YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/43
KARAR NO : 2023/431
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1569 E., 2021/2318 K.
DAVA TARİHİ : 02.10.2017
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İcra Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/173 E., 2021/205 K.
Taraflar arasındaki , davalı üçüncü kişinin İİK’nun 89/1 haciz ihbarnamesine itirazının haksız olduğundan bahisle davalının takip borçlusuna olan borcu miktarında tazminata mahkum edilmesi talepli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince tazminatın reddine karar verilmiştir.
Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi tarafından tazminat yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Alacaklı vekili dilekçesinde; borçlu … Boya İnş Turz Ltd Şti aleyhine … 24. İcra Müdürlüğünün 2017/9717 sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, takibin kesinleşmesi üzerine borçlunun alacaklı olduğu 3. Kişilere İİK’nun 89/1. Mad gereğince birinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, KSC … San ve Tic Ltd Şti’ne gönderilen haciz ihbarnamesinin 26.07.2017 tarihinde tebliğinden sonra, borçluya bir borçlarının bulunmadığı belirtilerek haciz ihbarnamesine itiraz edildiğini, borçlu ile KSC … San ve Tic Ltd Şti arasında ticari ilişki bulunduğunu, buna ilişkin muavin defter çıktısı ve fatura suretlerini dilekçeye eklediklerini belirterek sanıkların cezalandırılmasını, gerçeğe aykırı beyanda bulunan takip borçlusuna olan borç miktarı ile mahrum kılınan faizi kadar tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı üçüncü kişi cevap dilekçesinde; birinci haciz ihbarnamesine vekil vasıtasıyla itiraz edilmiş olduğundan gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunun oluşmayacağını , davalıların ortak ve yetkili temsilci oldukları KSC … San. ve Tic. Ltd. Şti. nin borçlu şirkete borcu bulunmadığını ,borçlu … Boya İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile dava dışı Mİ-KULE … İnş. Emlak Turz. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ortak ve yetkili temsilcilerinin aynı kişiler olduğunu ,bu iki şirketin davalı şirketin geçmişte taşeronluğunu yapmış olduklarını , davalının her iki şirketten de alacağı bulunduğunu, bu alacaklarının tahsili için borçlu şirket … Boya aleyhine, … 16. İcra Müdürlüğü’nün 2018/1052 E. sayılı takibi ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını , yine dava dışı ancak … Boya ile organik bağı bulunan Mİ-KULE şirketi aleyhine, Kemalpaşa İcra Müdürlüğü’nün 2017/2928 E. sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takiplerin derdest olduğunu , bu nedenle davalıların beraatine, tazminat isteminin ise reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, … 24. İcra Müdürlüğü’nün 2017/9717 esas sayılı icra takibinde ödeme emrinin borçlu … Boya Ltd. Şti’ye tebliğinin T.K.’nun 21/1.maddesine göre yapıldığı ve komşu isminin yazılı bulunmadığı, usulüne uygun olarak ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmediği, icra takibinin usulüne uygun olarak kesinleşmediğinin anlaşıldığı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 02.05.2019 tarih, 2019/3623 Esas, 2019/7428 Karar nolu içtihadında da belirtildiği gibi, icra dosyasından borçlu şirkete gönderilen ödeme emrinin usulüne uygun olarak yapılmaması nedeniyle yapılan icra takibinin birinci haciz ihbarnamesine itiraz tarihinde kesinleşmediğinin anlaşıldığı, gönderilen birinci haciz ihbarnamesine verilen cevabın gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunu oluşturmayacağı, gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçu ile birlikte İİK’nın 89/4. maddesi uyarınca talep edilen tazminat isteminin haksız fiile dayalı bir tazminat olduğu, gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunun oluşmaması durumunda, ortada bir haksız fiil bulunmadığından tazminat isteminin de reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf mahkemelerinin istinaf talep dilekçesinde taraflarca belirtilen istinaf sebepleri dışında herhangi bir inceleme bulunma yetkisine haiz olmadığı, uyuşmazlık dosyasının hiç bir safahatında sanıklar tarafından tebligat usulsüzlüğüne ilişkin olarak herhangi bir itiraz bulunmadığının, istinaf mahkemeleri tarafından istinaf talepleri dışına çıkılarak inceleme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, İcra müdürlüğü dosyasında borçlu şirkete gönderilen ödeme emrinin Tebligat Kanunu kapsamında usulüne uygun olarak yapıldığını, tebligatın yapılmasında hukuka aykırılığın bulunmadığının sabit olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 12.HD’ nin 19/11/2019 tarih ve 2019/12327 esas, 2019/16686 