YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6400
KARAR NO : 2023/225
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kambiyo senedine dayalı ilamsız icra takibinde borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı borçlu şirketler vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde; takibe konu senetlerin müvekkili şirketlerin yetkilisi tarafından tanzim ve imza edilmediğini, senetlerin lehtar kısmında alacaklı görünen tarafın 07.01.2019 tarihinde iflasına karar verildiğinden hükmi şahsiyetinin (taraf ehliyeti) olmadığını, senetlerin tanzim tarihinin lehtar şirketin iflas erteleme sürecinde mahkemece atanan kayyum tarafından yönetildiği döneme denk geldiğini, kayyumun onayına tabi tutulmayan tüm … ve işlemlerin geçersiz olduğunu, ciro zincirlerinin kopuk olduğunu, takibe konu edilen senetlerin hamil tarafından protesto edilmemiş olduğu halde bu senetlere dayalı takip başlatılmasının hatalı olduğunu, ayrıca müvekkili firmaların senetlerde lehtar kısmında görünen firma ile hiçbir ticari mal alışverişinin de olmadığını, kambiyo evrakı düzenleme yetkisi olmayan kişi tarafından düzenlenmiş olan belgeye dayalı takibin iptali gerektiğini, kaldı ki mezkur kişinin firmaların önceki yetkilisi olup firmaların devir tarihinden sonraki dönemde ibraname ve beyannamesinde beyanlarının bulunduğunu, takibe konu edilen senetler ve şüpheliler tarafından tanzim edilerek müvekkili firmalar aleyhine takibe geçilmiş birçok senetlerle ve … bu davaya konu senet ile ilgili soruşturma dosyası ile şikayette bulunulduğunu, tüm bu nedenlerle şikayetin kabulü ile takibin iptaline, karşı taraf aleyhine İİK 170. maddesi uyarınca %20’den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına ve alacağın %10’u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın taleplerinin tüm yönleriyle reddine, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına ve takip konusu alacağın %10’u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı borçluların takibe dayanak senedin düzenleyicisi olduklarından imzaların istikrarı ilkesi gereğince keşideci imzası nedeniyle sorumlu oldukları, takip dayanağı bono üzerinde şeklen lehtarın cirosu bulunduğu görülmekle, buna göre alacaklının yetkili hamil olduğu, hamilin icra takibi yapabilmesi için haklı hamil olması gerekmeyip yetkili hamil olması yeterli olup ayrıca senedin tanzim edildiği tarih itibariyle şirketin iflas halinde olmadığı anlaşılmakla, lehtarın iflas erteleme süresi içerisinde bono keşide etme yetkisinin sınırlandırıldığına ilişkin iddiası yerinde bulunmayıp, davalı alacaklının cirantaya karşı protesto evrakı olmadan takip başlatması mümkün değil ise de keşideciye karşı takip başlatılması için senedin protesto edilmesi şartının aranmayacağı dikkate alındığında, davacılar vekilinin belirtilen hususlara ilişkin iddialarının yerinde olmayıp davacıların İİK’nın 169/a maddesinde sayılan yazılı belgelere dayanmadıkları görüldüğünden ve kesinleşmeyen ceza dosyaları ve soruşturmaların dar yetkili icra mahkemesinde bekletici mesele yapılamayacağı gerekçeleriyle davacıların davasının reddine, tensip ara kararı ile takibin durdurulmasına karar verildiğinden davacılar aleyhine asıl alacağın %20’si oranı olan 700.000,00 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Tedbir kararı gereği lehtar şirketin çek senet keşide ve temlikinde kayyumun onayının bulunmasının zorunlu olduğu, davaya ve takibe konu senetteki ilk cironun lehdar firma adına kayyum tarafından yapılmadığı, bu yüzden kayyum onayı bulunmaksızın yapılan cironun geçerli bir ciro sıfatına haiz olmayıp ciro zincirindeki kopukluğun sonraki cirantaların kambiyo takibi yapmasını engelleyici nitelik taşıdığı, davalının senetteki ilk cironun mahkemece atanan kayyum tarafından yapılması gerektiğini bilmedikleri iddiasının kabul edilemeyeceği, şirket hakkındaki Asliye Ticaret Mahkemesi kararının ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, senedi ciro suretiyle devir alan hamilin bu durumu basiretli tacir olarak araştırma zorunluluğu olduğu, davalının ticaret sicil gazetesinde aleni olduğu için bilmesinin olağan olduğu, dosya içerisindeki mevcut ifadeler, deliller ile kriminal raporların da takibe konu edilen senedin sahteliğini ispata elverişli mahiyette olduğu, davanın reddedilmesinin yanlış olduğu, senedi takibe koyan hamilin kendisinden önceki cironun kayyum tarafından yapılması gerektiğini bilmediğini iddia etmesinin kabul edilemeyeceği, … 5. Ağır Ceza Mahkemesi 2021/712 Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda yargılamaya konu senetlerin şirket muhasebe kayıtlarında olmadığı, taraflar arasında herhangi bir ticari alışveriş nedeniyle verilmediği, davalı alacaklı lehine asıl alacağın %20’si oranında tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olup söz konusu senetlerin sahte olduğu, müvekkili firmanın senetlerin tanzim ve imza aşamasında hiçbir dahli olmadığı, tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1. Davacı borçlu şirketlerin senetlerin tanzim tarihi itibariyle şirket yönetim kurulu başkanı … …’ın olduğu, takibe konu senetlerdeki imzanın … … tarafından atılmadığına ilişkin bir iddianın bulunmadığı, şirket yetkilisi olarak kambiyo evrakı düzenleme hak ve yetkisinin bulunduğu, …’in ise senetlerin tanzim tarihi itibariyle şirketlerde herhangi bir yetkisinin bulunmadığı, … … ve … arasında imzalanan ve ibraname olarak belirtilen belgenin senetlerin tanzim tarihinden sonra olup Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmadığı, belgenin taraflar arasında iç ilişkide dikkate alınabileceği, iyi niyetli 3. kişilere karşı defin yoluyla ileri sürülemeyeceği,
2.Davacı keşideciler tarafından … Yatırım A.Ş.’nin cirosundaki imzaya itiraz edildiği, kambiyo takibi yapabilmek için selahiyetli hamil olmak yeterli olup haklı hamil olmak şart olmadığından davacılar tarafından da keşideci konumundaki kendi imzalarına itirazları bulunmayıp senedi ciro eden lehtarın ciro imzasına itiraz hakkı olmadığından, yetkili hamil olan alacaklının keşideciler hakkında takip yapmasına da engel teşkil etmediğinden keşideci borçluların lehtarın ciro imzasının geçersiz olduğunu belirterek ciro silsilesinde kopuk olduğu iddiasında bulunamayacakları, davacı borçlu şirketlerin keşideci sıfatıyla sorumluluklarının bulunduğu, alacaklının ise yetkili hamil olduğu, … Cumhuriyet Başsavcılığınca davaya konu senetle ilgili soruşturma evrakının bulunmasının dar yetkili İcra Mahkemesince bekletici mesele yapılamayacağı, takibin durması nedeniyle İİK’nın 169/a-6 maddesi uyarınca itirazların reddi halinde borçlu diğer tarafın isteği üzerine takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir hükmü gereğince davacı borçlular aleyhine tazminat hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu şirketler vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki itiraz sebeplerinin aynen tekrar edildiği görülmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine dayalı ilamsız icra takibinde borca itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, …
2.6102 sayılı TTK md. 690 göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 589. maddesi, TTK md. 598,
3.İİK md.169/a
3. Değerlendirme
Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı borçlular vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.