YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4780
KARAR NO : 2022/11185
KARAR TARİHİ : 31.10.2022
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi üçüncü kişinin icra mahkemesine başvurusunda; icra dosyasından haciz konulan taşınmazın kesinleşmiş mahkeme kararı ile kendi adına tescil edildiğini buna rağmen icra müdürlüğüne yaptıkları haczin kaldırılması istemlerinin İİK’nun 106. ve 110. maddeleri gereği haczin düşmüş olduğu da gözardı edilerek reddedildiğini ileri sürerek haczin kaldırılması talebinin reddine ilişkin icra müdürlüğü kararının kaldırılmasını talep ettiği, İlk derece Mahkemesince; alacaklının haciz tarihinden itibaren süresi içinde taşınmazın satışını talep ettiği, satış avansını yatırdığı icra müdürlüğünün haczin kaldırılması talebinin reddine dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının şikayetinin reddedildiği, şikayetçinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; haciz tarihi itibariyle taşınmaz borçlu adına kayıtlı ise de, TMK’nun 705/1 ve İİK’nun 28. maddeleri gereğince, tapu iptal ve tescile ilişkin mahkeme kararının kesinleşmiş olduğundan mülkiyetin tescilden önce kazanıldığı ilkesi gereğince haciz tarihinde mülkiyetin şikayetçide olduğunun kabulü gerekeceğinden bahisle, şikayetçinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.
İcra müdürünün haciz işlemini gerçekleştirdiği sırada, bir başka deyişle haciz tarihinde, taşınmazın borçlu adına kayıtlı olması zorunlu ve yeterlidir. Böyle olduğu takdirde icra müdürünün haciz işleminde bir usulsüzlük bulunmadığı sonucuna varılmalıdır (HGK. nun 13.6.2001 tarih, 2001/12-461 E. – 2001/516 K sayılı ilamı). Haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı taşınmaz için 3. kişinin açmış olduğu tapu iptali ve tescil davasının kabul edilip kesinleşmesi dahi, haczin kaldırılması sonucunu doğurmaz. Tescil kararı hacizden sonra kesinleştiğinden ve bu kararda tapudaki hacizlerin kaldırılması yönünde bir hüküm de bulunmadığından haczin kaldırılması istemi ancak 3. kişinin genel mahkemede açacağı davada tartışılabilir.
Somut olayda, İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2015/7709 Esas sayılı icra dosyasında borçlulardan Hayrullah Şenkaya üzerine kayıtlı “Bahçelievler Kocasinan Mah. Köyaltı Mevkii 12523 parsel, ikinci kat, 7 nolu bağımsız bölüm” üzerine, ilk kez 16.02.2009 tarihinde, haciz konulduğu daha sonra, 16.04.2010 tarihinde ikinci kez şikayet konusu parsel de bildirilerek gayrimenkul haciz talebinde bulunulduğu ve talebin müdürlükçe kabul edildiği, alacaklı tarafından 23.03.2011 tarihinde hacizli bulunan taşınmazın satışının talep edildiği, aynı tarihte 50,00-TL satış avansının yatırıldığı, İcra Müdürlüğü’nce “muvakkat dosya olup asıl dosya getirildiğinde değerlendirilmesine, talebin bu hali ile reddine ”karar verildiği, dolayısıyla haczin düşmediği tespit edilmiştir.
Davacı tarafından açılan tapu iptali ve tesciline ilişkin davada, Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 17/11/2009 tarihli 2009/15E.-2009/352K. sayılı ilamının 09.02.2012 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın davacı adına 30.12.2013 tarihinde tescil edildiği; dolayısıyla, haciz tarihinde taşınmazın borçlu adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nin 09/02/2022 tarih ve 2021/1531 E. – 2022/262 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 31.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.