Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/50 E. 2023/236 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/50
KARAR NO : 2023/236
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

Taraflar arasındaki, davalı üçüncü kişinin İİK’nın 89/1 haciz ihbarnamesine itirazının haksız olduğundan bahisle İİK’nın 338 inci maddesi gereğince sanığın cezalandırılması ve davalının tazminata mahkum edilmesi talepli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince sanığın beraatine ve tazminatın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı vekili tarafından tazminat yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde; alacaklıya olan borçtan dolayı borçlu … ile … İnş. Kereste San. Tic. A.Ş. aleyhine … 2. İcra Müdürlüğünün 2019/10055 Esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibinde 3. kişi olan davalı … İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.’ne borçlunun nezdindeki alacağının haczi için haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, sanığın haciz ihbarnamesine itiraz ederek borçlunun nezdinde alacağı bulunmadığını bildirdiğini, ancak taraflarınca haricen yapılan araştırmaya ve şikayet dilekçesi ekinde sunulan, kredi talebi esnasında bankaya sunulan düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri belgelerine göre ihbarnamenin tebliğ edildiği tarihte borçlu ile davalı arasındaki alacak ilişkisinin devam ettiğini fakat sanığın icra dosyasına yanıltıcı bilgi verdiğini öğrendiklerini, davalı ile borçlunun ticari defterlerinin incelendiğinde sanık tarafından verilen beyanın hukuka aykırı olduğu ve davalının borçlu olduğunun açık olduğunu, İİK 89/4. maddesi uyarınca alacaklı bankanın zarara uğradığından İİK’nın 338. maddesi uyarınca sanığın cezalandırılması ve İİK 89/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı üçüncü kişi vekili cevap dilekçesinde; bilirkişi raporunda davalı … Asfaltlama İnş. Taah. San ve Tic. Ltd. Şti.’ne gönderilen haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği 09.08.2019 tarihinde ve haciz ihbarnamesine … Asfaltlama İnş. Taah. San ve Tic. Ltd. Şti. adına itiraz edildiği 15.08.2019 tarihinde ya da bu iki tarih arasında … Asfaltlama İnş. Taah. San ve Tic. Ltd. Şti.’nin … İnş. Kereste San. Tic. A.Ş.’ne doğmuş bir borcunun olmadığının tespit edildiğini ileri sürülerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile üçüncü kişi konumundaki … Asfaltlama İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin iş yerinde 20.01.2020 tarihinde defter ve dayanak olan belge ve delillerin incelenmesinde şirketin 2019 yılında E-defter usulünde defter tutmuş olduğu, ticaret defterlerin ve muhasebe kayıtlarının yapıldığı, borçlu … İnş. Kereste San. Tic. A.Ş. ve üçüncü kişi konumundaki … Asfaltlama İnş.Taah. San. Tic. Ltd .Şti. arasında 09.08.2019 ile 15.08.2019 tarihleri arasındaki dönemde ve 01.08.2019 tarihi ile 31.08.2019 tarihleri arasındaki dönemde doğmuş bir alacağının bulunmadığının muhasebe kayıtlarından sabit olduğu, sanığın unsurları oluşmayan müsnet suçtan beraatine, İİK’nın 89/4 üncü maddesi gereğince talep edilen tazminatın yerinde görülmemesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Yerel mahkemece eksik inceleme ile haksız bir karar verildiğini, dava açarken dayanak olan ve dava dosyasına sunulan … 25. Noterliğinin 20.09.2017 tarihli 26067 yevmiyeli işlemi ile davalı firma ve kredi borçlusu … İnşaat Kereste Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında düzenlenen Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ve bununla ilgili işlemlerin incelenmediğini, sözleşmede tarafların; ”Arsa sahibine ait olan … İli, … İlçesi, … Semtinde bulunan 27K-4A pafta, 218414 Ada, 7 Parsel ve 21813 Ada 2 Parselde bulunan arsalar üzerinde yapılacak inşaat sebebiyle oluşacak bağımsız bölümlerden belirlenenleri müteahhit firmaya bedelsiz olarak devredecektir.” denildiğini, işin süresi için sözleşmenin imzalanmasından itibaren 22 aylık süre konulduğunu, bu sözleşme geçerli bir şekilde feshedilmemiş ise bu iki firma arasında ticari ilişkinin varolduğunun apaçık ortada olduğunu, ancak birlikişinin dosyaya sunulan bu belgenin gereklerini incelemediğini, ayrıca bu ticari ilişkinin devam ettiğine dair tanıklarının olduğunu, tanık delilline dava dilekçesi ile de dayanılmış olduğu ve duruşma sırasında da tanık dinletme talebini ilettiklerini, dosyaya sunulan inşaat sözleşmesi ve bu sözleşmenin getirdiği hak ve menfaatlerin bu iki firma arasında ne şekilde paylaşıldığının tespit edilmediğini, yeniden bilirkişi raporu alınması ve tanığın dinlenmesi taleplerinin dinlenmediğini, doğrudan karşı tarafın defterleri incelenerek oluşturulan bilirkişi raporuna bağlı kalınarak genel mahkeme gibi aleyhe karar tesis edilip nisbi vekalet ücretine hükmedildiğini, deliller incelenmeden tanık dinlenmeden tazminat yönünden bu şekilde karar tesis edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; Yargıtay 12. HD.’ nin 09.04.2019 tarihli 2019/1804 Esas ve 2019/5967 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; haciz ihbarnamesine vekil aracılığıyla itiraz edilmesi halinde vekilin fiilinden dolayı asilin cezalandırılamayacağı, yine Yargıtay 12. HD.’nin 03.04.2019 tarih, 2019/4791 Esas, 2019/5385 Karar nolu içtihadında da belirtildiği gibi, gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçu ile birlikte İİK’nın 89/4. maddesi uyarınca talep edilen tazminat