Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/5110 E. 2023/2829 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5110
KARAR NO : 2023/2829
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki icra memur işlemini şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlu dava dilekçesinde; hakkında başlatılan icra takibi dosyasından, alacaklının talebi doğrultusunda, 11.01.2019 tarihinde tahliye işlemi gerçekleştirildiğini, İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/83 ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 2019/1200 E., 2020/350 K. nolu kararı ile anılan tahliye işleminin iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, İcra dosyasına sunulan 08.04.2020 tarihli talep ile anılan tahliye kararının kaldırılması, 20.07.2020 tarihli talep ile tahliye edilen taşınmazın müvekkile teslimi talep edildiğini, icra Müdürlüğünün talepleri hakkında karar vermekten imtina etmesi ve taleplerini sözlü olarak reddetmesi üzerine, 23.07.2020 tarihinde yeniden bir talep açıldığını, bu talep hakkında da herhangi bir karar verilmediğini, İcra Müdürlüğünün yasa ve usule aykırı tahliye işlemi dolayısıyla müvekkilin tahliye edilerek mağdur edildiğini, İcra Müdürlüğü tarafından talepleri hakkında karar verilmemesi hakkındaki şikayetlerinin kabulünü, İİK 40. maddesi uyarınca icranın eski hale iadesini, icra Müdürlüğü tarafından yasa ve usule aykırı şekilde gerçekleştirilen tahliye işleminin eski hale iadesi için taşınmazın icra marifetiyle müvekkile teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı tarafından cevap dilekçesi verilmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarla şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davacı borçlu tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu hakkında başlatılan adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin tahliye istemli ilamsız icra takibinde davacı borçlunun takibe itirazı üzerine alacaklı tarafça açılan itirazın iptali davasında İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.12.2018 tarih ve 2018/51-1112 E.-K. sayılı ilamı ile davalı borçlunun taşınmazdan tahliyesine karar verildiğini, itirazın iptali ilamında hükmedilen alacaklar için icra emri düzenlendiğini, borçlunun İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesine başvurarak İİK 269/c maddesinde belirtilen süreler dolmadan ilamın infaz edildiğinin şikayete konu edildiğini, mahkemenin 15.02.2019 tarih 2019/83-141 E.-K. sayılı ilamı ile şikayetin reddine karar verilmesi üzerine karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, aynı bölge adliye mahkemesi dairesince 12.02.2020 tarihinde 2019/1200 E. 2020/350 K. sayılı ilamı ile “Sulh Hukuk Mahkemesinden alına tahliye kararına dayanılarak icra dosyasında takibin sürdürülemeyeceği” gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve şikayetin kısmen kabulü ile tahliye işleminin iptaline karar verildiğini, borçlu tarafından tahliye işleminin iptaline karar verilmiş olması sebebi ile eski hale iade ile taşınmazın kendisine teslimin talep edildiğini, mahkemece şikayetin reddine karar verildiğini, dairelerince 12.02.2020 tarihli 2019/1200 E.-2020/350 K. sayılı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve şikayetin kısmen kabulü ile tahliye işleminin iptaline yönelik kararın dairemiz 15.03.2021 gün ve 2020/7258 E.- 2021/2893 K. sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiğini, İİK’nun 40/2. maddesinin ilamlı takiplerde uygulanabileceğini, uyuşmazlık konusu takibin ilamsız takip olduğunu, Sulh Hukuk Mahkemesi’nin itirazın iptali ve tahliyesine ilişkin olarak başlatılmış bir takip olmadığından, bu takip bakımından anılan maddenin uygulama yeri bulunmadığı gerekçeleriyle, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğundan davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu istinaf dilekçesini tekrarlayarak, istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra memur işlemi şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu 16. madde, 40. madde.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Taşınmazların ilamsız icra yoluyla başlatılan takip sonrasında verilen tahliye kararı gereği tahliye edildiği, ancak tahliye infazından sonra Bölge Adliye Mahkemesince tahliye kararının kaldırılarak reddedilmesi sebebiyle İİK 40. maddesi uyarınca İİK 366/son göndermesiyle icranın iadesi mümkün ise de; temyiz aşamasında İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesi 11.12.2018 tarihli tahliye kararının kesinleştiği ve bu kararın maddi anlamda kesin hüküm teşkil ettiği, İcra Hukuk Mahkemesi bağlayacağından İİK 40. maddesi gereğince icranın iadesi mümkün değildir. Şikayetin bu gerekçe ile reddi gereken yazılı gerekçe ile reddi yerinde olmasa da sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.04.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.