Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/62 E. 2023/1865 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/62
KARAR NO : 2023/1865
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müşteki 18.03.2020 havale tarihli dilekçesi ile; sanığın şikayetçiye 17.029,58 TL borcu olması sebebiyle hakkında Geyve İcra Müdürlüğünün 2016/275 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, sanığın asıl alacak ve ferileri ile birlikte şikayetçiye yaklaşık 27.000,00 TL borcu bulunduğunu, icra takibinin kesinleştiğini, borçlunun buna rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını, takip devam ederken ve takipten sonra 06.12.2019 gününde alacaklısından mal kaçırmak amacıyla tapuda … ili, … ilçesi, … mahallesi, 955 ada 6 parsel Blok/Giriş A 6 nolu bağımsız bölümü davalı Fettullah Tiryakioğlu’na devredip satış gibi gösterdiğini, yapılan satış işlemini Geyve İcra Müdürlüğünün 2016/275 Esas sayılı dosyasında UYAP üzerinden 18.12.2019 tarihinde icra müdürlüğünün taşınmaz üzerindeki haczi kaldırılması ile öğrendiklerini, borçlunun alacağını tahsil etmesini engellemek için

üzerine kayıtlı tek mal varlığı olan … ili, … ilçesi, … mahallesi, 955 ada 6 parsel Blok/Giriş A 6 bağımız bölümü muvazaalı olarak devretmek suretiyle mülkiyetinden çıkarttığını beyanla sanığın alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla mevcudu eksiltmek suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ( 2004 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması için dava açılmıştır.
2. Geyve İcra Ceza Mahkemesinin, 11.11.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla mevcudu eksiltmek suçundan, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ( 2004 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 3.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 21.05.2021 tarihli ve 2021/557 Esas, 2021/1756 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun CMK’nun 280 inci maddesinin ikinci maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanığın CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine, karar verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Müşteki vekilinin temyiz istemi, takip devam ederken sanık …’nın 06.12.2019 tarihinde alacaklısından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı tek malvarlığı olan tapuda … İli … İlçesi … Mahallesi, 955 ada 6 parsel Blok/Giriş:A 6 nolu Bağımsız bölümü öz dayısı Fetullah Tiryakioğlu’ na devredip satış gibi gösterdiği, yapılan satış işleminin muvazaalı olduğu, … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/433 Esas sayılı dava dosyasında sanık … ile taşınmazı devralan Fetullah Tiryakioğlu’na karşı tasarrufun iptali davası açıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, mahkeme tarafından eyleme konu taşınmazların üçüncü şahıslara devrinin alacaklısını zarara sokmak amacıyla yapılıp yapılmadığının tespiti açısından öncelikle taşınmazlara dair taşınmaz devir sözleşmeleri ve ipotek tesisine dair sözleşmeler getirtilerek; söz konusu taşınmazları devralan şahıslar tanık olarak dinlenilmeden, devredilen taşınmazların satış bedelleri ile gerçek bedelleri ile sanığa gerçekten bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan, devredilen taşınmazların şikayet tarihi itibariyle ve halen kim ya da kimler tarafından kullanıldığı tespit edilmeden, devreden sanık ile devralan şahıslar arasında yakın akrabalık ilişkisi bulunup bulunmadığı ve sanığın savunmasında belirttiği üzere devredilen taşınmazların bedelleri ile asıl borçlu borçlarının ödenip ödenmediği araştırılmadan, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesinin doğru olmadığı, sanık …’nın, adına kayıtlı tek taşınmazı öz dayısına devrederek alacaklıyı zarara sokmak istediği, borçlunun bu muvazaalı işlemleri yapmasındaki yegane maksadının alacaklıyı zarara sokmak olduğu ve suçun maddi ve manevi unsurlarının borçlu tarafından işlendiğinin sabit olduğu, sanığın cezalandırılmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık adına kayıtlı … ili, … ilçesi, … mahallesi, 955 ada 6 parsel Blok/Giriş A 6 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın alacaklıyı zarara uğratmak kastı ile satıldığı iddiasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkındaki icra takibinin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip niteliğinde olduğu, sanığın takip konulu dava açmadığı, alacaklı vekilinin talebi üzerine kıymet takdiri raporunun borçluya 26.09.2019 tarihinde tebliğ olduğu, sanığın getirtilen tapu kayıtlarına göre taşınmazını 06.12.2019

