YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7653
KARAR NO : 2023/130
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki icra müdürlüğü işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesinin ek kararının kaldırılmasına, davacının esas hakkındaki karara ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte icra müdürlüğünce takip dosyasına ilişkin şikayetleri ile temlik işleminin iptali davalarının kesinleşmesi beklenmeden taşınmazlarına ilişkin kıymet takdiri yapılması yönündeki müdürlük kararının usulsüz olduğunu, tüm taşınmazların tek raporda değerlendirilmesi, 3 taşınmaz hakkında kıymet takdiri yapılmasına karar verilmesine rağmen 2 taşınmaz hakkında rapor düzenlenmesi ve taşınmazlar gezilmeden belirlenmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle kıymet takdirlerinin de düşük olduğunu ileri sürerek müdürlük kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kıymet takdiri yapılmasının borçlunun ileri sürdüğü davaların sonuçlanmasının beklenmesini gerektirmediği, anılan davaların icra takip işlemlerini engelleyici nitelikte olmadığı, mahkemelerce tedbir kararı verilmediği görüldüğünden kıymet takdirinin yapılmasına yönelik memurluk işleminin iptaline ilişkin şikayetinin reddine, müdürlük işlemine şikayet reddedilmesi nedeniyle kıymet takdirine ilişkin itirazın ayrıca değerlendirilmesi gerektiğinden bu yönden dosyadan tefriki ile mahkemenin ayrı bir esasına kaydedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili, davanın kıymet takdiri yapılmasına ilişkin icra müdürlüğü kararının iptaline ilişkin olduğunu, taşınmazlar üzerindeki hacizlerin düştüğünü, tüm taşınmazların tek raporda değerlendirilmesi, 3 taşınmaz hakkında kıymet takdiri yapılmasına karar verilmesine rağmen 2 taşınmaz hakkında rapor düzenlenmesi, raporun taşınmazlar gezilmeden düzenlenmesi nedenleriyle kıymet takdirlerinin düşük olduğunu, takip dosyasına ilişkin şikayetleri ile temlik işleminin iptali davalarının kesinleşmesi beklenmeden kıymet takdiri yapılmasının usulsüz olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetin kıymet takdiri yapılmasına ilişkin 15.01.2021 tarihli müdürlük kararına ilişkin olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kesin nitelikte olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi tarafından verilen 17.06.2021 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verildiği, şikayete dayanak edilen, evveliyatı İstanbul 23. icra Müdürlüğü’nün 2014/20050 E. sayılı dosyasında alacaklı … tarafından borçlular … ve … aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe girişildiği, alacağın takip alacaklısı … tarafından tamamının …’ya devredildiğine dair dosyaya alacağın devri sözleşmesi beyan ve vekaletnamelerin sunulduğu, dosyanın satış aşamasına geldiğinde İstanbul İcra Müdürlükleri arasındaki iş bölümü gereği İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’nün 2014/4902 E. sayılı dosyasına devredildiği, satış işlemlerinin bu dosya üzerinden yürütüldüğü, dosyanın yenileme ile 2019/3447 Esas numarasını aldığı, alacaklı vekilinin 02.11.2020 tarihli taşınmazların kıymet takdirinin yapılmasına ilişkin taleplerinin 15.01.2021 tarihli müdürlük kararıyla kabul edildiği, şikayetin bu karara karşı, dosyada kararın tebliğine ilişkin işlem ve belge bulunmadığından, süresinde yapıldığı anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesi tarafından şikayete dayanak edilen İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/447 E sayılı dosyası ve İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/467 E. sayılı dosyaları getirtilip incelenmiş, İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleştiği, İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinde görülen davanın ise satışın durdurulması talebine ilişkin olup, talebin reddedildiği ve dosyanın istinaf aşamasında olduğu, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/574 E. sayılı dosyasında devir sözleşmesinin iptali talepli açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği tespit edilmiştir. İİK 22. maddesi ve genel mahkemede açılan dava sırasında icranın durdurulmasına ilişkin herhangi bir karar verilmediği nazara alındığında, icra müdürlüğünce talep üzerine kıymet takdiri yapılmasına ilişkin karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı borçlunun 01.06.2021 tarihli esasa ilişkin kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI
Mahkemece verilen kararın İİK’nın 363. maddesi uyarınca kesin olarak verildiği görülmekle istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu vekili, davanın kıymet takdiri yapılmasına ilişkin icra müdürlüğü kararının iptaline ilişkin olduğunu, taşınmazlar üzerindeki hacizlerin düştüğünü, tüm taşınmazların tek raporda değerlendirilmesi, 3 taşınmaz hakkında kıymet takdirinin yapılmasına karar verilmesine rağmen 2 taşınmaz hakkında rapor düzenlenmesi, raporun taşınmazlar gezilmeden düzenlenmesi nedenleriyle kıymet takdirlerinin düşük olduğunu, takip dosyasına ilişkin şikayetleri ile temlik işleminin iptali davalarının kesinleşmesi beklenmeden kıymet takdiri yapılmasının usulsüz olduğunu, bu nedenle şikayetin kabulü ile icra müdürlüğü kararının iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra müdürlüğünün 15/01/2021 tarihli borçlunun taşınmazlarına ilişkin kıymet takdiri yapılmasına ilişkin kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile sair yasal mevzuat
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Şikayet dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların, istinaf ve temyiz incelemelerinde değerlendirilemeyeceğinin tabii bulunmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.