Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7311 E. 2023/103 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7311
KARAR NO : 2023/103
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki yetki itirazı ve takibin iptaline ilişkin şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, yetki itirazının reddine, davacı borçlu yönünden ipotek limiti olan 15.000.000.00 TL’yi aşan kısmı yönünden takibin iptaline karar verilmiştir.

Kararın borçlu vekili ve alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353-1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, yetki itirazının reddine, diğer taleplerin de reddine, karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu vekili dava dilekçesinde; üst sınır ipoteği tesis edildiğini, hesap kat ihtarnamesine yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, ipotek verilen taşınmazın … ilinde olduğunu, yetkili icra dairesinin … İcra Daireleri olduğunu, toplam borç miktarının üst sınır limitini aşmasının mümkün olmadığını, icra emrinde çek depo talebi, teminat mektubu depo talebi, masraf ve komisyon bedeli isimli alacak kalemlerinin talep edilemeyeceğini, teminat mektubu tazmin edilmediğinden depo talebinin hukuka aykırı olduğunu, ipoteğin, çek depo talebini (çek riskini) kapsamadığı, çeklerin … Ltd. Şti’ye ait olduğu, kefalet ve ipoteğin çek depo bedelini kapsamadığı, resmi senette kefalete ilişkin borca yönelik hüküm olmadığı, kendi borcuna yönelik kullanacağı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere ipotek tesis edildiği bu nedenle … İnşaat Ltd. Şti’nin borcunun eklenemeyeceği, bu alacak kalemlerinin ipotek kapsamında olmadığı, ipoteğin kapsamadığı gayrinakti krediler ve kefalet eklenerek ilamlı icra takibi yapıldığı, bu borçlar nedeniyle ilamlı icra takibi yapılamayacağını, gecikme cezalarının borcun içinde gösterildiğini, borca ve ferilerine itiraz ettiklerini beyan ederek, yetki itirazının kabulü ile takibin iptaline, bu talebin kabul edilmemesi halinde icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takibin tüm icra dairelerinde yapılabileceğini, takip talebi ve icra emrinde taşınmazın sorumluluğunun ipotek limiti ile sınırlı olduğunun açıkça vurgulandığını, ihtar keşide edildiğini ve hesabın kat edildiğini, talep edilen alacak kalemlerinin hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, icra emrine karşı itiraz için İİK’nın 149/a maddesi gereğince ilamların icrasına ilişkin 33. ve devamı madde hükümlerinin uygulanması gerektiği aynı yasanın 34. maddesi uyarınca ilam niteliğindeki bu belge için her icra dairesinde takipte bulunulabileceği, alacaklı tarafından İİK’nın 150/ı maddesi göndermesi ile aynı Yasa’nın 149. maddesine göre ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapılarak borçluya icra emri tebliğ edildiğine göre, İİK’nın 34. maddesi uyarınca yetki itirazının dinlenemeyeceği, ipoteğin üst sınır ipoteği olması halinde, borçlunun sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olmak üzere sorumlu olacağı, üst sınırı aşacak şekilde takibe ilaveler yapılamayacağı gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, yetki itirazının reddine, borçlu yönünden ipotek limiti olan 15.000.000.00 TL’yi aşan kısmı yönünden takibin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu ve alacaklı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1-Davacı borçlu vekili istinaf dilekçesinde; şikayet dilekçesini tekrarla, eksik hüküm kurulduğunu dava dilekçesinin sonuç kısmında “İpoteğin kapsamadığı gayrinakti krediler ve kefalet eklenerek ilamlı icra takibi yapılamayacağından icra takibinin iptali, bu talep kabul edilmezse istenilmeyecek alacak kalemlerinin istenilmiş olması nedeniyle icra emrinin iptali” istenilmesine rağmen bu hususta gerekçeli kararda hüküm kurulmadığını, çek depo talebinin dayanağının … Ltd. Şti. nedeniyle olduğunu, teminat mektubu depo talebinin ve çek depo talebinin istenilemeyeceğini, asıl borçluAlp … Ltd. Şti. hakkında icra takibi yapılmadan kefilden borç talep edilemeyeceğini ve şikayet dilekçesinde ileri sürmediği sair hususları ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

