YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4970
KARAR NO : 2023/299
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki icra müdürlüğü kararına karşı şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi acente vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi acente vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi acente vekili dava dilekçesinde; takip dosyasında donatan … .’nın vekili olmadıklarını, sadece donatanın acentesi olan … Gemi Acentiliği ve Taş. Ltd. Şti.’nin vekili olduklarını, ancak icra müdürlüğünün 07.09.2017 tarihli kararında “Dosya kapsamından borçlu donatan şirket …. tarafından talepte bulunan Av. …’nin vekil tayin edildiği 21.08.2014 tarihli vekaletname sunulduğu, dolayısıyla bahse konu avukatın bu dosyada donatan tarafından doğrudan yetkilendirildiği anlaşılmaktadır.” şeklinde ifadenin geçtiği, alacaklı vekilince bu ifade dayanak yapılarak davaların açıldığı ve aleyhlerine taleplerde bulunulduğu, daha sonra bu yanlışın düzeltilmesi için talepte bulunulmuş ise de icra müdürlüğünün 20.12.2018 tarihli kararı ile “07.09.2017 tarihli müdürlüğümüz kararının şikayet yoluyla çözülebileceğinde, tekrar karar verilmesine yer olmadığına” karar verildiği, bu nedenle 07.09.2017 tarihli icra müdürlüğü kararında yukarıda geçen ibarenin ve 20.12.2018 tarihli kararın kaldırılmasına, donatan … .’ya ait vekaletname sunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; itirazın iptali dava acenteye karşı devam ederken yargısal süreçte acente vekili asıl borçlu tarafından kendisini yetkilendiren bir vekaletname sunmuş ve donatanın da dosyaya katılımını sağladığı, bu durumun icra müdürlüğünün 07.09.2017 tarihli kararında tespit edildiği, vekaletnamenin noter huzurunda düzenlendiği, şikayetin süresinde olmadığı, şikayete konu müdürlük kararının yasaya ve usule uygun olduğu belirtilerek şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vekaletname örneğinin takip dosyasına sunulduğu, şirket adına sunulan vekaletnamenin geçerli olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde acente vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi acente vekilinin şikayet dilekçesindeki hususları tekrar ettiği görülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dosyasında doğrudan doğruya … isimli gemi donatanı …. tarafından avukatın vekil kılındığına ilişkin bir vekalet bulunmadığı, takipte diğer borçlu olan acente tarafından, donatanın vekil tarafından temsil edilmedikleri ve adlarına vekil tarafından yapılan işlemlerin veya vekile tebligat yolu ile icra müdürlüğünce gerçekleştirilen işlemlerin geçersiz olduğundan bahisle iptalinin talep edildiği ancak avukatın donatana izafeten temsil eden acentenin vekili olması nedeni ile aynı zamanda donatanı temsil ettiği bu kapsamda artık donatanı temsil etmediklerinden donatan adına vekaletname sunmadıklarından müdürlük kararının kaldırılmasını isteyemeyecekleri gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi acente vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi acente vekilinin şikayet dilekçesindeki hususları tekrar ederek, donatanın farklı acentenin farklı olduğu, bir geminin birden fazla acentesinin bulunabileceği, acentenin aracılık yaptığı işler ile sınırlı olarak yargılamada taraf olduğu, hiç bir şekilde taraf sıfatı bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi kararında donatanın ve acentenin iki ayrı borçlu olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğu, …. tarafından avukatın vekil kılındığına ilişkin bir vekaletnamenin bulunmadığı belirtilmiş ise istinaf talebinin kabulü yerine reddine karar verilmesi yerinde olmadığı gerekçesi ile kararın bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra müdürlüğü kararına karşı şikayete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı TTK’nun 105. maddesinde; “(1) Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir. (2) Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu maddede, acentenin acentelik sözleşmesi kapsamında fiilen aracılık ettiği veya sözleşme akteddiği işler ile ilgili olarak müvekkiline karşı yükümlülüğü olan kanuni aktif ve pasif temsil yetkisinin bulunduğu belirtilmektedir. Acentenin dava açması durumunda, mahkemelerce öncelikle acentenin temsil yetkisi kapsamında acentelik ilişkisinin varlığının ve uyuşmazlığın acentenin aracılıkta bulunduğu veya akdettiği ya da etkisiyle kurulan işlemlerden kaynaklandığının re’sen incelenmesi gerekmektedir. (Prof. Dr. Arslan Kaya, TTK Şerhi – Acentelik, İstanbul 2016, s. 61-62).
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Somut olayda, alacaklı tarafından borçlu … 1 Isimli Gemi Donatanı ….’ya izafeten … Gemi Acenteliği ve Taşımacılık Ltd. Şti. aleyhinde taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip (ör 8) başlatıldığı, burada borçlunun sadece Gemi Donatanı … olduğu, acente … Gemi Acenteliği ve Taşımacılık Ltd. Şti.’nin borçtan herhangi bir sorumluluğunun olmadığı, sadece TTK’nın 105. maddesi gereğince donatını takip ve davada aracılık yaptığı işler ile sınırlı olarak temsil ettiği, takip dosyasında bulunan 22.08.2014 tarihli vekaletnamede de vekil edenin … Gemi Acenteliği ve Taşımacılık Ltd. Şti. olduğu, asıl borçlu Reefer Marine SA tarafından verilmiş bir vekaletnamenin olmadığı gibi, icra müdürlüğünün borçlu ya da vekili aleyhine herhangi bir işlem yapmadığı, icra müdürlüğü kararının tespit niteliğinde olduğu, bu nedenle şikayetçinin tespit niteliğinde olan karara karşı şikayet yoluna başvurmasında hukuki yararının olmadığı anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlu vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.