Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7447 E. 2023/273 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7447
KARAR NO : 2023/273
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1710 E., 2022/648 K.
DAVA TARİHİ :15.02.2021
HÜKÜM/KARAR : Temyiz talebinin reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/472 E., 2021/179 K.

Taraflar arasındaki İİK 33/1 maddesi gereği ödeme iddiasına dayalı icranın geri bırakılması istemi ile ilama aykırı fazla talepte bulunulduğu konulu şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüyle takibin 1.733,91 TL üzerinden devamına, kalan kısım yönünden icranın geri bırakılmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı/alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı/alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı vekilinin 52.415,46-TL asıl alacak ve 21.234,72-TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 73.650,18-TL’nin icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsili için Antalya 10. İcra Müdürlüğünün 2018/5807 Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 27.11.2013 tarih ve 2011/366 Esa s2013/551 Karar sa yılı ilamı ile kamulaştırma bedelinin 464.275,80-TL olarak belirlenmesine, bu miktarın ve 11.04.2013 tarihinden karar tarihine kadar 26.231,58-TL faizi ile kararın kesinleşmesi beklenmeksizin davalıya ödenmesine, depo edilen paradan artan miktarın davacı idareye iadesine karar verildiğini, 464.275,80-TL kamulaştırma bedeli ve 28.592,42-TL faizin davalıya ödenmesinden sonra kalan 131.098,35-TL’nin kuruluş hesabına iade edildiğini, ilama ve Yargıtay kararına göre ödenmesi gereken kamulaştırma bedeli ve yasal faizinin icra takibinden önce Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin talebiyle ödendiğini, kuruluşun borcunun bulunmadığını, borca itirazın kabulüyle icra emrinin iptalini talep etmiştir.

Davacı vekili birleştirilen 2018/901 esas sayılı dava dilekçesinde; 27.10.2018 tarihinde yapılan borç hesabının hukuka aykırı olduğunu, icra takibinin dayanağı kamulaştırma bedelinin tespiti niteliğinde bir ilam olduğu için icra vekalet ücretinin ve icra harçlarının maktu hesaplanmasının gerektiğini, aynı ilamla müvekkili lehine hükmedilen 1.320,00 TL ilam vekalet ücretinin takas ve mahsubunu istediklerini belirterek muhtıranın iptalini ve alacağının takas ve mahsubunu istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı borçlu idarenin 52.415,46-TL’yi faiz alacağı olarak kabul edip faize faiz işlemez kuralını ileri sürerek bu davayı açtığını, ilamlı takiplerde borca itirazın sözkonusu olamayacağını davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararda özetle; raporun bilirkişi tarafından tarafsız ve usule, yasaya uygun hazırlandığı gözetilerek hükme esas alındığı, davacının 1.733,91 TL dosya borcunun bulunduğu, kalan kısmın itfa edildiği, birleşen dava dosyasında, takip başlatıldıktan sonra düzenlenmiş borç muhtırasının iptali talep edilmiş ise de mahkeme dosyasında icranın geri bırakılmasına karar verildiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığının anlaşıldığı, davacı vekilinin duruşmada takas- mahsup edilecek alacaklarının bulunmadığı beyan edilmiş olduğu ifade olundu.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Şikayetçi borçlu vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişinin faiz hesabını fazla ve hatalı yaptığını, maktu icra vekalet ücreti ve maktu tahsil harcı alınamayacağını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.

Davalı alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin 4 adet bilirkişi raporu aldırdığını, mahkemenin hangi raporu kararına esas aldığını ve neden bu raporu kararına esas aldığına ilişkin tek bir gerekçe bulunmadığını, ancak hüküm fıkrasından 3.ek raporun karara esas alındığını anladıklarını, mahkemenin kararının gerekçesiz olduğunu, Türk Borçlar Yasasının 100.maddesine göre daha önce yapılan ödemelerin öncelikle işlemiş faize, masraf ve ferilere mahsup edileceğini, dolayısıyla borçlu kurumun yaptığı ödemeler sonrasında bakiye alacaklarının asıl alacak niteliğinde olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

Özetle; Dairece verilen 16.03.2022 tarihli kararına karşı temyiz talebinde bulunulduğu ancak kararın dairece kesin olarak verildiği, karar kesin nitelikte olduğundan, davalı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verildiği ifade olundu.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı/alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Özetle; temyiz yolunun açık olması gerektiği, esas itibari ile icra takibine konu alacağın bir kamulaştırma bedeli alacağı olduğu ve Anayasa Mahkemesinin 2021/34 Esas, 2022/21 Karar numaralı emsali gereği temyiz incelemesine tabi olacağı ifade olundu.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takibin kesinleşmesi sonrası ödeme iddiası ile icranın geri bırakılması ve takip dayanağı ilama aykırı icra emri düzenlendiği şikayeti ile takibin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK 31 ve sair mevzuat

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Şikayete konu uyuşmazlık değeri 50.041,94 TL olup temyiz inceleme sınırı 2022 yılı itibari ile 107.090,00 TL olduğundan temyize konu edilemez.

3. Temyizen incelenen karar, temyiz talebinin reddine ilişkin kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı/alacaklı temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.