YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7829
KARAR NO : 2023/489
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1204 E., 2022/1435 K.
DAVA TARİHİ : 23.11.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 3. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/766 E., 2022/124 K.
Taraflar arasındaki imzaya ve borca ititraz yargılamasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın kabulüne, takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili; takip dayanağı senetlerde bulunan imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkili şirketin ve şirket yetkilisinin alacaklıyla hiçbir bağı bulunmadığını, dilekçe ekinde sundukları imzalar incelendiğinde senet üzerinde bulunan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığının ortaya çıkacağını, bu durumda herhangi bir borçtan söz edilemeyeceğini, ibraz olunan vekaletnamenin satış için senet ve sözleşme imzalanmasını kapsadığını, bono tanzim yetkisi verilmediğini, vekaletname yetkisinin aşılarak bono imzalandığını belirterek haciz ve yakalama işlemlerinin iptaline, takibin durdurulmasına, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili; davacının nakliye şirketi sahibi olduğunu ve tüm işlerini vekalet ile yaptırdığını, senetlerin bir kısmının dayanağı olan araç ile müvekkiline araç satış vekaleti verdiğini, ardından söz konusu aracı çalınmış gibi göstererek kolluk kuvvetlerince iade aldığını, müvekkilinin davacı tarafından dolandırıldığını, dava dilekçesindeki beyanların soyut iddialar olduğunu, senet ve tüm evrakların yetkili kişi tarafından verildiğini, bonolardaki imzaların şirket yetkilisi Mehmet Halil Biliç tarafından imzalanmadığını kabul ettiklerini, imzanın şirket temsilcisinin vekili olan … tarafından imzalandığını, vekaletnamede senet tanzim yetkisinin bulunduğunu belirterek davanın ve tüm tedbirlerin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bonolardaki imzaların şirket yetkili temsilcisi Mehmet Halil Bilgiç tarafından atılmadığı hususunun davacı ve davalı tarafların kabulünde olduğu, imzaların şirket yetkili temsilcisinin vekaletname verdiği dava dışı Ahmet Altunkaya tarafından atıldığı hususunun da davacı ve davalı tarafların kabulünde olduğu, celp olunup incelenen vekaletnamede açıkça çek, bono gibi kambiyo senedi tanzim ve imza yetkisi verilmediğinin sabit olduğu, bonoların yetkisiz kişi tarafından şirket adına imzalandığı anlaşıldığından sair borca itirazın incelenmediği gerekçesi ile İİK 170. maddesine göre imzaya itirazın kabulüne, takibin davacı borçlu yönünden durdurulmasına, davalı alacaklının bono tanzim eden şahsın vekaletnamesini yorumlamakta hata yaptığı, vekaletnamenin bono tanzim ve imza yetkisini taşımadığını algılayamadığı ve bu suretle takipte ağır kusur kast ve kötü niyeti görülmediğinden; davalı alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı vekili; davacı tarafın müvekkilini mağdur ettiğini, davacı ile müvekkili arasında araç satışı için anlaşıldığını, davacının araç bedelini aldığını, ancak aracın satışını vermemekte direndiğini, bunun üzerine 10.11.2021 tarihinde müvekkiline vekalet verdiğini, ardından aracın çalınmış gibi gösterilerek kolluk kuvvetlerince davacıya iade edildiğini, dava konusu bonolarda bulunan imzaların davacı şirket yetkilisi vekili …’ya ait olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vekaletname incelendiğinde; davacı şirket adına yetkilisi Mehmet Halil Biliç tarafından dava dışı Ahmet Altunkaya adlı şahsa kambiyo senetleri kapsamında çek-bono tanzim yetkisi verilmediğinin anlaşıldığı, bonolardaki imzaların şirket yetkili temsilcisi Mehmet Halil Bilgiç tarafından atılmadığının davacı ve davalı tarafların kabulünde olduğu, imzaların şirket yetkili temsilcisinin vekaletname verdiği dava dışı Ahmet Altunkaya tarafından atıldığı da davacı ve davalı tarafların kabulünde olduğundan mahkemece imza incelemesi yaptırılmamasında isabetsizlik bulunmadığı, vekaletnamede açıkça çek ve bono gibi kambiyo senedi tanzim ve imza yetkisi verilmediği, bonoların yetkisiz kişi tarafından şirket adına imzalandığının anlaşıldığı, mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararında, vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı vekili tarafından; davacı tarafın müvekkilini mağdur ettiği, imzanın şirket temsilcisinin vekili olan … tarafından imzalandığı, bu hususa güvenerek işlem yapıldığı, vekaletnamede belirtilen ibarelerin hukuki niteliğini müvekkilin anlayabilecek pozisyonda olmayıp bunu anlamasının da beklenemeyeceği, davacı yanın açıkça dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırı hareket ettiği ileri sürülerek kararın bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte borca ve imzaya itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 169, 170. maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.