Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7240 E. 2023/475 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7240
KARAR NO : 2023/475
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ödeme emrine ilişkin şikayetten dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili dava dilekçesinde; ödeme emrinde borcun sebebine ilişkin bir açıklama yapılmadığını, genel bir ifade kullanıldığını, borcun sebebinin anlaşılamadığını, takibin ilamsız olması nedeni ile asile tebligat yapılması gerektiğini, takipte vekaletnamelerinin bulunduğunu ödeme emrinde taraf vekilliklerinin belirtilmediğini beyanla ödeme emrinin ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; vekile ve asile tebligat yapıldığını takibe dayanak belge suretlerinin ödeme emrine eklendiğini, davacının amacının takibi uzatmaya yönelik olduğunu beyanla şikayetin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı alacaklının şikayetçi şirketten olan alacağının tahsili amacıyla … İcra Dairesi’nin 2018/832 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı davacı tarafın çeşitli başlıklar halinde takibin usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle şikayette bulunduğu ilk şikayetin takipte borcun sebebinin gösterilmediği iddiasına yönelik olduğu ancak dosya kapsamında yapılan incelemede borcun sebebi olarak “ödenen komisyon bedelinin iadesi 134.750,00 USD” ibaresinin kullanıldığı söz konusu ibarenin sebep için yeterli olduğu, davacı tarafın diğer bir şikayetinin ise tebligatın usulüne uygun olarak yapılmadığına yönelik olduğu ancak dosya kapsamı incelendiğinde tebligatlarda yasa ve yönetmelik hükümlerin aykırı bir durumun tespit edilemediği, davacı tarafın başka bir şikayetinin ise ödeme emrinde taraf vekillerinin belirtilmediği iddiasına yönelik olduğu ancak gerekli belgelerin ilgili muhattaba usulüne uygun olarak gönderildiği bu açıdan takibin iptalini gerektirir bir eksikliğin bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Dava dilekçesindeki hususların aynen tekrar edildiği, vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere geri gönderilmesi talep edilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçluya gönderilen ödeme emrinde borcun sebebi olarak ödenen komisyon bedelinin iadesi açıklamasının yapıldığı ayrıca dayanak belgelerin gönderildiği borçlu tarafından borcun kaynağının tespit edilebilir mahiyette bulunduğu, borçlu vekilinin dosyada vekaletinin bulunduğu bu durumda ödeme emrinin vekile çıkartılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, asile çıkartılan ödeme emri tebligatının iade edildiği, borçlu asile yeniden ödeme emri tebligatı çıkartılması ile bu eksikliğin her zaman ikmal edilebileceği, ödeme emrinde borçlu vekilinin isminin yazılmamasının ödeme emrinin iptali sebebi olmadığı, takip talebinin incelenmesinde alacaklı vekilinin isminin ve adresinin yazdığı, dolayısı ile icra dosyasından alacaklı vekilinin ismini ve adresini öğrenme imkanı olan borçlunun çıkarlarının ödeme emrinde alacaklı vekilinin isminin yazmaması nedeni ile etkilenmediği, davacının şikayeti üzerine aleyhine hüküm kurulduğu, buna göre karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Dava dilekçesindeki hususların aynen tekrar edildiği, vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği belirtilerek kararın bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emrine ilişkin şikayettir.

2. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlu vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.