YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7793
KARAR NO : 2023/180
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki icra takibinde itirazın kaldırılması talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince borçlunun itirazının kaldırılmasına, takibin devamına ve asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun 6100 sayılı HMK’ nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Alacaklı vekili dilekçesinde; … 8. İcra Müdürlüğü’ nün 2019/132096 Esas sayılı dosyasında ticari alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığını, borçlu şirket ile düzenlenen mutabakat formunda borcun kabul edildiğini, mutabakat formunun İİK’ nın 68. maddesinde sayılan belgelerden olduğunu beyanla itirazın kaldırılmasını ve borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Borçlu vekili cevap dilekçesinde; mutabakat metninin tarafına tebliğ edilmediğini, tebliği sonrasında bu husustan beyanda bulunacağını, takip talebinde soyut bir alacaktan bahsedildiğini, alacaklı şirketin yetkilisi müvekkil şirketin takip tarihinde müdürü …’in oğlu olduğunu, baba-oğulun şirketin içini boşaltmaya çalıştıklarını, ödeme emri tebliğ evrakı çalışan olmayan kişiye tebliğ edilerek takibin borçlu şirket aleyhine kesinleştirilerek malvarlığına haciz uygulandığını, menfi tespit davası açtıklarını yine alacaklı şirket malikinin babası …’in (borçlu şirketin takip tarihindeki müdürü) borçlu olan şirketin zararına hareket etmesinden ötürü yargı yolu ile genel kurula gidildiğini, ticari defterlerin tesliminden kaçınıldığını haksız ve dayanaktan yoksun bulunan talebin reddini ve %20′ den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip talebi ekinde bulunan 31.07.2019 tarihli borçlu şirketinin kaşe ve imzasının bulunduğu belgede “31.07.2019 tarihi itibariyle 3.417.674,10 TL tarihi itibarı ile mutabıkız.” şeklinde ibarenin bulunduğunu işbu belgenin kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren belge olduğunu ve borçlu şirket tarafından imza inkarının bulunmadığını bu hali ile dayanak belgenin İİK’ nın 68/1 maddesi anlamında belge niteliğinde olduğunu, borçlu tarafından ödemeye ilişkin herhangi bir belge de ibraz edilmediğinden ve denetime elverişli 28.07.2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda alacaklının itirazın kaldırılması talebinin kabulüne, takibin devamına ve asıl alacağın %20′ si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İcra takibini başlatan şirketin yetkilisi …’in borçlu şirketin takip aşamasındaki yetkili müdürü …’in oğlu olduğunu, baba-oğlun borçlu firmanın zararına işler yaptığını, gerçeğe aykırı fatura kabulleri yapılarak şirketin borçlandırıldığını, yapılan işlemlerden diğer ortakların bilgisi olmadığını, mahkeme kararı ile şirket müdürünün değiştirildiğini, takip dosyasında ödeme emri tebliğ evrakı şirket çalışanı olmayan bir kişice teslim alınarak takibin kesinleştirildiği ve müvekkili şirketin malvarlığının haczedildiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunda takip konusu alacakların sipariş avansı olarak kaydedildiği tespit edilse de taraflar arasında avansa konu ticari ilişki olmadığını, ticari defterin teslim edilmediğini, …’e isticvap çağrısında bulunulduğunu ancak mahkemece talebinin kabul edilmediğini, TMK’ nın 2. maddesine aykırı hareket edildiğini kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
31.01.2022 tarihli ek beyan dilekçesi ile; Şirket kayıtlarında yapılan inceleme de 153 ada 9 parselde bulunan taşınmazın satış yetkisi alınmadan eski müdür … tarafından oğlu … yetkili gösterilerek oğlunun maliki olduğu şirkete devredildiğini, bu konuda tapu iptal ve tescil davası davası açıldığını, taşınmaz devrinde ipotek kaldırma bedelinin 919.292,00 TL olarak kayda geçtiğini taşınmazın gerçek değerinin 3.724.764,00 TL olduğunu tapu da 410.000,00 TL olarak gösterildiğini buna göre taşınmazın müvekkili şirket üzerinden alacaklı şirkete aktarılması esnasında bu miktarda borçlandırılmasının mümkün olmadığını bilirkişi raporunun bu yönü ile hatalı olduğunu, dürüstlük kurallarına aykırı hareket edildiğini kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacaklının takibine dayanak yaptığı; 31.07.2019 tarihli borçlu şirketinin kaşe ve imzasının bulunduğu belgede “31.07.2019 tarihi itibariyle 3.417.674,10 TL tarihi itibarı ile mutabıkız” olarak belirtildiğini, belge altındaki imzaya borçlu şirket tarafından itiraz da edilmediğinden İİK’ nın 68/1 anlamında belge olarak kabul edilmesi gerektiğini, borçlunun, borcu ödediğini aynı nitelikte bir belge ile ispatlayamadığını ve İİK’ nın 68/ son maddesi gereğince borçlu vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İcra takibini başlatan şirketin yetkilisi …’ in borçlu şirketin takip aşamasındaki yetkili müdürü …’ in oğlu olduğunu, baba-oğlun borçlu firmanın zararına işler yaptığını, gerçeğe aykırı fatura kabulleri yapılarak şirketin borçlandırıldığını, yapılan işlemlerden diğer ortakların bilgisi olmadığını, mahkeme kararı ile şirket müdürünün değiştirildiğini, takip dosyasında ödeme emri tebliğ evrakı şirket çalışanı olmayan bir kişice teslim alınarak takibin kesinleştirildiği ve müvekkili şirketin malvarlığının haczedildiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunda takip konusu alacakların sipariş avansı olarak kaydedildiği tespit edilse de taraflar arasında avansa konu ticari ilişki olmadığını, ticari defterin teslim edilmediğini, …’e isticvap çağrısında bulunulduğunu ancak mahkemece talebinin kabul edilmediğini, TMK’ nın 2. Maddesine aykırı hareket edildiğini, 153 ada 9 parsel sayılı taşınmazın satış yetkisi alınmadan alacaklı şirkete devredildiğini, işbu taşınmaz ile ilgili tapu iptal ve tescil davası açtıklarını, alınan raporda taşınmaz devrinde ipotek kaldırma bedelinin 919.292,00 TL olarak kayda geçtiğini taşınmazın gerçek değerinin 3.724.764,00 TL olduğunu tapu da 410.000,00 TL olarak gösterildiğini buna göre taşınmazın müvekkili şirket üzerinden alacaklı şirkete aktarılması esnasında bu miktarda borçlandırılmasının mümkün olmadığını zira taşınmazın devredildiğini, bilirkişi raporunun bu yönü ile hatalı olduğunu eksik rapora göre karar verilemeyeceğini kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muvazaa iddiasına dayalı olarak düzenlendiği iddia edilen mutabakat formunun İİK’ nın 68. maddesinde sayılan belgelerden biri olup olmadığı ve alacak miktarına itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu’ nun 68. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.