Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/52 E. 2023/669 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/52
KARAR NO : 2023/669
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 31.01.2018 havale tarihli dilekçesi ile; … 5. İcra Müdürlüğünün 2017/16556 sayılı takip dosyası ile … Hantaş…Ltd. Şti. aleyhine icra takibi başlattıklarını, takibin kesinleştiğini, takip borçlusu ile davalılar arasında 26.05.2017 gün ve 10146 sayılı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin tapuya şerh edildiğini, borçlunun bu halde davalılar ile yaptığı sözleşmeye göre alacaklı duruma geçtiğini, bu nedenle davalılara İİK 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ ettirdiklerini, borçlunun davalılardan alacağı olmasına rağmen borçları olmadığından bahisle 22.01.2018 tarihli dilekçe ile birinci haciz ihbarnamesine itiraz ettikleri iddiası davalıların haksız ve gerçeğe aykırı itirazları nedeni ile, sanıkların gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ( 2004 sayılı Kanun) 338 inci maddesi gereğince cezalandırılmaları ve İİK’nın 89/4 üncü maddesi gereğince

247.425,00 TL tazminata mahkum edilmeleri için dava açılmıştır.

2…. 3. İcra Ceza Mahkemesinin, 29.09.2020 tarihli kararı ile sanıklar hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçundan, atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından sanık … ve sanık …’in ayrı ayrı beraatlerine, tazminat davasının açılmamış sayılmasına, karar verilmiştir.

