Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7824 E. 2023/490 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7824
KARAR NO : 2023/490
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki üçüncü kişinin haczin İİK’nın 99. maddesine göre yapılması talebine ilişkin şikayet yargılamasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı üçüncü kişi yetkilisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, şikayetin kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı 3. kişi yetkilisi; kurucu ortağı ve yetkilisi olduğu … Lastik San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin adresinde gerçekleştirilen haciz işleminin İİK’nın 99. maddesine göre yapılması gerekirken İİK 96-97. maddesine göre yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek haciz işleminin İİK’nın 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına, dava dilekçesinde vasıf ve miktarları belirtilen menkuller üzerindeki muhafaza işleminin kaldırılarak gerekirse hacizler baki kalmak üzere menkullerin yediemin olarak tarafına teslimine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçluya ait olduğunun bildirilmesi nedeni ile icra memuru tarafından haczedilen mahcuz mal hakkında 3. şahıs istihkak iddiasında bulunmasına rağmen, haciz adresinde bulunan kasa defterinde borçluya ödeme yapıldığına ilişkin kayıtların bulunduğu, ayrıca borçlu adına virman yapıldığına dair faturaların bulunduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı nezdinde yoklama yapılan ve yetkili adının … olduğu yoklama fişinin imzalı olduğu, haciz sırasında hazır bulunan çalışan tarafından gelinen adresin borçlu …’na ait olduğunun beyan edildiği, haczedilen malların menkul mal niteliğinde olması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde; gerek 3. şahıs tarafından ve gerekse borçlu tarafından iddianın ispatına yarar ve yeter olmak üzere herhangi bir delil ve belgenin ibraz edilmemiş olduğu dikkate alındığında mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu ve İİK’nın 97. maddesine göre haciz işlemi yapılmasının yerinde olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı üçüncü kişi yetkilisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı üçüncü kişi yetkilisi; haczin, borçlulara ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı gibi haciz sırasında borçluların hazır bulunmadığı, haczin üçüncü kişinin vekilinin huzurunda yapıldığı, her ne kadar haciz mahallinde borçlu adına belgeler bulunmuş ise de, anılan belgelerin borçlu …’nun davacı üçüncü kişi şirketin yetkilisi olması sebebiyle imzaladığı belgeler olup söz konusu belgelerin davacı üçüncü kişi şirketin adresinde bulunmasında olağan dışı bir durum söz konusu olmadığını, mahkemece yoklama fişinden bahsedilmiş ise de yoklama fişinin …’nun şahsına ait olmayıp davacı üçüncü kişi şirket adına oluşturulmuş ve bu şirketin yetkilisi sıfatıyla …’nun imzaladığı bir belge olduğunu, yine kasa defterinden …’na ödeme yapıldığına dair bilgiye ulaşıldığı belirtilmiş ise de tüm bu belgeler borçlulardan …’nun şahsı adına oluşturulmayan, üçüncü kişi şirketin yetkili temsilcisi olması sıfatıyla oluşturulan belgeler olup haciz işleminin İİK’nın 96 ve 97. maddelerine göre yapılmış sayılmasının kabulü için yeterli olmadığını, mahkemenin eldeki uyuşmazlığı istihkak davası gibi nitelendirerek borçlunun şahsına ait olmayan üçüncü kişi yetkilisi sıfatı ile imzaladığı belgelerin, karinenin borçlu lehine işletilmesi için yeterli olmamasına rağmen borçlu ile üçüncü kişi şirket arasında bağlantı bulunduğuna ilişkin değerlendirdiğini, istihkak davasının konusu olduğu halde hatalı değerlendirme ile şikayetin reddine karar verildiğini belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ” şikayete konu haciz işlemi takibe dayanak belge adresinde veya borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamış, haciz sırasında borçlu hazır bulunmamıştır. Ticaret sicil kayıtlarına göre de haczin gerçekleştirildiği adres davacı üçüncü kişinin sicilde kayıtlı adresidir. Dava dışı borçlu şirketin ticaret sicil adresi farklı bir adres olup anılan adreste yapılan hacizde farklı bir firmanın bulunması borçlu şirketin faaliyetine haciz adresinde devam ettiğine karine teşkil etmeyecektir. Davalı borçlunun adresleri haciz işleminin gerçekleştirildiği adresten farklı bir adres olup ödeme emri bu borçluya haciz adresi dışında bir başka adreste tebliğ edilmiştir. Haciz sırasında üçüncü kişi şirket tarafından düzenlenen belgelerde ve vergi dairesince düzenlenen yoklama fişinde borçlunun isminin geçmesi, söz konusu belgelerin içeriği ve borçlunun üçüncü kişi şirket yetkilisi olduğu dikkate alındığında karinenin borçlu lehine olduğunun değerlendirilmesi için yeterli değildir.

