Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/4496 E. 2022/11394 K. 02.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4496
KARAR NO : 2022/11394
KARAR TARİHİ : 02.11.2022

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Davacı 3. kişi banka dava dilekçesinde; haczin yapıldığı oteli ve arsasını içerisinde bulunan tüm demirbaş ve eklentileri ile beraber 11.09.2018 tarihinde bedeli karşılığında satın aldığını, aynı tarihte ecri misil karşılığında borçlu şirketin kullanımına bırakıldığını, daha sonra 09.12.2020 tarihinde otel binasında menkullerin haczedildiğini, mahcuzların satın alma öncesi ipotek kapsamında olduğu ve borçlu firma ile yapılan satış sözleşmesine istinaden taşınmazın tescili sonrası bankanın mülkiyetine geçtiğini, mahcuzların mütemmim cüz ve teferruat niteliğinde olduğunu, İİK’nun 83/c maddesi gereğince mahcuzların haczinin kabil olmadığını, mülkiyet nedeni ile mahcuzların haczedilemeyeceğine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı ise cevap dilekçesinde; borçlu şirketin haciz adresinde hazır olduğunu ve faaliyet gösterdiğini, mahcuzlara yönelik 3. kişi tarafından belge sunulamadığını, 3. kişi tarafından … 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nde istihkak davası açıldığını, bu davanın derdestlik nedeni ile reddinin gerektiğini, taşınmazın 3. kişi adına kayıtlı olması nedeni ile İİK’nun 83/c maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığını, davanın süre yönünden reddinin gerektiğini, mülkiyete dayalı iddiaların istihkak davasının konusu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, dava konusunun İİK’nun 83/c maddesine dayalı haczedilmezlik şikayeti niteliğinde olduğu, mahcuzların eklenti niteliğinde olduğu ve ipotek kapsamında olan mülkiyet hakkından ayrı haczinin mümkün olmadığı gerekçesi ile şikayetin kabulü ile 09.12.2020 tarihinde haczedilen menkul malların teferruat niteliğinde olduğunun tespitine ve hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, mahcuzların bütünleyici parça olduğundan bahisle taşınmazdan ayrı olarak haczi mümkün olmadığından şikayetin kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği, istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, ancak ilk derece mahkemesinin gerekçe ve hüküm kısmı yerinde bulunmadığından HMK’nun 353/1-b(2) maddesi gereği ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yine şikayetin kabulü ile 09.12.2020 tarihinde haczedilen mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
HMK’nun 33. maddesi gereğince; maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir.
Somut olayda, haczin üzerinde yapıldığı taşınmazın mülkiyetinin davacı 3. kişi bankaya ait olduğu, 3. kişi bankanın ise dava dilekçesinde her ne kadar İİK’nun 83/c maddesine dayanmış ise de mahcuzların üzerinde mülkiyet iddiasında bulunduğu, 3. kişi tarafından ileri sürülen mülkiyet iddiasının, İİK’nun 96-99. maddeleri kapsamında istihkak prosedürü çerçevesinde incelenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, 3. kişi bankanın öne sürdüğü mülkiyet iddiasının istihkak niteliğinde olduğu gözetilerek, eksik harç tamamlatıldıktan sonra süre ve derdestlik iddiası da dikkate alınarak davanın istihkak prosedürüne göre incelendikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin 15.03.2022 tarih ve 2022/429 E. – 2022/552 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, bozma nedenine göre alacaklının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.