Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7350 E. 2022/13719 K. 21.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7350
KARAR NO : 2022/13719
KARAR TARİHİ : 21.12.2022

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Talep, alacaklının açtığı İİK’nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet ile terditli olarak ileri sürdüğü istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir. Mahkemece, haciz mahallinde borçlulara ait muhasebesel nitelikte evrakların bulunduğu, borçlu ile 3.kişinin aynı alanda ticari faaliyette bulundukları hususu birlikte değerlendirildiğinde mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı lehine değerlendirilip icra müdürlüğünce İİK’nın 96-97. maddelerine göre işlem yapılması gerekirken İİK’nın 99. maddesine göre işlem yapılmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulü ile İcra Müdürlüğü’nün İİK’nın 99. maddesinin uygulanmasına ilişkin kararının kaldırılmasına karar verilmiş, karara karşı üçüncü kişi istinaf isteminde bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, İlk derece mahkemesi kararından sonra istihkak iddiasının alacaklı vekili tarafından kabulü ile haciz kalkmış olup kalkan haciz nedeniyle istihkak prosedürünün konusu kalmadığından, şikayetin konusuz kalması nedeni ile istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayet konusuz kalmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş karar alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı vekili 11.02.2022 tarihli dilekçe ile …’nün 2021/29147 Esas sayılı dosyasında 10.01.2022 tarihli hacizde ileri sürülen istihkak iddiasının kabul edildiği ve haciz konulan paranın istihkak iddiasında bulunan kişiye ödenmesine muvafakat edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince, davacı alacaklı vekili tarafından istihkak iddiasının kabul edilmesi nedeniyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, davacı alacaklı vekili hile, cebren ve tehditle alınan kabul beyanından rücu ettiklerini, dolandırıcılık, silahla tehdit, senedin yağması suçları nedeni ile … Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek istihkak iddiasının kabul beyanının işleme alınmamasını, soruşturma dosyalarının sonucunun beklenmesini, kabul beyanından rücü iradesinin dikkate alınmasını talep etmiştir.
Talep, İİK’nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet ve terditli istihkak olup, istihkak davası İİK’nın 97. maddesinin 11. fıkrası uyarınca basit yargılama usulüne tabidir. Ayrıca istihkak davasına genel hükümler dairesinde bakılır. ( …, …, … Davası, Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Özel Hukuk Ana Bilim Dalı, Ankara, 2005,s.361)

6100 sayılı HMK’nın 311. maddesinde irade bozukluğu hallerinde feragat ve kabulün iptalinin istenebileceği belirtilmiştir. Ancak, feragatle ortaya çıkan sonucun iradeyi bozan bir halin varlığına dayandığı (HMK 311.md.) kanıtlanırsa, doğurduğu netice bakımından iradesi fesada uğrayan kimseye talep hakkı bahşedeceğinden kuşku yoktur.
Kabule ilişkin irade açıklanmasının gerçeği yansıtmadığının bildirilmesi halinde, bu halin ya aynı dava içerisinde HMK’nın 163. maddesine göre ön sorun (hadise) şeklinde ya da ayrı bir dava olarak incelenmesi olanaklı ve gereklidir.
Somut olayda, davacı alacaklı vekili hile ve tehditle alınan kabul beyanından rücu ettiklerini, … Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu belirtilmiş olup dosya kapsamında yer alan … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2022/3510 ve 2022/3982 sayılı soruşturma dosya suretlerinin tetkikinde, davacı vekillerinin görevden dolayı birden fazla kişiyle birlikte geceleyin silahlı tehdit suçlamaları ile davalı üçüncü kişi şirket yetkilileri ile davalı borçlu hakkında suç duyurusunda bulunduğu, davacı alacaklının da davalı üçüncü kişi şirket ortak ve yetkilileri ile borçluya karşı örgütlü nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, gece vakti birden fazla kişi tarafından silahla tehdit suçlamaları ile şikayette bulunduğu, belirtilen soruşturmaların devam ettiği görülmektedir. Bu durumda, Mahkemece öncelikle şikayet talebi değerlendirilecek olsa da, davacı alacaklı tarafından istihkak iddiasının kabulünün şikayet ile birlikte istihkak davasının şartlarına da doğrudan etki edeceği için Mahkemece davacı alacaklı ve vekilinin kabul beyanının rücü edilmesine ilişkin olarak dayandıkları soruşturma dosyaları araştırılarak iddianame hazırlanıp hazırlanmadığı, ceza davası açılıp açılmadığının değerlendirmeye alınması ve istihkak iddiasının kabul beyanının irade sakatlığı sonucu gerçekleşip gerçekleşmediğine etki edecek bir durum olup olmadığının değerlendirilmesi ayrıca, davacı tarafça kabul beyanın iptali için dava açılıp açılmadığının değerlendirilmesi bakımından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 15.03.2022 tarih ve 2022/679 Esas – 2022/737 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2.maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.