YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/40
KARAR NO : 2023/433
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/696 (E) ve 2019/1412 (K)
ŞİKAYETÇİ : …
SUÇ : Ticareti Usulüne Aykırı Terk Etmek
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 04.09.2015 havale tarihli dilekçesi ile sanık hakkında ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ( 2004 sayılı Kanun) 337/a maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması için dava açılmıştır.
2. Küçükçekmece 1. İcra Ceza Mahkemesinin,15.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan, 2004 sayılı Kanun 337/a ncı maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
3. Küçükçekmece 1. İcra Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli kararının müşteki vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 10.04.2018 tarihli ve 2016/14554 Esas, 2018/4242 Karar sayılı kararı ile “…Borçlu Doruk … Taahhüt Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından 12.06.2015 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği, itirazın süresinde olduğu gerekçesiyle icra takip dosyasında icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, alacaklı tarafından 04.08.2015 tarihinde itirazın iptali davası açıldığı, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/762 E. sayılı dosyası kapsamında 22.03.2017 tarihinde itirazın iptali davasının kısmen kabulüne ve takibin devamına karar verildiği ve bu kararın kesinleşmediği, şikayetçi alacaklı tarafından takip kesinleşmeden 04.09.2015 tarihinde şikayette bulunulduğunun anlaşılması karşısında, suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kabule göre de;
1- Sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
2- Sanık hakkında kasıtlı suçtan mahkumiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı TCK’nın 53. Maddesinin 1.fıkrasında yazılı hak yoksunluğunun uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Küçükçekmece 1. İcra Ceza Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan, 2004 sayılı Kanun’un 337/a ıncı maddesi uyarınca unsurları oluşmayan suç bakımından sanığın beraatine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Müşteki vekilinin temyiz isteği, Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün 2015/5141 E. numaralı takibiyle kesinleşmiş alacaklı oldukları dosyada 25.08.2015 tarihinde borçlu şirketin adresine fiili haciz işlemi için gidildiği ancak mahalde şirket, yetkilisi ve hacze kabil mal bulunamadığı, her ne kadar İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğünün 06.10.2015 tarihli cevap yazısında; Doruk … Taahhüt Tic. Ltd. Şti.’nin ”halen faaliyetine devam ettiği” bildirilmiş olsa da Vergi Dairelerince yapılan bu bildirim işlemlerinin yalnızca sistemde varolan kayıtlara göre yapıldığı, iş bu bilgilerin güncel olmayıp tacir tarafından yapılan bildirimlere göre şekillendiği, sanık …’ın ticareti terk ettiğine dair bildirimi Vergi Dairesine yapmadığı için İkitelli Vergi Dairesinin cevabi yazısından da varolan durumun tam aksine faaliyetinin devam ettiği sonucuna ulaşıldığı, İkitelli Vergi Dairesinin cevabi yazısının hükme esas alınarak yasaya aykırı bir şekilde sanığın beraatine kadar usule aykırı işlemlerin ortaya çıktığı, İkitelli Vergi Dairesinin cevabi yazısının ancak kendi sistemlerindeki güncel olmayan ve bildirimi tacir tarafından yapılmamış bilgilerden ibaret olduğu, icra takibi neticesinde borçluların, borcunu ödemeye yanaşmadığı ve bunun sonucunda Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde var olan adreslerine fiili haciz işlemi için gidildiği ancak gidilen mahalde ne sanık … ne şirkete dair bir emare ne de hacze kabil bir mal bulunmadığı, tüm bu hususların da faaliyeti sona ermiş bir şirket ve ortada olmayan bir şirket yetkilisi, borçlularından mal kaçırmak kastıyla ilgili kurumlara ticareti terkini bildirmemiş olduğunu gösterdiği, işbu sebeplerle de kurumların sistemlerinde şirketin faaliyetine devam ettiği sonucunun ortaya çıktığı, tüm bu haller neticesinde usul ve yasaya aykırı olarak verilmiş beraat hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın borçlu şirket Doruk … Taahhüt Ticaret Limited Şirketi’ni temsile yetkili
olduğu ve borçlu şirketin İİK’nın 44 ncü maddesine göre terk keyfiyetini 15 günlük süre içinde kayıtlı bulunduğu ticaret sicili memurluğuna bildirmemesi ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyanında bulunmaksızın borçlu şirketin ticareti terk ettiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın üzerine atılı 2004 sayılı İİK’nın 337/a ıncı maddesine aykırılık suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayet şartına bağlı olduğu, İİK’nın Onaltıncı Bab’ında düzenlenen bir kısım suçlar bakımından şikayet hakkının doğması için bu suçların niteliği gereği icra takibinin kesinleşmesi gerektiği, icra takibi kesinleşmeden yapılacak olan şikayetin henüz doğmamış bir hakkın kullanımı niteliğinde olacağı ve usulüne uygun bir şikayet konumuna getirmeyeceği, somut uyuşmazlıkta, şikayete dayanak olan icra takip dosyasında borçlu şirket vekilinin 12.06.2015 tarihli takibe itirazı üzerine açılan Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/762 Esas ve 2017/262 Karar sayılı, 22.03.2017 tarihli kararı ile icra takibinin devamına dair karar verildiği ve kararın 03.02.2021 tarihinde kesinleştiği, ancak söz konusu bu karar henüz kesinleşmeden 04.09.2015 tarihinde şikayette bulunulduğunun anlaşıldığı, bu haliyle takibin kesinleşmediği hususu dikkate alındığında, şikayet başvurusunun da henüz takip kesinleşmeden yapıldığı ve buna göre kovuşturma şartının gerçekleşmemiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Küçükçekmece 1. İcra Ceza Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli ve 2019/696 Esas, 2019/1412 Karar sayılı kararına yönelik müşteki vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki davanın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.