YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5436
KARAR NO : 2022/13844
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte, ipotekli taşınmaz malikinin icra mahkemesine başvurusunda, kendisine hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmediğini ve sair şikayetlerini ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; ihtarnamenin şikayetçiye tebliğine rağmen sürede itiraz edilmediği, bilirkişi raporuna göre de takipte istenen alacağın yerinde olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği, kararın şikayetçi ipotek borçlusu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; şikayetçinin istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, kararın şikayetçi tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
İİK’nun 150/ı maddesi uyarınca; krediyi kullandıran tarafça, noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adresine gönderilen hesap özetine, borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde, ihtardaki borç miktarı kesinleşir. Bu madde uyarınca, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese çıkarılmış olan tebligat, iade edilse bile, tebliğ edilmiş sayılır.
Öte yandan, ipotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye, İİK’nun 150/ı maddesi gereğince hesap özeti gönderilmesi zorunluluğu bulunmamakta ise de; ipotek veren üçüncü kişi hakkında takip yapılabilmesi için Türk Medeni Kanunu’nun 887. maddesi uyarınca, alacağın kendisinden istenmesi, yani muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, söz konusu düzenleme gereğince, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamaz. Nitekim, İİK’nun 150/ı maddesinin son cümlesi; “Hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması, Türk Medeni Kanunu’nun 887. maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, takibe dayanak yapılan ihtarnamenin, Üsküdar Noterliği’nin 29.3.2019 tarihli ihtarnamesi olduğu, söz konusu ihtarnamenin takip dosyasında bulunmasına rağmen tebliğ şerhinin, Dairemizin 30.11.2022 tarihli eksiklik talep yazısı ile de istenmesine rağmen gönderilmediği gibi alacaklı tarafından da dosyaya sunulmadığı, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince hükme esas alınan 22.3.2019 tarihli ihtarnamenin tebliğine ilşkin 27.3.2019 tarihli tebliğ mazbatası incelendiğinde ise; tebligatın TK’nun 21/1 gereğince yapılmaya çalışıldığı, Dairemiz uygulamalarında tüzel kişilere yapılan tebligatlarda TK’nun 21/1. maddesinin tüm koşullarının sıkı bir şekilde uygulanmayacağı belirtilmiş olmakla beraber bunun haber verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, haber verilen komşunun isminin usulüne uygun bir şekilde tutanağa geçirilmesi gerektiği anlaşılmakla beraber, tebligatta haber verilen komşu ismi bulunmaması nedeniyle tebliğ işleminin TK’nun 21/1. maddesine aykırı ve dolayısıyla usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.
O halde, şikayetçi ipotek borçlusuna gönderilen ve dosyada bulunan tek tebligat 27.3.2019 tebliğ tarihli olan tebligat olup, bu tebligat da usulsüz tebliğ edilmekle, TK’nun 32. maddesi gereğince usulsüz tebligattan en geç icra emri tebliği ile haberdar olan şikayetçinin icra mahkemesine yaptığı başvurunun sürede olduğu nazara alınarak, takibin İİK’nun 150/ı maddesindeki koşullar oluşmadan başlatıldığı görüldüğünden, mahkemece şikayetin kabulü ile şikayetçi ipotek borçlusu yönünden icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 24.02.2022 tarih ve 2021/866 E. – 2022/482 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Uşak İcra Hukuk Mahkemesi’nin 26.01.2021 tarih ve 2019/214 E. – 2021/54 K. sayılı kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.