Haciz mahallinde bulunan belgeler, dava dışı borçlu şirkete ait sökülmüş tabela, takip borçlusunun davacı üçüncü kişi şirketin yetkili temsilcisi olması, üçüncü kişi şirket çalışanınca haciz mahallinin borçluya ait olduğuna dair beyanı, borçlunun şahsi borcu nedeniyle davacı üçüncü kişi şirketin mallarının haczedilip edilmeyeceği hususları açılacak istihkak davasında değerlendirilebilecek hususlar olup eldeki şikayette değerlendirme konusu yapılamaz. Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde belirttiği hususlar üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddi gerektiğine ilişkin iddialar olup, söz konusu iddialar istihkak davasında değerlendirilmesi gereken hususlar olduğundan değerlendirme konusu yapılmamıştır. İİK’nın 99. maddesine göre, haciz işlemi yapılır ancak muhafaza işlemi yapılamaz.” gerekçesi ile davacı üçüncü kişi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin kabülü ile, haczin İİK’nın 97. maddesine göre yapılmasına ilişkin müdürlük işleminin iptali ile, haczin İİK’nın 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına ve yapılan muhafaza işleminin iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı vekili; “istinaf hukuk dairesi icra hukuk mahkemesinin takibin devamına ilişkin kararını yok saymıştır, şikayetin süresinde olmadığı açıktır, 3. kişi tarafından istihkak davası açılmış olup artık şikayette hukuki yararı bulunmamaktadır. mahalde dosya borçlusu … adına bir çok evrak bulunmuş olup, bu evraklar tutanağa derç edilmiştir. Borçlu ile davacı 3. şahıs şirket arasında organik bağ bulunmaktadır.
3. kişi vergi levhası sunmuş ise de mülkiyet iddiasını ispata yarar kuvvetli delillerden değildir. Hacizli mallara ilişkin olarak 3. şahıs şirket tarafından haciz işlemi sırasında hiç bir fatura ibraz edilememiştir. Borlçu, alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla kötüniyetli olarak davacı 3. kişi şirketi perdeleme amacıyla kullanmaktadır. Mahcuzlar davacının değil, sadece borçluda bulunması gereken evrakların bulunduğu yerde haczedilmiştir. Hacizde genel kredi sözleşmesinde borçlu olan şirketin tabelasının bulunduğu, davacı 3. kişi şirketin borcun doğumundan ve takibin başlamasından kısa bir süre sonra kurulup aynı işkolunda faaliyete devam ettiği, aynı müşteri çevresine hitap ettiği, haciz sırasında çalışanın beyanına göre de işyerinin borçlunun olduğu hususu birlikte değerlendirildiğinde davacı 3. kişi şirketin alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik olarak kurulduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davacı tarafından bu menkullerin mülkiyetine yönelik herhangi bir belge sunulmamış, haczedilen malların davacıya ait olduğuna ilişkin kuvvetli delil de sunulmamıştır. Borçlu ile lehine haksız istihkak iddiasında bulunulan üçüncü şahıs arasında alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler yapıldığı, muvazaalı işlemlerin alacaklının haklarını etkilemeyeceği, dolayısıyla İİK’nın 97/a maddesi gereğince mülkiyet karinesinin borçlu (dolayısıyla alacaklı) yararına olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan tüm nedenlerle mahcuzların borçlunun yed’inde sayılması gerektiği açıktır, mahcuzlar borçlunun elinde haczedilmiştir. Davacı 3. kişi mahcuzların ne surette iktisap ettiğine ilişkin herhangi bir delil sunmamıştır. ” beyanları ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık üçüncü kişinin haczin İİK’nin 99. maddesine göre yapılması talebine ilişkin şikayet başvurusudur.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 96, 97 ve 99. maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.