2-Davalı alacaklı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde; borçlunun ileri sürdüğü tüm hususların yerel mahkeme tarafından bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle incelendiğini, dava açmasında bir hukuki yararının olmadığını, yerel mahkemenin kısmen kabul kararının hukuka aykırı olduğunu, takibin 15.000.000,00 TL ile sınırlı olması ve davalı tarafın ileri sürdüğü itirazların da itiraz dışı kalan 15.000.000,00 TL’lik borcu etkiler nitelikte olmaması hususu dikkate alındığında davanın reddi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu vekilinin istinaf başvurusun bakımından yapılan incelemede, HGK’nın 02.05.2007 tarih ve 2007/12-24 Esas, 239 sayılı kararı ve yerleşik Yargıtay İçtihatları ile kabul edildiği üzere; alacaklı bankanın nakdi kredi alacağının tahsiline ilişkin olarak usulüne uygun olarak başlattığı ipotekli takipte, gayrinakti kredi bedellerinin depo edilmesinin de istenebileceğinin anlaşıldığı, limitle sınırlı takip yapılması gerektiğinden ödeme halinde veya taşınmaz satılırsa bedeli dosyaya yatırıldığı takdirde dosya hesabı yapılacağından ve limitle sınırlı dosyaya ödeme yapılacağından bu aşamada çek depo talebinin veya teminat depo talebinin iptaline karar verilemeyeceği, sair hususlar şikayet dilekçesinde yer almadığından HMK’nın 25 ve 357/1. maddeleri gereği dikkate alınmadığı, borcun çok üzerinde temlik verildiği iddia edilmiş ise de tahsilat yapıldığı iddiasının olmadığı, kredi kartı ekstrelerinin dosyaya sunulduğu, takipte asıl borçlu da ipotekli taşınmaz maliki de şikayetçi borçlu olduğundan … Ltd. Şti. hakkında takip başlatılmamasının sonuca etkili olmadığı, gerekçeli kararın ikinci kez tebliği ikinci kez istinaf dilekçesi verme hakkı tanımayacağından 01.12.2020 tarihli dilekçenin dikkate alınmadığı, alacaklının katılma yoluyla istinaf başvurusu bakımından yapılan incelemede; takip talebi ve icra emri incelendiğinde; “alacak tutarı ipotek tutarından fazla olduğu için taşınmazın sorumluluğu ipotek limiti ile sınırlıdır.” ibaresinin mevcut olduğu alacaklının ipotek limiti ile sınırlı takip başlatmış olduğu gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yetki itirazının reddine, diğer taleplerin de reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu vekili; müvekkilin kendi borcu yönünden ipotek veren, … şirketinin borcu nedeniyle de ipotek veren üçüncü kişi konumunda olduğunu, kamu düzeninden olan zorunlu takip arkadaşlığı bulunduğunu … şirketinin taraf olarak eklenmemesi nedeniyle borca itiraz hakkının kısıtlandığını, bilirkişi raporunda, … şirketi için düzenlenen genel kredi sözleşmesinde henüz düzenlenmemiş ve/veya ibraz edilmemiş çek yaprakları için depo talep hakkı tanındığına ilişkin bir hüküm bulunmadığının açıkça belirtildiğini, ipotekle rehin altına alınmayan … şirketine ait çek depo bedelinin istenilmesinin ilama aykırılık olduğunu, dava dilekçesinin sonuç kısmında “İpoteğin kapsamadığı gayrinakti krediler ve kefalet eklenerek ilamlı icra takibi yapıldığından ve bu borçlar nedeniyle ilamlı icra takibi yapılamayacağından icra takibinin iptaline, bu talep kabul edilmezse istenilmeyecek alacak kalemlerinin istenilmiş olması nedeniyle icra emrinin iptaline” karar verilmesi istenilerek şikayet dilekçesinde bu talebe yer verildiğini ancak mahkemenin bu taleple ilgili hüküm kurmadığı, Bölge Adliye Mahkemesinin de bu hususa değinmediğini ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte yetki itirazı, icra emri ve takibin iptaline yönelik şikayet istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370. ve 359/2. maddeleri, İİK’nın 149 ve devamı maddeleri, İİK’nın 150/ı maddesi.

3. Değerlendirme
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
HMK’nın 297/2. ve 359/2.maddeleri gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır.
Somut olayda; borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; resmi senette kefalete ilişkin borca yönelik hüküm olmadığı, ipoteğin, kefalet ve çek depo bedelini kapsamadığı, kendi borcuna yönelik kullanacağı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere ipotek tesis edildiği bu nedenle … İnşaat Ltd. Şti’nin borcunun eklenemeyeceği, bu alacak kalemlerinin ipotek kapsamında olmadığı, ipoteğin kapsamadığı gayrinakti krediler ve kefalet eklenerek ilamlı icra takibi yapıldığı hususlarını ileri sürdüğü ancak İlk Derece Mahkemesince bu hususlarda bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Nitekim borçlu vekilinin istinaf dilekçesinin açıklamalar kısmının üçüncü paragrafında “…. eksik hüküm kurulduğunu dava dilekçesinin sonuç kısmında “İpoteğin kapsamadığı gayrinakti krediler ve kefalet eklenerek ilamlı icra takibi yapılamayacağından icra takibinin iptali, bu talep kabul edilmezse istenilmeyecek alacak kalemlerinin istenilmiş olması nedeniyle icra emrinin iptali” istenilmesine rağmen bu hususta gerekçeli kararda hüküm kurulmadığı …” açıklaması ile ilk derece mahkemesince dava dilekçesindeki talepleri hakkında eksik inceleme ile karar verildiği iddiasında bulunulduğu halde Bölge Adliye Mahkemesince de bu hususun değerlendirilmemesi doğru bulunmamıştır.

O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, HMK’nın 359/2. maddesi gözeltilmek suretiyle borçlunun ipoteğin üçüncü kişiye kefaletine ilişkin borçlarını ve gayrinakti kredileri kapsamadığına yönelik talepleri de incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlarda olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden sonuca gidilmesi isabetsizdir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.