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; borçluya gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçu ile birlikte İİK’nın 89/4. maddesi uyarınca talep edilen tazminat isteminin haksız fiile dayalı bir tazminat olduğu, gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunun oluşmaması durumunda, ortada bir haksız fiil bulunmadığından tazminat isteminin de reddi gerektiğinin anlaşılması karşısında, bu gerekçe ile tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, Yargıtay 19.CD’ nin 06/06/2018 tarih ve 2016/11861 esas, 2018/6899 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ; sanığa İİK.nın 89.maddesi gereğince yapılan haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarih itibariyle borcun kesinleşmesinin gerekeceği, anılan tarih itibariyle kesinleşmiş ve muaccel bir alacak-borç ilişkisinin var olmasının gerekeceği, gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunun oluşmaması halinde ortada bir haksız fiil bulunmadığından tazminat isteminin de reddine karar verilmesi gerektiği, bu itibarla dosyadaki belgelere kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmediğinden yerinde bulunmayan davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf mahkemesince istinaf dilekçesinde yeralan hususlarda inceleme yapılmadığını, taleple bağlılık ilkesi uyarınca mahkemelerin talep dilekçesinde taraflarca belirtilen sebepler dışında herhangi bir incelemede bulunma yetkisine haiz olmadığını, bu kapsamda somut uyuşmazlık dosyasının hiç bir safahatında sanıklar tarafından tebligat usulsüzlüğüne ilişkin olarak herhangi bir itirazda bulunulmadığını, bu hususun istinaf başvuru dilekçesinde belirtilmiş olmasına rağmen İstinaf Mahkemesi tarafından bu hususta hiçbir inceleme yapılmaksızın tebligat usulsüzlüğü doğrultusunda karar verilmesinin hukuka ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini, … 24. İcra Müdürlüğünün 2017/9717 E. sayılı dosyasından borçlu şirkete gönderilen ödeme emrinin usulüne uygun yapıldığı, tebligatın yapılmasında hukuka aykırılığın bulunmadığını, usulsüz tebligata rağmen, muhatap bunu öğrenmişse, tebliğin geçerli sayılacağını, takip dosyası üzerinden takip borçlusunun malvarlığı üzerinde haciz işlemi uygulandığını ve dolayısıyla takip borçlusunun icra takibinden haberdar olduğunu, takip borçlusu tarafından icra takibinde kendisine gönderilen tebligata usulsüzlük itirazında bulunulmadığından tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığını, tebligatın usulsüzlüğü yönünde bir itirazda bulunmaması nedeniyle takip tebligatının geçerli kabul edilmesi gerektiğini, dosya muhteviyatında yapılan bilirkişi incelemeleri neticesinde 3. Şahıs KSC … San. ve Tic. Ltd. Şti.nin icra takip dosya borçlusu … Boya İnş. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti.ne borçlu olmasına rağmen aksi yönde kendisine gönderilen 89/1 haciz müzekkeresine gerçeğe aykırı olacak şekilde cevap verdiğini, bu kapsamda karşı taraf aleyhine tazminata hükmedilmesi gerekir iken aksi yönde hüküm tesis edilmesinin yasalara ve usule aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı üçüncü kişinin İİK’nun 89/1 haciz ihbarnamesine itirazının haksız olduğundan bahisle İİK’nun 89/4 maddesi gereğince davalının tazminata mahkum edilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanununun 338, 89/1, 89/4. maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemeleri’nin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karara konu somut uyuşmazlıkta, şikayete dayanak olan icra takip dosyasında ödeme emrinin borçlu şirket … Boya Ltd. Şti’ye Tebligat Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre yapıldığı ve tebliğ mazbatasında komşu isminin yazılı bulunmadığı ve bu haliyle ödeme emrinin borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, 89/1 haciz ihbarnamesinin ise henüz borçlu şirkete usulüne uygun olarak ödeme emri tebliğ edilmeden ve takip kesinleşmeden üçüncü kişiye tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, bu haliyle yapılan icra takibinin birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinde kesinleşmediği anlaşılmakla, gönderilen birinci haciz ihbarnamesine 26.07.2017 tarihinde verilen cevabın gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunu oluşturmayacağı, gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçu ile birlikte İİK’nın 89/4. maddesi uyarınca talep edilen tazminat isteminin haksız fiile dayalı bir tazminat olduğu, gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunun oluşmaması durumunda, ortada bir haksız fiil bulunmadığından tazminat isteminin de reddi gerektiğinden, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.