YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/65
KARAR NO : 2023/2093
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 16.05.2016 havale tarihli dilekçesi ile; borçlu şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı alınarak 31.12.2014 tarihinde borçlu şirketin adresine hacze gidildiğini, borçlu şirket adresindeki bina üzerindeki borçlu adı silinerek …A.Ş. yazısı yazıldığının görüldüğünü, …A.Ş.’nin gerçekte eski … San. Ve Dış. Tic. Ltd. Şti. yetkilileri tarafından gayrimenkul mülkiyetinin …A.Ş.’ye devredildiğinin beyan edildiğini, 17.09.2014 tarihinde gayrimenkulün … A.Ş.’ye kiralandığını ,bir süre iki şirketin aynı adreste faaliyet gösterdiğini ve akabinde 7 gün sonra 25.09.2014 tarihinde … A.Ş.’ye satıldığını, taşınmazın …A.Ş.’ye kiralanması ve satılması arasındaki yedi gün gibi kısa bir sürenin sanıkların alacaklıyı zarara uğratma çabasında
olduklarını gösterdiğini, devir işlemine ilişkin tasarrufun iptali davası açıldığını, 31.12.2014 tarihli hacizde muhafaza altına alınan menkuller üzerindeki istihkak iddialarının reddedildiğini ve 09.01.2015 tarihinde yeniden haciz yapıldığını ve muhafaza altına alınan menkullerin yediemin olarak … teslim edildiğini, sonrasında menkullerin Mahir Tufanoğluna teslim edildiğini, 18.03.2015 tarihinde yediemin olarak …’na teslim edilen menkullerin mahallinde gösterilmesi için adrese gidildiğinde menkullerin mahalde bulunamadığını, tüm hacze kabil malların kaçırıldığını, 10.05.2016 tarihli hacizde fabrika binasının duvarlarının dahi sökülmüş olduğunun tespit edildiğini, binanın içerisinin tamamen boş olduğunu borçlu şirket yetkililerinin alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla kaçırılmış olduğunun açık olduğunu, şikayet edilen sanıkların alacaklılarıdan mal kaçırmak kastı ile yapmış oldukları batıl satış tasarrufu nedeni ile, sanıkların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası, 332 inci ve 333/a ıncı maddeleri gereğince cezalandırılmaları için dava açılmıştır.
2…. 1. İcra Ceza Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli kararı ile, sanık … yönünden; 5231 Sayılı TCK’nun 75/3 maddesi gereğince vazgeçme nedeniyle 2004 Sayılı İİK’nun 354 üncü maddesi gereğince davanın düşürülmesine, sanıklar …, …, … ve … yönünden sanıkların ayrı ayrı beraatlerine, karar verilmiştir.
3…. Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 09.06.2021 tarihli ve 2021/1225 Esas, 2021/2022 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik müşteki vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, CMK’nın 303 ve 280/1-a-c maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanıklar hakkında açılan davada şikayetin süresinde yapılmamış olması nedeniyle İİK’nun 347. maddesi gereğince müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine, karar verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Müşteki vekilinin temyiz istemi, borçlu şirketin tek bir gayrimenkulünü hiçbir bedel almadan …A.Ş.’ye tapuda satış göstermek suretiyle devrettiği, yaşanan süreçte sanıklar arasında hiçbir haklı gerekçe olmaksızın gerçekleşen olaylar silsilesinin sadece bu taşınmazla ilgili yapılan bu işlemlerin suça konu eylemlerin gerçekleştirdiğinin kanıtı olduğu, … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/700 Esas sayılı dosyası ile …A.Ş. ile … A.Ş. arasında taşınmaz satışına ilişkin olarak tasarrufun iptali davası açıldığı, bu davada dava dışı alacaklı … A.Ş. tarafından taşınmazın cebri icra yoluyla satışının yapılması gerekçesiyle davanın konusuz kaldığı, ancak tasarrufun iptali için mahkeme tarafından verilen bu kararın, sanıkların yani …A.