isteminin haksız fiile dayanan bir tazminat olduğu, somut olayda gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunun oluşmadığı gözetildiğinde ortada bir haksız fiil bulunmadığından tazminat talebinin reddolunacağı, 1. haciz ihbarnamesine itirazın 3. kişi adına vekili aracılığı ile yapılması nedeniyle 3. şirketin yetkilisi sanığın atılı suçtan beraatine, davalı şirketten talep ve dava edilen tazminatın ise reddine karar verilmesi gerekirken borca itiraz tarihi itibariyle borçlunun, 3. kişi şirketten doğmuş bir alacağının bulunmadığından bahisle anılan şekilde karar verilmesinin sonuç itibariyle hukuka uygun olduğundan bozma konusu yapılmadığı, eleştiri konusu yapılmakla yetinildiği, eleştiri dışında; müşteki vekilinin beraat ve tazminatın talebinin reddi kararlarına yönelik istinaf talepleri yerinde görülmediğinden CMK’nın 280/1-a maddesinin ilk cümlesi ve HMK’nın 353/1-b (1) maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili tazminat yönünden temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Dava açarken dayanak olan ve dava dosyasına sunulan … 25. Noterliğinin 20.09.2017 tarihli 26067 yevmiyeli işlemi ile davalı firma ve kredi borçlusu … İnşaat Kereste Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında düzenlenen Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ve bununla ilgili işlemlerin incelenmediğini, sözleşmede tarafların; ”Arsa sahibine ait olan … İli, … İlçesi, … Semtinde bulunan 27K-4A pafta, 218414 Ada, 7 Parsel ve 21813 Ada 2 Parselde bulunan arsalar üzerinde yapılacak inşaat sebebiyle oluşacak bağımsız bölümlerden belirlenenleri müteahhit firmaya bedelsiz olarak devredecektir.” denildiğini, işin süresi için sözleşmenin imzalanmasından itibaren 22 aylık süre konulduğunu, bu sözleşme geçerli bir şekilde feshedilmemiş ise bu iki firma arasında ticari ilişkinin varolduğunun apaçık ortada olduğunu, ancak birlikişinin dosyaya sunulan bu belgenin gereklerini incelemediğini, ayrıca bu ticari ilişkinin devam ettiğine dair tanıklarının olduğunu, tanık delilline dava dilekçesi ile de dayanılmış olduğu ve duruşma sırasında da tanık dinletme talebini ilettiklerini, dosyaya sunulan inşaat sözleşmesi ve bu sözleşmenin getirdiği hak ve menfaatlerin bu iki firma arasında ne şekilde paylaşıldığının tespit edilmediğini, yeniden bilirkişi raporu alınması ve tanığın dinlenmesi taleplerinin dinlenmediğini, doğrudan karşı tarafın defterleri incelenerek oluşturulan bilirkişi raporuna bağlı kalınarak genel mahkeme gibi aleyhe karar tesis edilip nisbi vekalet ücretine hükmedildiğini, deliller incelenmeden tanık dinlenmeden tazminat yönünden bu şekilde karar tesis edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı üçüncü kişinin İİK’nın 89/1 haciz ihbarnamesine itirazının haksız olduğundan bahisle İİK’nın 89/4 maddesi gereğince davalının tazminata mahkum edilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanununun 338, 89/1, 89/4. maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemesi’nce; haciz ihbarnamesine vekil aracılığıyla itiraz edilmesi halinde vekilin fiilinden dolayı asilin cezalandırılamayacağı, gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçu ile birlikte İİK’nın 89/4. maddesi uyarınca talep edilen tazminat isteminin haksız fiile dayanan bir tazminat olduğu, somut olayda gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunun oluşmadığı gözetildiğinde ortada bir haksız fiil bulunmadığından tazminat talebinin reddolunacağı, 1. haciz ihbarnamesine itirazın üçüncü kişi adına vekili aracılığı ile yapılması nedeniyle üçüncü kişi şirketin yetkilisi sanığın atılı suçtan beraatine, davalı şirketten talep ve dava edilen tazminatın ise reddine karar verilmesi gerekirken borca itiraz tarihi itibariyle borçlunun, üçüncü kişi şirketten doğmuş bir alacağının bulunmadığından bahisle anılan şekilde karar verilmesinin sonuç itibariyle hukuka uygun olduğundan bozma konusu yapılmadığı, eleştiri konusu yapılmakla yetinildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de;
Somut uyuşmazlıkta, şikayete dayanak olan icra takip dosyasında ödeme emrinin borçlu şirkete 17.08.2019 tarihinde, borçlu …’e 21.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 89/1 haciz ihbarnamesinin ise henüz ödeme emri tebliğ edilmeden ve takip kesinleşmeden 09.08.2019 tarihinde üçüncü kişiye tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, bu haliyle yapılan icra takibinin birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinde kesinleşmediği anlaşılmakla, gönderilen birinci haciz ihbarnamesine 15.08.2019 tarihinde verilen cevabın gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunu oluşturmayacağı, gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçu ile birlikte İİK’nın 89/4. maddesi uyarınca talep edilen tazminat isteminin haksız fiile dayalı bir tazminat olduğu, gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunun oluşmaması durumunda, ortada bir haksız fiil bulunmadığından tazminat isteminin de reddi gerektiğinin anlaşılması karşısında, bu gerekçe ile tazminat talebinin reddi kararı verilmesi gerekirken, 89/1 haciz ihbarnamesine itirazın üçüncü kişi adına vekili aracılığı ile yapılması gerekçesiyle tazminat isteminin reddi kararı verildiği, farklı gerekçe ile tazminat talebinin reddine dair yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden, sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.