Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7713 E. 2022/12966 K. 08.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7713
KARAR NO : 2022/12966
KARAR TARİHİ : 08.12.2022

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte şikayetçi üçüncü kişi, icra mahkemesine başvurusunda; 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin tebligatlarının usulüne uygun olmaması nedeniyle tebligatların iptali ile haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarihlerinin, haberdar olma tarihi olan 10/12/2019 olarak düzeltilmesine, karar verilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince, şikayetin kabulü ile 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin 06/12/2019 olarak düzeltilmesine, karar verildiği, karara karşı alacaklı tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesince alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kısmen kabulü ile şikayetçi …’e gönderilen 89/3 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin 06/12/2019 olarak düzeltilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 Sayılı Yasa’nın 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Tebligat Kanunu ve Tebligat Yönetmeliği, tebliğ belgesindeki işlemin aksinin iddia edilmesi halinde bunun tahkik şeklini ve yöntemini göstermemiştir. Mahkemece, her somut olayın özelliği, cereyan şekli, gerçekleşen maddi olgular en ufak ayrıntılarına kadar gözönünde bulundurup iddia tahkik edilmelidir. H.G.K.nun 7.4.1982 tarih ve 1377-337 sayılı kararında da benimsendiği üzere, tebligat parçasında yazılı olan hususun aksi her türlü delille ispatlanabilir.
Somut olayda, borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi için …’in … Mahallesi Merkez sokak No:132/184 … /… adresine 89/1 haciz ihbarnamesinin gönderilmesinin talep edildiği, … adına gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesinin usulsüz olarak tebliğ edildiğinin Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulünde olduğu, aynı adrese çıkarılan 89/2 haciz ihbarnamesi tebligatının ilk olarak 26.07.2019 tarihinde ” muhatabın adresten taşındığı” şerhi ile iade edildiği, alacaklının talebi ile üçüncü kişiye 89/2 haciz ihbarnamesinin … Sokak No:36/10 …/… adresinde 23.08.2019 tarihinde ” adresin kapalı olduğu muhatabın 7, 8, ve 9 numaralı komşularının da
bulunamadığından gerekli araştırma yapılamadığı” şerhi ile ikinci kez iade edilmesi üzerine … Sokak No:36/10 …/… adresine 04.10.2019 tarihinde TK’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, görülmektedir.
Şikayetçi …’in şikayet dilekçesinde, TK’nun 21/2. maddesine göre yapılmasına esas olan iade tebligatların da usulsüz olduğunu, 26.07.2019 tarihinde yapılan tebligatta beyanı alınan 184 nolu komşusunun olmadığını ve tebliğ yapılan bu adreste devamlı ikamet etmediğini sadece yazlık olarak kullandığı evi olduğunu, 23.08.2019 tarihinde şikayetçinin mernis adresine yapılan tebligatta ise gerekli araştırma yapılmadan iade işleminin yapıldığını ileri sürdüğü anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece; şikayetçi bila tebliğ şerhini içeren tebligat mazbatalarında belirtilen maddi olguların aksini iddia ettiğine göre yukarıda bahsi geçen HGK kararı uyarınca borçlunun bu iddiası ile ilgili deliller toplanarak ispatlamasına imkan tanınması, gerektiğinde zabıta araştırması da yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi’nin 14/04/2022 tarih ve 2020/1962 E. – 2022/532 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.