3…. Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 02.07.2021 tarihli ve 2021/1076 Esas, 2021/1749 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun, hmk’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Müşteki vekilinin temyiz istemi, istinaf dilekçesinin hiçbir yerinde tazminat yönünden bir talepleri olmadığı, aksine tazminat harcını yatırmadıklarını açıkça belirttikleri, bu beyana rağmen mahkeme kararının tazminat yönünden bozulması için talep etmelerinde hukuki yararlarının olmadığı, istinaf gerekçelerinin, olay tarihinde sanıklar ile dosya borçlusu arasında halen yürürlükte olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden dolayı dosya borçlusunun sanıklardan alacaklı olmasına rağmen 89/1 haciz ihbarnamesine haksız yere itiraz eden sanıkların beraatlerine dair kararın ve mahkemece sanıklar lehine hükmedilen vekalet ücretinin bozulmasını sağlamaktan ibaret olduğu, mahkemenin ise bu taleplerini hiç incelemediği, dosya borçlusunun, sanıklar ile yapmış olduğu sözleşme gereği borcunu ifa ederek alacaklı duruma geçtiği, borçlunun sanıklardan alacağı olduğu halde 89/1 haciz ihbarnamesine yapmış oldukları itirazın haksız olduğu, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesinde hukuka uyarlılık bulunmadığı, vekalet ücreti yönünden ise, tek dilekçe ile sanıkların cezalandırılmaları ve tazminat talebinde bulundukları, ancak tazminat davasının harcını yatırmadıkları, mahkemenin,davacı aleyhine hem tazminat davası yönünden her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücreti hem de ceza davası yönünden her bir sanık lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmettiği, mahkemenin vekalet ücreti yönünden vermiş olduğu kararın hatalı olduğu, bir davanın açılmış olduğunun kabul edilebilmesi için harcının yatırılmış olması gerektiği, harcı yatırılmamış davanın açılmamış olduğu, açılmamış olan bir dava nedeniyle karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, mahkemenin açılmamış olan bir dava nedeniyle karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmetmiş olduğu, mahkeme kararının bu yönü ile de hatalı olduğu, sanıklar aleyhine yapılan şikayet nedeniyle ceza davası açıldığı, ceza davasında beraat eden sanıklar lehine hükmolunan vekalet ücretinin hazineden alınmasına karar verileceği, vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklara verilmesine karar verilmesi gerekirken davacıdan alınmasına karar verilmiş olmasının da hatalı olduğu, sanıkları tek dilekçe ile şikayet ettikleri, açılmış tek bir dava olduğu, mahkemenin tek vekalet ücretine hükmetmesi gerekirken her bir sanık yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmetmesinin de hatalı olduğu , kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; takip borçlusu ile davalı-sanıklar arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, dava dışı takip borçlusunun davalılardan alacaklı durumda olduğu, bu nedenle davalılara tebliğ edilen İİK’nın 89/1 haciz ihbarnamesine davalılar tarafından takip borçlusuna borçları olmadığından bahisle itiraz edildiği iddiası ile sanıkların gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan cezalandırılmaları ve İİK’nın 89/4 üncü maddesi gereğince 247.425,00 TL tazminata mahkum edilmeleri talebine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıkların İİK 89/1 ihbarına karşı icra takip dosyasına avukat vekilleri aracılığı ile itiraz ettikleri, bu halde cezaların şahsiliği ilkesine göre sanıklara ceza verilemeyeceğinden İİK 338 cezalandırma talebi kapsamında her iki sanığın ayrı ayrı beraatine, … bu dava iki yönlü niteliği itibarı ile tazminat talebinin nispi harca tabi olduğu, harç ikmali yapılmaksızın tazminat davasının görülemeyeceği ve bu meyanda mahkemece müşteki tarafa yapılan ihtarla verilen süreler ve kesin sürelere rağmen tazminat talebi kapsamında gerekli harç ikmalinin yapılmadığı ve yapılmayacağı anlaşıldığından, tazminat talep davasının açılmamış sayılmasına dair karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Şikayet dilekçesinde, İİK’nın 338. maddesi uyarınca cezalandırma isteği ile birlikte aynı Kanunun 89/4. maddesi uyarınca da tazminat isteminde bulunulduğu, aynı Kanun’un 89/4. maddesindeki “İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” hükmü ile Harçlar Kanun’un 32. maddesinde yer alan “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz” hükmü uyarınca tazminata ilişkin dava ile ilgili olarak yargılamanın yapılabilmesi için harcının yatırılması gerektiği cihetle, somut olayda, davacı vekiline yukarıda ifade olunduğu üzere mahkemece nispi harca tabi olan tazminat davası için birinci haciz ihbarnamesinde belirtilen borç miktarı üzerinden hesaplanan (4225,40 TL)nispi harcın tamamlatılması için 21.02.2020 tarihli 7. celsede bir sonraki celseye kadar (31.03.2020) ihtaratlı kesin süre verildiği, davacı vekilinin 10. celseye katılıp harç ikmali yapmadıkları ve yapmayacaklarını ifade etmesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A.İİK 89/4 Maddesi Uyarınca Talep Edilen Tazminata İlişkin Olarak Kurulan Vekalet Ücretine İlişkin Yapılan Temyiz İstemi Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, müşteki vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B.Sanık Hakkında Hakikate Aykırı Beyanda Bulunmak Suçuna Yönelik Kurulan Hüküm Yönünden;
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre;
Müşteki vekilinin istinaf dilekçesi içeriğinden açıkça sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerinin istinaf konusu edildiği anlaşılmakla, bölge adliye mahkemesince istinaf konusu edilen hususla ilgili inceleme yapılmamış olması bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A.İİK 89/4 Maddesi Uyarınca Talep Edilen Tazminat Talebine Yönelik Olarak Kurulan Vekalet Ücretine İlişkin Yapılan Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 02.07.2021 tarihli ve 2021/1076 Esas, 2021/1749 Karar sayılı kararında müşteki vekilince öne sürülen temyiz

sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B.Sanık Hakkında Hakikate Aykırı Beyanda Bulunmak Suçuna Yönelik Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (b) bendinde açıklanan nedenle müşteki vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 02.07.2021 tarihli ve 2021/1076 Esas, 2021/1749 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2023 tarihinde karar verildi.