Ş. ile … San. Ve Dış. Tic. Ltd. Şti. arasındaki muvazaalı işlemlerin varlığını ortadan kaldırmayacağı, 31.12.2014 tarihli haciz ve muhafaza tutanağından anlaşılacağı üzere o tarihten 10.05.2016 tarihine kadar borçlu şirket çalışmalarına muvazaalı da olsa devam edildiği ve haciz işlemlerinin uygulandığı, ancak 18.02.2016 tarihinde hacizli malların fabrikada bulunamadığı ve kaçırıldığı, somut zararın 18.02.2016 tarihinde öğrenildiği, sanıklar hakkında yapılan şikayet tarihinin 16.05.2016 olduğu ve işbu şikayetin yasal şikayet süresi içinde olduğu, kararının temyiz incelemesi sonucu bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; şikayete konu taşınmazın muvazaalı olarak devredilmesi suretiyle alacaklının zarara uğratıldığı iddiasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İştirak hakkında işlenen suçlardan dolayı şikayetten vazgeçmenin bölünemezliği prensibinden hareketle sanıklardan … hakkındaki şikayetten vazgeçmenin diğer sanıklara da 5231 Sayılı TCK’nun 75/3 maddesi gereğince sirayet edeceğinden … bakımından vazgeçme nedeniyle davanın 2004 Sayılı İİK’nın 354 maddesi gereğince düşürülmesine, sanıklar …, …, …, … bakımından; ticaret sicil müdürlüğünden gelen yanıta göre … dışındaki diğer sanıkların suç tarihi itibari ile şirket yetkilisi olmadıkları anlaşıldığından sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Borçlu şirketin adresinde alacaklı vekilinin hazır bulunduğu 31.12.2014 tarihli haciz sırasında, şirketin bina üzerindeki isminin silinip gayri menkul mülkiyetinin …A.Ş.’ ye devredildiği öğrenildiği halde müşteki vekilinin 16.05.2016 tarihinde şikayetçi olduğu ve böylece İİK’nın 347 inci maddesinde yazılı 3 aylık şikayet süresinin geçtiği anlaşıldığından İİK’nın 347 inci maddesi gereğince sanıklar hakkında açılan davanın düşmesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüş, … 1. İcra Ceza Mahkemesinin 03.12.2020 tarih ve 2016/192 E. – 2020/589 K. sayılı kararının kaldırılmasına, İİK’nın 347 inci maddesi uyarınca müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine, karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanıkların üzerlerine atılı suçun, suç tarihi itibariyle İİK’nın 347. maddesinde belirlenen üç aylık ve bir yılık şikayet sürelerine tabi olduğu ve müştekinin şikayete konu fiilleri 31.12.2014 tarihli haciz sırasında öğrendiğinin anlaşıldığı, müşteki vekilinin, eylemleri öğrenme tarihi olan 31.12.2014 tarihine göre, İİK’nın 347. maddesinde yazılı 3 aylık yasal süre geçtikten sonra 16.05.2016 tarihinde şikayetçi olduğu nazara alındığında, şikayetin yasal süre içerisinde yapılmamış olduğu tespit edilmiştir.
2.Sanıklar hakkında müşteki vekilinin 3 aylık süre geçtikten sonra 16.05.2016 tarihinde şikayetçi olması nedeniyle açılan davada şikayetin süresinde yapılmamış olması nedeniyle İİK’nın 347 inci maddesi gereğince müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
3.Müşteki vekilinin,borçlu şirketin tek bir gayrimenkulünü hiçbir bedel almadan …A.Ş.’ye tapuda satış göstermek suretiyle devrettiği, yaşanan süreçte sanıklar arasında hiçbir haklı gerekçe olmaksızın gerçekleşen olaylar silsilesinin sadece bu taşınmazla ilgili yapılan bu işlemlerin suça konu eylemlerin gerçekleştirdiğinin kanıtı olduğu, … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/700 Esas sayılı dosyası ile …A.Ş. ile … A.Ş. arasında taşınmaz satışına ilişkin olarak tasarrufun iptali davası açıldığı, bu davada dava dışı alacaklı … A.Ş. tarafından taşınmazın cebri icra yoluyla satışının yapılması gerekçesiyle davanın konusuz kaldığı, ancak tasarrufun iptali için mahkeme tarafından verilen bu kararın, sanıkların yani …A.Ş. ile … San. Ve Dış. Tic. Ltd. Şti. arasındaki muvazaalı işlemlerin varlığını ortadan kaldırmayacağı, 31.12.2014 tarihli haciz ve muhafaza tutanağından anlaşılacağı üzere o tarihten 10.05.2016 tarihine kadar borçlu şirket çalışmalarına muvazaalı da olsa devam edildiği ve haciz işlemlerinin uygulandığı, ancak 18.02.2016 tarihinde hacizli malların fabrikada bulunamadığı ve kaçırıldığı, somut zararın 18.02.2016 tarihinde öğrenildiği, sanıklar hakkında yapılan şikayet tarihinin 16.05.2016 olduğu ve işbu şikayetin yasal şikayet süresi içinde olduğuna ilişkin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, şikayetin süresinde yapılmamış olduğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, müşteki vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 09.06.2021 tarihli ve 2021/1225 Esas, 2021/2022 Karar sayılı kararında müşteki vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. İcra Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.