YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7052
KARAR NO : 2022/14139
KARAR TARİHİ : 27.12.2022
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında yapılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, borçlunun, takibe konu senette düzenleme tarihinin bulunmadığı , çift vade olduğu, senedin kambiyo vasfında olmadığı ve sair sebepleri ileri sürerek icra mahkemesine başvurarak takibin iptalini talep ettiği, mahkemece itirazın süresinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın muteriz borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nin 09/03/2022 tarihli ek kararıyla, kararın kesin olarak verildiğinden bahisle temyiz talebinin reddine karar verildiği, borçlu tarafından ek kararın temyiz edildiği anlaşılmıştır.
02/03/2005 tarih ve 5311 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK’nun 363/1. maddesi ile aynı Kanunun bazı maddelerinde (m. 134/4, m. 97/5, m. 36/5 gibi), istinaf yoluna başvurulamayacak icra mahkemesi kararları sayılmıştır.
02.03.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 365/1. maddesinde; “İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise; “Bölge adliye mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince, asıl karar İİK.’nun 365/1-3. maddesi uyarınca kesin olarak verilmiş ve borçlunun bu karara yönelik temyiz istemi de ek karar ile, (kararın kesin olarak verildiğinden bahisle) reddedilmiş ise de; kambiyo yollu takip nedeniyle borca itirazın 5 günlük hak düşürücü süreden reddine dair kararın kesin olduğuna dair 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda herhangi bir hüküm olmadığından esasa ilişkin kararın İİK’nun 365. maddesi gözetildiğinde temyizi kabil olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, İstanbul Bölge Adliye 23.Hukuk Dairesi’nin 09/03/2022 tarih ve 2021/3756 E 2021/3793K. sayılı temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın oybirliği ile kaldırılmasına karar verilerek, İstanbul Bölge Adliye 23.Hukuk Dairesi’nin 31/12/2021 tarih ve 2021/3756 E 2021/3793 K sayılı asıl kararının temyiz incelemesine geçildi:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK’nin 364/2. maddesi göndermesiyle ugulanması gereken 6100 Sayılı HMK’nin 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 80,70 temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 27/12/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.