahkemenin bu davayı yalan beyana ilişkin ceza davası yanında genel hükümlere tabi tazminat davası olarak inceleyip, borçlu-yüklenicinin davalı-sanıktan bir alacağı olup olmadığını genel hükümler çerçevesinde inceleyip, araştırıp gerekirse keşif ve bilirkişi incelemesine başvurup, bunun sonucuna göre tazminat talebi hakkında bir karar vermesi gerekirken davanın reddine karar vermesinin usule, yasaya ve yerleşik içtihatlara açıkça aykırılık teşkil ettiği, tazminat talebi hakkında talep doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi ve kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; davalıya tebliğ edilen İİK’nın 89/1 haciz ihbarnamesine davalı tarafından takip borçlusuna borcu olmadığından bahisle itiraz edildiği iddiası ile sanığın gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan cezalandırılması ve davalının İİK’nın 89/4 üncü maddesi gereğince 203.122,00 TL tazminata mahkum edilmesi talebine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın vekili aracılığı ile itirazda bulunması ve vekilin beyanından dolayı asilin sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile … Bölge Adliye Mahkemesi tarafından … İcra Ceza Mahkemesinin vermiş olduğu beraat kararının onanmış olduğu, tazminat konusunun hükümde yer almaması gerekçesi ile bu kısım yönünden kararın bozulduğu, borçlar hukuku çerçevesinde tazminat yükümlülüğü doğması için kusur, zarar ve illiyet bağı kavramlarının birlikte mevcut olmasının gerektiği, dosyada ise birinci haciz ihbarnamesine sanık vekilinin itirazda bulunmasından dolayı sanığa atfedilebilecek bir kusur durumunun bulunmaması, bu sebeple sanık yönünden illiyet bağının olmayışı, ayrıca davalı üçüncü kişinin birinci haciz ihbarnamesine karşı yalan beyanda bulunma kastı ile hareket ettiğine dair dosyada somut bir delil bulunmaması nedeniyle tazminat talebinin reddine, sanığın beraatine ilişkin mahkeme kararı, … Bölge Adliye Mahkemesinin 2017/463 Esas, 2017/442 Karar sayılı ilamı ile onandığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve gerekçeye, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, aşağıda belirtilen hususlar haricinde kararda usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmamasına, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksikliğin olmamasına göre, sair istinaf itirazları yerinde görülmemiş, ancak; hüküm tarihindeki …Ü.T gereğince 660,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken sanık lehine 725,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesi, hukuka aykırı olup, istinaf talebi bu itibarla yerinde görülmüş ise de; bu aykırılığın CMK’nun 280/1-a ve 303/1-h maddeleri uyarınca yeniden yargılama yapılmaksızın dairece düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, hükmün 5. maddesindeki “725,00 TL” ibaresinin “660,00 TL” olarak düzeltilmesi suretiyle, usul ve kanuna uygun olan sair yönleri aynen korunarak, hükümdeki hukuka aykırılık CMK’nun 280/1-a ve 303/1-h maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair, kesin olmak üzere karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Temyiz ve istinaf incelemesine konu edilen hususun davalının İİK’nın 89/4 üncü maddesi gereğince 203.122,00 TL tazminata mahkum edilmesi talebine ilişkin olup,
Temyize konu edilen hükme esas somut uyuşmazlıkta;
İlk derece mahkemesinin, 29.12.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçundan beraatine karar verildiği, müştekiler vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonucu; Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 22.03.2017 tarihli karar ile; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 338/1 maddesine ilişkin kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kesin olarak karar verildiği, İİK’nın 89/4 maddesine ilişkin olarak hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen 11.01.2018 tarihli karar ile sanık hakkında verilen beraate ilişkin karar, … Bölge Adliye Mahkemesinin 2017/463 Esas, 2017/442 Karar sayılı ilamı ile onandığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, müştekiler vekilinin tazminat talebinin reddine karar verildiği, müştekiler vekili tarafından kararın tazminat yönünden istinaf edilmesi sonucu; Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçuna ilişkin değerlendirme yapılarak istinafın reddine kesin olarak karar verildiği, hükmün müştekiler vekili tarafından tazminat yönünden temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bu kez temyiz isteminin reddine karar verildiği ve söz konusu 04.06.2020 tarihli ek kararın temyiz edildiği görülmekle, temyize konu edilen İİK’nın 89/4 üncü maddesi uyarınca talep edilen tazminat istemine yönelik olarak verilen karar yönünden; davacının dava dilekçesinde tazminat miktarını 203.122,00 TL olarak belirttiğinin anlaşılması karşısında, temyize konu edilen toplam miktar 203.122,00 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin üzerinde olduğu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca miktar itibariyle temyiz yolunun açık olduğu anlaşılmakla, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, yasal dayanaktan yoksun olan 04.06.2020 tarihli ve 2019/347 Esas, 2020/542 Karar sayılı temyiz isteminin reddine dair “ek kararı”nın KALDIRILMASINA oybirliğiyle karar verilerek; aynı dairenin 12.03.2020 tarih ve aynı sayılı asıl kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi:
Somut olayda, ilk derece mahkemesinin, 29.12.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçundan verilen beraat kararının müştekiler vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince verilen 22.03.2017 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 338/1 maddesine ilişkin kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kesin olarak verilen karar ile kesinleştiği ve müştekiler vekilinin istinaf dilekçesi içeriğinden açıkça
İİK’nun 89/4 üncü maddesi uyarınca talep edilen tazminat istemine yönelik olarak verilen kararın istinaf
konusu edildiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf konusu edilen İİK’nın 89/4 üncü maddesi uyarınca talep edilen tazminat istemine yönelik olarak verilen kararla ilgili esasa yönelik inceleme yapılmamış olması bozmayı gerektirmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle müştekiler vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2019/347 Esas, 2020/542 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.