YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7647
KARAR NO : 2023/525
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki takibin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabulü ile icra emrinin 6.042.348,57 TL asıl alacak, 427.354,08 TL işlemiş faiz olarak düzeltilmesine, bu miktarları aşan kısımlar yönünden icra emrinin iptaline, sair şikayetlerin reddine karar verilmiştir.
Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı borçluların istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde, sair nedenlerle birlikte icra emrinde belirtilen miktarda borcu bulunmadığını, takibe konu ipoteklerin teminat ipoteği niteliğinde olduğunu, takibe dayanak belge suretlerinin tebliğ edilmediğini, borçlu şirketler ve yetkilileri hakkında konkordato kararı verildiğini, ileri sürerek takibin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; icra emrinin gönderilebilmesi için İİK 150/ı md. uyarınca ihtarname gönderilmesinin yeterli olduğunu ve hesap kat ihtarnamesinin davacı tarafa tebliğ edildiğini ve kesinleşiğini, borçlu şirket lehine konkordato mühleti verilmiş olmasının takip başlatılmasına engel teşkil etmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçi borçluya Beşiktaş 17. Noterliğinin 23.08.2019 tarihli, 60723 yevmiye sayılı ihtarnamesiyle tebliğ edildiği, ihtarnamelere borçlunun yasal sekiz günlük süre içerisinde Kadıköy 24. Noterliğinin 28.08.2019 tarihli 15891 yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz ettiği, mahkemece bilirkişi raporu alındığı, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, İİK 149. madde gereğince ilamlı takipte dayanak belge örneklerinin borçluya tebliğinin zorunlu olmadığı İİK’nın 149/b maddesi gereğince borçlu yanında ipotekli taşınmazın maliklerine de icra emri gönderildiği, İstanbul … 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/389 Esas numaralı dosyasında davacı şirket hakkında 06.09.2019 tarihinden itibaren 3 aylık konkordato mühlet kararı verilerek daha sonra bu sürenin 2 ay daha uzatıldığı, tedbir kararından da açıkça anlaşılacağı üzere davacı borçlu şirket hakkında bu mühlet içerisinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılabileceği ancak satış ve muhafaza işlemi yapılamayacağı, anılan mühlet kararı kapsamında takibin iptalini gerektirecek herhangi bir tedbir bulunmadığı, bilirkişi raporu dikkate alınarak bazı alacak kalemleri ve faiz yönünden fazla işlemiş faiz talep edildiği gerekçesiyle şikayetin kısmen kabulüne, icra emrinin 6.042.348,57 TL asıl alacak, 427.354,08 TL işlemiş faiz olarak düzeltilmesine, bu miktarları aşan kısımlar yönünden icra emrinin iptaline, kredi kartı alacağına takip tarihinden tahsil edileceği tarihe kadar %24 ve değişen oranlarda temerrüt faizi talep edilebileceğinin tespitine, sair şikayetlerin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlular vekili ve katılma yolu ile alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlular vekili; konkordato sürecinin amacına hizmet yönünden proje kapsamında olan takibe konu borç için icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkile ihtarnamenin tebliğ edilmesi ve ihtarnamede verilen 24 saatlik sürenin sonunda 28.09.2019 tarihinde temerrüde düştüğü kanaatine varıldığını ve işbu tarihe istinaden faiz hesaplaması yapıldığını, şirkete tebliğ edilen ve itiraza konu bilirkişi raporunda temerrüt tarihinin belirlenmesinde esas alınan ihtarnamede borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen edimlerin yerine getirilebilmesi için makul süre tanınmadığını, 24 saatlik sürenin bitiminin temerrüt tarihi olarak kabulünün mümkün olmadığını, müvekkillerin hesap kat ihtarında ve dolayısıyla bilirkişi raporunda belirtilen tutarda borcunun bulunmadığının gözönüne alınarak mahkeme kararının kaldırılması ile takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili katılma yolu istinaf dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bankanın alacaklarının eksik hesaplandığını, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalarda katılım bankacılığı prensiplerinin ve taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerinin