Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/6260 E. 2022/13026 K. 08.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6260
KARAR NO : 2022/13026
KARAR TARİHİ : 08.12.2022

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, şikayete konu tapunun 2 Parsel’inde kayıtlı taşınmaz üzerine haciz konulduğu ve şikayetçi tarafından buranın haline münasip evi olduğundan bahisle meskeniyet şikayetinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince istemin süre aşımından reddedildiği, şikayetçi 3. kişinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvuru dilekçesinde istinaf nedenlerinin gösterilmediği belirtilerek, kamu düzeni ile sınırlı inceleme yapıldığı, buna göre de kamu düzenine bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, kararın şikayetçi tarafından adli yardım talepli temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar şikayetçi tarafından karar adli yardım talebi ile temyiz edilmiş ise de; temyiz harçlarının yatırıldığı görülmekle, konusuz kalan adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi:
İİK’nun 82/1-12. maddesinde borçlunun haline münasip evinin haczolunamayacağı ifade edilmektedir.
Somut olayda, şikayetçinin, takip borçlusunun eşi olup taşınmazın maliki olmaması sebebiyle meskeniyet şikayetinde bulunamayacağı açıktır.
6100 sayılı HMK’nun 114/1-d maddesinde, taraf ve dava ehliyeti dava şartı olarak düzenlenmekte olup, bu hususun her aşamada kamu düzeni nedeniyle re’sen değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava şartı, davanın açılmasından hükmün verilmesine kadar var olmalıdır. Her ne kadar şikayetçi, yasal sürede istinaf süre tutum dilekçesi sunmasına rağmen, gerekçeli karar tebliğinden itibaren 10 günlük yasal sürede gerekçeli istinaf dilekçesi sunmamış ise de aktif husumet ehliyetinin kamu düzeni nedeniyle re’sen değerlendirilmesi gerekmektedir.
O halde, mahkemece şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, süreden reddi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden karar sonucu itibariyle doğru olup, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ :
Şikayetçi 3. kişinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 364. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken HMK’nun 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 80,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 08.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.