tarihinde yani kıymet takdiri raporunun tebliğinden 2 ay 10 gün kadar sonra üçüncü kişiye sattığı, hazır olan sanığın beyanında taşınmaz karşılığında aldığı parayı hangi borcuna karşılık verdiğinin belirsiz olduğu, icra dosyasında alacağın halen ödenmediği, sanığın eylemi borcu ödemeyip alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla gerçekleştiğinin kabulü gerektiği anlaşıldığından, sanığın alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla mevcudu eksiltmek suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’ nin 30.04.2019 tarih ve 2019/3621 E- 2019/7256 K. sayılı “İİK’ nın 106 ve 110 maddelerinde belirtilen sürelerde haciz yenileme talebinde bulunmayan alacaklının haczin düşmesine kendi kusuru ile sebep olduğu, dolayısıyla zarar unsuru oluşmadığı gerekçesiyle yasal unsurları oluşmayan suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken …” şeklindeki açıklamalar ile somut dosyada icra dosyası kapsamında yapılan haczin düştüğü şeklindeki başvurusu üzerine Geyve İcra Dairesi’ nin 18.12.2019 gün ve 2016/275 Esas sayılı kararı ile İİK’ nın 106 ve 110 maddeleri uyarınca haczin kaldırıldığı dikkate alındığında; atılı suçun unsurları oluşmadığından bahisle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı ise de, bu aykırılığın olayın daha fazla aydınlanmasına ihtiyaç duyulmadan ve duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olup sanık lehine sonuç doğuracağından CMK’nın 280/1-a ve 303 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın atılı suçtan CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine dair karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Alacaklının borçluya yönelik icra takibi kapsamında şikayete konu taşınmaza haciz şerhi koydurduğu, fakat İİK’nun 106 ve 110 uncu maddelerde belirtilen sürelerde haciz yenileme talebinde bulunmayarak haczin düşmesine kendi kusuru ile sebep olduğu, dolayısıyla zarar unsurunun gerçekleşmediği ve atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı hususu açıktır.
2. Sanık hakkında, atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
3.Müşteki vekilinin, takip devam ederken sanık …’nın 06.12.2019 tarihinde alacaklısından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı tek malvarlığı olan tapuda … İli … İlçesi … Mahallesi, 955 ada 6 parsel Blok/Giriş:A 6 nolu Bağımsız bölümü öz dayısı Fetullah Tiryakioğlu’ na devredip satış gibi gösterdiği, yapılan satış işleminin muvazaalı olduğu, … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/433 Esas sayılı dava dosyasında sanık … ile taşınmazı devralan Fetullah Tiryakioğlu’na karşı tasarrufun iptali davası açıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği,kararın henüz kesinleşmediği, mahkeme tarafından eyleme konu taşınmazların üçüncü şahıslara devrinin alacaklısını zarara sokmak amacıyla yapılıp yapılmadığının tespiti açısından öncelikle taşınmazlara dair taşınmaz devir sözleşmeleri ve ipotek tesisine dair sözleşmeler getirtilerek; sözkonusu taşınmazları devralan şahıslar tanık olarak dinlenilmeden, devredilen taşınmazların satış bedelleri ile gerçek bedelleri ile sanığa gerçekten bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan, devredilen taşınmazların şikayet tarihi itibariyle ve halen kim ya da kimler tarafından kullanıldığı tespit edilmeden, devreden sanık ile devralan şahıslar arasında yakın akrabalık ilişkisi bulunup bulunmadığı ve sanığın savunmasında belirttiği üzere devredilen taşınmazların bedelleri ile asıl borçlu borçlarının ödenip ödenmediği araştırılmadan, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesinin doğru olmadığı, sanık …’nın, adına kayıtlı tek taşınmazı öz dayısına devrederek alacaklıyı zarara sokmak istediği, borçlunun bu muvazaalı işlemleri yapmasındaki yegane maksadının alacaklıyı zarara sokmak olduğu ve suçun maddi ve manevi unsurlarının borçlu tarafından işlendiğinin sabit olduğu, sanığın cezalandırılmasına ilişkin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.

4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, atılı suçun unsurlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, müşteki vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 21.05.2021 tarihli ve 2021/557 Esas, 2021/1756 Karar sayılı kararında müşteki vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Türkeli İcra Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.