Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7776 E. 2023/303 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7776
KARAR NO : 2023/303
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki İcra Müdürlüğü işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde; borçlu hakkında genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı ile takibin durdurulduğunu, … Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/168 E. sayılı dosya üzerinden itirazın iptali davası açtıklarını, … Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/168 E. 2020/784 K. 25.12.2020 tarihli kararı ile itirazın iptaline, karar verildiğini, borçlu hakkında TMSF II. Tahsilat Daire Başkanlığının 25.04.2017 tarihli ve 19.04.2019 tarih 31043872-930-E.8805 yevmiye numaralı kararı ile Ticari ve İktisadi Bütünlük Oluşturulması kararı verildiğini 27.12.2019 tarihli dilekçe ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurumu Başkanlığından (TMSF) iktisadi bütünlük oluşturmasına dair kararın devam edip etmediği sorulduğunu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurumu Başkanlığı I. Tahsilat Daire Başkanlığı 08.01.2020 tarihli cevabi yazısıyla, kararın devam ettiğini borçlunun kurumdan bağımsız tüzel kişiliğe ve taraf ehliyetine sahip olduğunu, borçlarının, dava veya takiplerinin devralınmamış olduğunun bildirildiği, gelen yazı cevabına rağmen İcra Müdürlüğünün 19.01.2021 tarihli dosyadan konulan hacizlerin kaldırılması kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu şirket şirket hakkında ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına karar verildiğini, ticari ve iktisadi bütünlük oluşturan varlıklar ile ilgili işletmelere ait menkul, gayrimenkul ve her türlü hak ve alacaklar ile 3. kişiler nezdindekiler de dahil nakit varlıklarının imtiyazlı alacaklılar dahil 3. kişiler tarafından haczi, muhafaza altına alınması ve satışı talep edilemeyeceğinden bahisle hacizlerin kaldırılmasını istemiş ise de 18.01.2021 tarihli memur işleminde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili ve davalı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı alacaklı vekili; dava dilekçesindeki nedenler tekrar ederek gerekçeli kararın taraflarınca anlaşılamadığını, iktisadi ve ticari bütünlük kararı bulunan şirket davacı değil, davalı borçlu şirket olduğunu, mahkeme tarafından, 18.01.2021 tarihli memur işleminin usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması sebebiyle gerekçe kurulduğunu, davamızın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı borçlu vekili; mahkeme gerekçesinin somut olay ve mevzuatla örtüşmediğni, bu durumun tamamen yerel mahkemenin yapmış olduğu maddi hatadan kaynaklandığını, şikayete konu yapılan ve iptali istenen memur muamelesinin 19.01.2021 tarihli haciz kaldırma işlemi olduğunu, gerekçeye atıfta bulunulan 18.01.2021 tarihli işlemin ise davacının talebi üzerine verilen haciz konulmasına dair işlem olduğunu, bir kişinin kendi lehine uygulanan işlemin iptalini isteyemeyeceğini, davacının dava dilekçesinde 19.01.2021 tarihli memur muamelesinin iptalini talep ettiğini, Ticari İktisadi Bütünlük kararının davalı müvekkili şirket hakkında verildiğini belirterek mahkemenin karar gerekçesinin düzeltilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip borçlusu şirket hakkında TMSF II.Tahsilat Daire Başkanlığının 25.04.2017 tarihli ve 19.04.2019 tarih 31043872-930-E.8805 yevmiye numaralı kararı ile Ticari ve İktisadi Bütünlük Oluşturulması kararı verildiği, 22.11.2016 tarihinde yürürlüğe giren 678 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ticari iktisadi bütünlük oluşturan işletmelerin nakit varlıklarının haczedilemeyeceği, şikayete konu hacizlerin ise 18.01.2021 tarihli olduğu, ticari ve iktisadi bütünlük kararının verildiği 19.04.2019 tarihinden itibaren iki yıllık süre henüz dolmadan konulduğu, bu nedenle hacizlerin kaldırılması gerektiği, hükme gerekçe yapılan 18.01.2021 tarihli müdürlük kararının ise şikayetçi alacaklının haciz talebinin kabulü ile borçlu şirketin mal varlığına haciz konulmasına ilişkin karar olduğu, şikayet konusu 19.01.2021 tarihli kararda da 18.01.2021 tarihli kararın sehven verildiğinden bahisle uygulanan tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, bu nedenle mahkemece 19.01.2021 tarihli memur işleminde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu, gerekçesi ile HMK’nın 353/1-b.2 bendi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı alacaklı vekili; dava dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek, istinaf incelemesi neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi hatalı görülerek, hem yeninden yargılama yapılmaksızın kararın kaldırılmasına karar verilmesi hem de davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi kanuna aykırılık teşkil ettiğni ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İcra Müdürlüğünün 19.01.2021 tarihli borçlu şirket hakkında ticari ve iktisadi bütünlük kararı gereği hacizlerin kaldırılmasına ilişkin İcra Müdürlüğü kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
678 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 33.maddesi ile değiştirilen 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 134.maddesinin 5.fıkrasının son cümlesi, 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 20/1 maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.