Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7736 E. 2023/1139 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7736
KARAR NO : 2023/1139
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki icra memur muamelesine şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Üçüncü kişi vekili dilekçesinde; … 20. İcra Müdürlüğü’ nün 2018/7359 Esas sayılı dosyasında takip borçlusu … …’ ın müteveffa annesi …’ tan intikal edecek olan hisseleri üzerine haciz konulduğunu, … Sulh Hukuk Mahkemesi’ nin 2018/431 Esas sayılı dosyasında … …’ ın mirası reddettiğini, takip borçlusunun borcu sebebiyle muris …’ tan intikal edecek olan malvarlığı üzerine mirasın reddedilmesinden ötürü konulan haczin kaldırılması talebinin 22.02.2019 tarihinde icra müdürlüğünce reddedildiğini, hukuka aykırı işlemin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; şikayetçinin 11.12.2018 tarihinde hacizden haberdar olduğunu yasal yedi günlük sürede şikayet hakkının kullanılmadığını, talep olmaksızın takibin durması yönünde verilen ara kararın hatalı olduğunu, mirasın reddine dair takip borçlusunun dosyaya beyanda bulunmadığını işbu şikayetin hukuki yarar yokluğundan önce usulden olmazsa esastan reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu … …’ın borçları nedeniyle murisi …’tan intikal edecek taşınmazlardaki hisseleri üzerine 06.03.2018 tarihinde haciz konulduğunu ancak borçlu … …’ın … Sulh Hukuk Mahkemesi’ nin 28.02.2018 tarih 2018/60 Esas 2018/100 Karar sayılı ilamı ile murisi …’ın mirasını reddettiğini bu kararın 02.03.2018 tarihinde kesinleştiğini, şikayetçi …’ın mirasçı olduğunu, borçlunun taşınmazlar ve taşınır mallar üzerinde hacze konu olabilecek herhangi bir hakkı kalmadığından diğer mirasçıların haczin kaldırılması şikayetinde bulunmasında hukuki yarar olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulü ile … 26. İcra Müdürlüğü’nün 2018/7359 esas sayılı dosyasında borçlu … …’a muris …’tan intikal edecek; … İli, … İlçesi, İrtah, 3405 numaralı parsel 1,2,3,4,5 numaralı bağımsız bölümler, … İli, … İlçesi, İrtah, 2736, 3377, 3387, 3390, 3391, 3408, 1190, 1191, 1194 numaralı parseller, … İli, … İlçesi, …, 5991, 6017, 6018, 7727, 7728, 7735 numaralı parselle, … İli, … İlçesi, … Mah. 2307 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki hisselere konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçinin 11.12.2018 tarihinde hacizden haberdar olduğunu yasal yedi günlük sürede şikayet hakkının kullanılmadığını, talep olmaksızın takibin durması yönünde verilen ara kararın hatalı olduğunu, mirasın reddine dair takip borçlusunun dosyaya beyanda bulunmadığını dolayısıyla işbu şikayette hukuki yararın olmadığını , taşınmazlara haczin uygulandığı sırada borçlunun malik sıfatının bulunması sebebiyle yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu … …’ın mirası reddetmesinden önce şikayet edenin muris …’ın 3/12 pay ile mirasçısı olduğu, borçlu … …’ın mirası reddinden sonra da şikayet edenin 7/28 payı olduğu, borçlu … …’ın mirası reddinden önce ve sonra şikayet edenin miras payı 1/4 oran ile sabit olduğundan, borçlu … …’ın mirası reddetmesiyle şikayet edene intikal etmiş miras payının bulunmadığı, borçlu … …’ın murisi olan annesi …’tan kendisine intikal edecek miras payı üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasını … …’ın mirası reddetmesi ile bu pay intikal edecek kişi ya da kişilerce talep edilebileceğinden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nun 353- (1) b- 2 maddesi gereğince … 4. İcra Hukuk Mahkemesi 06.05.2021 tarih, 2020/285 Esas 2021/357 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacı 3.kişinin şikayetinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet eden vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
… 20. İcra Müdürlüğü’ nün 2018/7359 Esas sayılı dosyasında takip borçlusu … …’ ın müteveffa annesi …’ tan intikal edecek olan hisseleri üzerine haciz konulduğunu, … Sulh Hukuk Mahkemesi’ nin 2018/431 Esas sayılı dosyasında … …’ ın mirası reddettiğini, Mahkemece şikayet edenin mirasçı sıfatı göz ardı edilerek hatalı karar verildiğini kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra müdürü işleminin iptaline ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
TMK 609 ve 611. maddeleri

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre şikayet eden vekilinin aşağıdaki parağrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2. HMK’ nın dava şartlarını düzenleyen 114.maddesinin (h) bendinde; davacının dava açmakta hukuki yararının olması gerektiği belirtilmiştir. TMK’nun 611/1. maddesinde ise; ”Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse, onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer” hükmüne yer verilmiştir.
Bir mirasa ortak olan tüm mirasçılar o miras üzerinde birlikte hak sahibidir. Miras paylaşımı yapılıp her mirasçının miras payı belirlenene kadar mirasçılar arasında elbirliği halinde mülkiyet ilişkisi bulunur. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların belirlenmiş payları yoktur. TMK’nun 701. maddesinin ikinci fıkrasında; “Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.”hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda borçlunun miras ortaklığında bulunan miras payının haczi mümkün ise de; borçlunun kesinleşmiş bir ilamla mirasçı sıfatının bulunmadığının belirlenmesi halinde, diğer mirasçılar, mirasçı sıfatı bulunmayan borçlunun borcundan dolayı murise ait mallar üzerine konulan haczin kaldırılmasını isteyebilirler.
Somut olayda, … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 28.02.2018 tarih ve 2018/60 E.- 100 K. sayılı kararıyla muris …’ın mirasının mirasçılardan borçlu … … tarafından reddedildiğinin tespitine karar verildiği ve anılan kararın 02.03.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla borçlunun bu aşamadan sonra muristen intikal eden taşınmazlar üzerinde herhangi bir tasarruf hakkı kalmadığı açıktır.
Öte yandan şikayetçi … takip borçlusu … …. borcu sebebiyle muteveffa ….’ tan intikal edecek olan taşınmazlar üzerine icra dosyasından konulan hacizlerin kaldırılmasını mirasçı ve malik sıfatıyla talep etmiştir. …. tapu kayıtlarında yapılan incelemede haczedilen taşınmazların malikinin yalnızca şikayetçi olduğu görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ile reddedilen mirasta takip borçlusunun miras payının şikayetçiye intikal etmemesinden ötürü şikayetin reddine karar verilmesi hatalıdır.
O halde Mahkemece şikayet edenin malik sıfatıyla da şikayette bulunduğu dikkate alınarak takip borçlusu … …’ın mirası hacizlerin yapıldığı 06.03.2018 ve 01.11.2022 tarihlerinden önce 02.03.2018 tarihinde reddettiği, bu nedenle borçlunun miras hisselerinin haczedilemeyeceği anlaşıldığından şikayetin kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.