YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5520
KARAR NO : 2023/306
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki takibin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, takip durdurulmadığından davalı lehine tazminata hükmedilmediği karar verilmiştir.
Kararın davacı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; alacaklı tarafından hakkında bonoya dayanarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, takibe konu bonoya ilişkin borcun borçlu tarafından 30.11.2010 tarihli makbuz ile ödendiğini, senet lehtarının … Grup … Ltd. Şti.’nin ve … … Ltd. Şti.’nin yetkilisi olduğunu belirterek takbin iptali ile alacaklı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan makbuzdaki imza ve yazıların alacaklıya ait olmadığını, makbuzda, takibe konu senede açıkça atıf yapılmamış olduğunu söz konusu makbuzda senedin vade tarihinin olmadığını, tanzim tarihli, aynı miktarlı fakat değişik vade tarihli çok sayıda senet vermiş olabileceğini, hangi vade tarihli senede ilişkin ödeme yapıldığının açıkça yazılması gerektiğini, alacaklının iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, davacı borçlunun senet bedelini ödediğini iddia ettiği kişi dava dışı üçüncü kişi olup hem lehtardan hem de hamilden farklı bir tüzel kişilik olduğunu, iki şirket arasında herhangi bir organik bağın bulunmadığını, ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; TTK kapsamı ile yasal unsurları tam olan senette davacının borçlu olarak isim ve imzasının bulunduğu, senetteki imzaya itiraz etmeyen davacının takip alacaklısına ödeme yapıldığına ilişkin İİK 68. md kapsamında yazılı belge sunmadığı, senet metninden anlaşılamayan defilerin dar yetkili icra hukuk mahkemesinde ileri sürülemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili; dava dilekçesini tekrarla, dava konusu senedin bedelsiz kaldığı hususunun Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/101 E.- 2021/307 K. sayılı kararıyla da sübuta erdiğini, işbu kararın kesinleştiğini, … bedelsiz senedi kullanmaktan ceza aldığını, böylece kararın bu yönüyle de ceza mahkemesi kararına aykırılık teşkil ettiğini, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/169 D. iş sayılı kararıyla da haksız icra takibi yapıldığı hususunun sübuta erdiğini, karşı taraf aleyhine açılan menfi tespit davasında aksi bir karar çıkması halinde dahi icra mahkemesi kararıyla çelişki olacağını belirterek mahkeme kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; borçlu tarafından İİK’nın 169/a maddesinde öngörülen nitelikte bir belge ile ispatlanamadığı, dava dilekçesine ekli olarak sunulan ödeme makbuzunun alacaklı adına olmadığı, ayrıca alacaklı tarafından da iddiaların, makbuzdaki imza ve yazıların, ödemenin kabul edilmediği, davacı borçlu tarafından belirtilen ceza davasındaki kararın senet lehtarı dava dışı … hakkında verildiği, dosya kapsamı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu vekili, istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde takibin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 169/a-1 Maddesi ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.