YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7860
KARAR NO : 2023/470
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki icra memur muamelesini şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve şikayetin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi üçüncü kişi icra mahkemesine başvurusunda: şikayete konu icra dosyasındaki alacağın öncelikle … Varlık Yönetim Şirketine temlik edildiğini, banka ile … Varlık Yönetim A.Ş. ve diğerleri arasında yapılan temlik taahhütnamesinin icra dosyasına ibraz edilerek icra müdürlüğünden alacaklı olarak dosyaya eklenmelerini talep ettiklerini, müdürlükçe dosyaya ibraz edilen taahhütnamenin temlik sözleşmesi olmadığı, noter huzurunda imzalanan temlik sözleşmesinin dosyaya ibrazı halinde karar verileceği gerekçesi ile talebin reddine karar verildiğini, icra müdürlüğü kararının TBK’nın 183 ve 184. maddelerindeki yasal düzenlemeye aykırı olduğunu ileri sürerek 07.06.2021 tarihli müdürlük kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet dilekçesi alacaklıya tebliğ edilmemiş, alacaklı tarafından cevap dilekçesi verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; alacağın temliki ile birlikte ipoteğin devrinin geçerli olabilmesi için tapu siciline tescil gerekli olmadığı gibi noter onayının da bulunmasının gerekmediği, devir senedinde alacaklının imzasının bulunmasının devrin şekil açısından geçerliliği için yeterli olduğu, alacağın temliki ile birlikte bağlı haklardan ipotek hakkının da intikal edeceği, alacağın temlikinin şarta bağlı yapılmasına engel bulunmadığı, temlikteki şartın gerçekleştiği ve temlik alacaklısı bankanın, icra dosyasında alacaklı olarak yer almasını talep edebileceği, aksi yöndeki müdürlük kararının usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulüne, icra müdürlüğünün 07.06.2021 tarihli kararının kaldırılmasına karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Alacaklı,
1-Şikayet dilekçesi tebliğ edilmeden, taraf teşkili sağlanmadan, delil sunma ve savunma yapma imkanı verilmeden dosya üzerinden karar verilmesinin hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğunu,
2- Şikayetçi tarafından dosyaya sunulan imzası tasdik edilmemiş olan ”taahhütname” evrakının alacağın devri vaadi (alacağın devri sözü verme) içeren bir sözleşme olduğunu, ayrıca alacağın temliki sözleşmesinin öngörülen şekil şartlarını havi olmadığı, zira ”devralanın” imzası gerekmese bile ivazlı bir devir söz konusu olması dolayısıyla, imzasının gerektiği ve her halükarda irade beyanının şart olduğunu, bu durumda dar yetkili icra hukuk mahkemesince konunun yargılamayı gerektirmesi nedeniyle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin reddi ile şikayetçi aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Şikayet dilekçesi usulüne uygun şekilde alacaklı tarafa tebliğ edilmeden, cevap hakkı tanınmadan, savunma ve hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder şekilde karar verilmesi hatalı ise de, alacaklının cevap ve itirazlarını istinaf aşamasında ileri sürmesi nedeniyle usul ekonomisi de dikkate alınarak karar sırf bu nedenle kaldırılmadığı, şikayetçi tarafından dosyaya sunulan 25.10.2018 tarihli “Taahhütname” başlıklı adi nitelikte belgede şikayetçinin imzasının bulunmadığı, … Varlık Yönetim A.Ş. ve diğerleri tarafından imzalandığı, belgenin içeriği incelendiğinde, TBK’nın 184. maddesinde karşılığını bulan alacağın devri sözü verme niteliğinde olduğu ve mevcut haliyle alacağın temliki sözleşmesi değil alacağın temlikinin şartlara bağlı olarak taahhüt edildiği sözleşme olduğu, bu taahhüde dayanılarak alacağın temlik edildiğinin dar yetkili icra mahkemesince değerlendirilemeyeceği, icra müdürlüğünün şikayete konu işleminin usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, buna göre Mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, şikayetin kabulüne karar verilmesi isabetsiz bulunarak alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve şikayetin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi 3. kişi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi 3. kişi; temlik edenin sözleşmede imzasının bulunduğunu, bir temlik vaadi değil şarta bağlanmış temlik sözleşmesi imzalandığını, adi yazılı olarak yapılabileceğini, ilk derece mahkemesince temliğin geçerliliğine ilişkin bir inceleme yapılmadığını, bankanın temlik alan sıfatı olmadığına dair itirazların ancak genel mahkemelerde açılacak bir davada ileri sürülebileceğini, temliğin geçerliliğinin istinaf mahkemesince de değerlendirilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temlik sözleşmesi gereği dosyaya alacaklı kaydının yapılması istemini reddeden 07.06.2021 tarihli icra müdürlüğü işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 18. maddesi ve TBK’nın 183. ve 184. maddeleri.
3. Değerlendirme
1-Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine,
2-Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.