nazara alınmadığını, geri ödeme planına bağlanmış alacaklarda alacaklının her bir taksit vadesinden itibaren taksit tutarları üzerinden talepte bulunması hukuken mümkün olduğunu dava dışı borçluya keşide edilen ihtarname ile tamamı muaccel hale gelen alacaklarına takip tarihine kadar gecikme cezası işletilmek suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişinin ise sadece kalan ana para bakiyesi üzerinden hesaplama yaptığını savunarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/389 Esas sayılı dosyasında haklarında konkordato geçici mühlet ve kesin mühlet kararı verilen davacılar aleyhine ihoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapılmasını engelleyen bir tedbir kararı bulunmadığını, borçlular hakkında hesap kat ihtarının tebliğinden itibaren borcun ödenmesi için bir günlük mühlet verilmesinde kamu düzenine aykırılık olmadığını, borçluların hesap kat ihtarının usulsüzlüğünü icra mahkemesinde ileri süremeyecekleri, ancak genel mahkemelerden iptalini talep edebileceklerini, hesap kat ihtarının içeriğine karşı yapılan şikayetin İİK’nın 16. maddesi kapsamında süresinde olmadığını, ancak hesap kat ihtarının tebliğinden sonra işletilen faiz ve oranına itiraz hakkı bulunduğunu, kararın mevcut hali ile istinaf edenlerin lehine olduğunu, icra takibine konu borçlarda ipotek verenler her ne kadar müşterek borçlu müteselsil kefil olsalar da ancak ipotek limiti ile sınırlı olarak haklarında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılabileceğini, bu hususun kamu düzeni ile ilgili olduğunu, ipotek ipotek limitini aşan miktar yönünden takibin ipotek borçluları açısından iptali gerektiği gerekçesi ile davacıların istinaf talebinin HMK 353/1/b/3 maddesi gereğince kısmen kabulü ile İstanbul … 23. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/71 Esas 2021/227 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, davacı … yönünden takibin ipotek limiti olan 2.500.000 TL’yi aşan kısmının iptaline, davacı … yönünden takibin ipotek limiti olan 1.600.000 TL’yi aşan kısmının iptaline, davacı … yönünden takibin ipotek limiti olan 2.000.000 TL’yi aşan kısmının iptaline, davacı … yönünden takibin ipotek limiti olan 750.000 TL’yi aşan kısmının iptaline, davacılar … Tekstil San. Ve Tic.Ltd.Şti., Simya Teks.Elek.Tur.San. Ve Tic.Ltd.Şti., … Ev Tekstil Ürünleri San. Ve Tic.Ltd.Şti. yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı alacaklı vekili; katılma yolu ile istinaf dilekçesinin tekrar ederek, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karara karşı tarafımızca HMK 348. maddesi uyarınca istinafa cevap süresi içinde (harç ve masrafları da yatırılmak suretiyle) katılma yoluyla istinaf yoluna başvurulduğu halde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bu başvuruya ilişkin hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, takibin ipotek limitleri aşılmamak kaydıyla başlatıldığını, takipte kamu düzenine aykırılık olmadığını bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte takibin ve icra emrinin iptali istemine istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 348/1 maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 149. maddesi ile 150/ı maddesi,
3. Değerlendirme
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 348/1 maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir.
Somut olayda borçluların istinaf başvuru dilekçesinin 08.06.2021 tarihinde davalı alacaklı vekiline tebliğ edildiği, alacaklı vekili tarafından 19.06.2021 tarihinde katılma yolu ile istinaf dilekçesinin sunulduğu görülmekle gerekçeli istinaf dilekçesinin yukarıda yer alan düzenleme uyarınca süresinde sunulduğu anlaşılmıştır.
O halde; Bölge Adliye Mahkemesince, davalı alacaklılar vekilin katılma yolu ile istinaf dilekçesinin süresinde verildiği gözetilerek, gerekçeli istinaf isteminin incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, katılma yolu ile istinaf başvurusu hakkında olumlu olumsuz karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre alacaklı vekilinin esasa ilişkin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.