YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4551
KARAR NO : 2023/307
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayeti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı borçluların usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne, ödeme emrinin davacı borçlulara tebliğ tarihinin 09.03.2020 tarihi olarak düzeltilmesine, karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde; Suudi Arabistan vatandaşı olduklarını, sürekli ikametlerinin kendi ülkelerinde olduğunu, tebligat yapılan adresin konut olmadığını, tebligat evraklarının teslim edildiği şahsın borçluların çalışanı olmadığını, takip dosyası üzerinden yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olmadığını ileri sürerek usulsüz tebligat şikayetlerinin kabulü ile, ödeme emri tebliğ tarihlerinin 09.03.2020 tarihi olarak düzeltilmesini, talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; tarafları aynı olan İstanbul 37. İcra Müdürlüğü’nün 2017/21329 Esas sayılı takip dosyasından haczedilen taşınmazın 28.01.2020 tarihi itibariyle taraflarına ihale edildiğini bu nedenle davanın konusuz kaldığını, borçluların birlikte çalışanı olan …’a yapılan tebligatların usulüne uygun olduğu savunması ile davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ödeme emrinin 29.09.2017 tarihinde “muhatabın geçici olarak yurtdışında olduğunu beyan eden birlikte sürekli ikamet eden tebliğe ehil noter tasdikli vekili …’ya ” tebliğ edildiği, tebligat yapılan adresin borçluların konut olarak kullandıkları adresi olup olmadığının tespiti için yapılan kolluk araştırmasında söz konusu adresi borçluların konut olarak kullandığına yönelik bir tespitin yapılmadığı, Avukatlık Kanunu’nun 35/1 maddesine göre avukat olmayan gerçek kişiye vekaletname ile tebligat almak üzere özel yetki verilemeyeceği, usulüne uygun tebligat yapılabilmesi için vekilin avukat sıfatı taşıması zorunlu olduğu, gerekçesi ile davacı borçluların usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü ile; İstanbul 37. İcra Müdürlüğü’nün 2017/21327 Esas Esas sayılı icra takibinde ödeme emrinin davacı borçlulara tebliğ tarihinin 09.03.2020 tarihi olarak düzeltilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı vekili; tarafları aynı olan İstanbul 37. İcra Müdürlüğü’nün 2017/21329 Esas sayılı takip dosyasından haczedilen taşınmazın 28.01.2020 tarihi itibariyle taraflarına ihale edildiğini bu nedenle davanın konusuz kaldığını, borçluların birlikte çalışanı olan …’a yapılan tebligatların usulüne uygun olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı borçlular adına çıkartılan ödeme emri tebligatının muhatabın geçici olarak yurt dışında ikamet ettiğine ilişkin şerh yazılmak suretiyle noter tasdikli vekili …’ya 02.10.2017 ve 29.09.2017 tarihinde tebliğ edildiği, 20.07.2018 tarihinde alacaklı vekilinin talebi üzerine, davacı borçlulara yeniden ödeme emri gönderildiği, dosyadan 2. kez gönderilen ödeme emri tebligatının 26.07.2018 tarihinde “muhatapların geçiçi olarak yurt dışına gittiğini beyan eden, birlikte sürekli çalışan, ehil işçi …’a tebliğ edildiği, davacı gerçek kişilerin Suudi Arabistan uyruklu olduğu ve Türkiye sınırları içinde bir adreslerinin bulunmadığı, yukarıda da belirtildiği üzere, avukat olmayan gerçek kişilere vekaletname ile tebligat almak üzere özel yetki verilmesinin mümkün olmadığı, Türkiye sınırları içinde herhangi bir adresleri bulunmadığı için daimi işçi sıfatıyla …’a yapılan tebligatın da bu nedenle usulsüz olduğu, istinaf dilekçesinde İstanbul 37. İcra Müdürlüğü’nün 2017/21329 Esas sayılı icra dosyasından satışın gerçekleştiği, icra dosyasının ihale ile kapandığı ileri sürülmüş ise de, belirtilen dosya üzerinden gerçekleştirilen ihalenin feshine karar verildiği, dolayısıyla dosyanın infazen kapanmasının sözkonusu olmadığı, mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, HMK. 355 md. gereğince kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususun bulunmadığı, gerekçesi ile davalı alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı vekili istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek, bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usulsüz tebligat şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesi ile MÖHUK 48. maddesi,7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 16 ve 25. maddeleri, Avukatlık Kanunu madde 35/1 maddesi ile sair yasal mevzuat
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.