YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6944
KARAR NO : 2023/28
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki meskeniyet iddiasına ilişkin şikayet nedeniyle yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince istemin kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı şikayetçi vekili dava dilekçesinde; şikayete konu edilen takip dosyasındaki söz konusu hacizli taşınmazın müvekkilinin haline münasip evi olduğunu belirterek meskeniyet iddiasında bulunup haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın kıymetinin oldukça yüksek olduğunu, taşınmazın kaydında ipotek bulunması sebebiyle meskeniyet iddiasının kötüniyetli olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuş ve davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçinin süresinde meskeniyet şikayetinde bulunduğu kabul edilerek, mahkemece yapılan keşif sonucu hazırlanan raporda taşınmazın kıymetinin 223.783,35 TL olarak tespit edilip dava tarihi itibariyle şikayetçinin 160.000,00 TL’ye haline münasip ev alabileceği ifade edilerek şikayetin kısmen kabulü ile taşınmazın davacının haline münasip ev alabilmesi için gerekli olan 160.000,00 TL’den aşağıya satılmamasına, satıştan tahsil edilen bedelden 160.000,00 TL’nin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İlk Derece mahkemesi kararının hatalı olduğu, kök rapordaki miktarların esas alınıp ek rapordaki miktarların dikkate alınmadığı, taşınmazın haline münasip olduğu, aksi yönde bir karar alınacaksa da kök rapor değil, ek rapora göre belirlenen miktarların dikkate alınması gerektiği ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; incelenen dava dosyasında aldırılan bilirkişi raporuna itiraz sonrasında aldırılan ek bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın değerinin 380.000,00 TL olarak belirlendiği ve davacının alabileceği emsal taşınmaz değerlerinden en düşük olanın değerinin 245.000,00 TL olarak belirlenmesine karşın yerel mahkemece ek rapor yerine kök raporun baz alınmasının hatalı olduğu, bu hususun hükümle ilgili olup, istinafa da konu edildiği nazara alınmakla davacı vekilinin istinaf nedeninin bu yönü ile yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, davaya konu taşınmaz değerinin 380.000,00 TL emsal taşınmaz değerlerinden en düşük olan (245.000,00 TL) taşınmaz değeri yönü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile satışa esas bağımsız bölümün kıymetinin 380.000,00 TL olduğunun tespitine, taşınmazın davacının haline münasip ev alabilmesi için gerekli olan 245.000,00 TL den aşağıya satılmamasına, satıştan tashil edilen bedelden 245.000,00 TL’nin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taşınmazın satışı sonrasında şikayetçi borçlunun elinde kalacak tutarın, ipotek alacaklısı ile satış talep eden haciz alacaklısına verildikten sonra, hiçbir suretle borçlunun haline münasip ev alabileceği bir tutar olmayacağı, ilk derece mahkemesince ek bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığı, temyiz dilekçesinin yazıldığı dönemde konut fiyatlarının dava tarihine göre %300 oranında arttığı ve istinaf dilekçesindeki itiraz sebeplerinin tekrar edildiği görülmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel haciz yoluyla ilamsız takipte meskeniyet şikayeti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, …
2. 2004 sayılı İİK’nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendinde; ‘borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez.’ hükmüne yer verilmiştir.
3. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2015/10747 Esas, 2015/23007 Karar sayılı emsal kararında; ‘İcra Mahkemesince, borçlunun haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise İİK’nun 82/3. maddesine göre satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden haline münasip mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.’ şeklinde hüküm kurulduğu görülmektedir.
4. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2014/24150 Esas, 2016/5166 Karar sayılı emsal bir kararında; “… İİK’nun 82/1-12. maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı, adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. İİK’nun 82/1-12. maddesi gereği meskeniyet şikayetinde bulunulabilmesi için, borçlunun adına kayıtlı meskende bizzat oturması şart olmadığı gibi, burayı kiraya vermesi dahi bu talepte bulunmasına engel değildir. Ayrıca borçlunun birden çok taşınmazı olması halinde de bunlardan biri hakkında meskeniyet şikâyetinde bulunulabilir…” şeklinde ifade edildiği görülmektedir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.