YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7865
KARAR NO : 2023/3399
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayeti ve borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile tebliğ tarihinin düzeltilmesine ve borca itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapıldığını, icra emrinin müvekkiline usulsüz olarak tebliğ edildiğini, müvekkilinin takipten 18.01.2019 tarihinde haberdar olduğunu, icra emri tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak tespiti gerektiğini, ipotek veren müvekkilinin … 3. Noterliğinin 01.08.2018 tarihli, 16702 yevmiye sayılı vekaletnamesi ile taşınmazı üzerinde KMS Makina ve Çelik Sanayi A.Ş.’nin Odea Bank Kozyatağı Şubesi’nden kullanacağı rotatif kredilerin ve teminat mektuplarının karşılığı olmak üzere ipotek tesis edilmesi için…’ı vekil tayin ettiğini, ancak asıl borçlunun kullandığı rotatif krediler de dahil olmak üzere tüm krediler için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, oysa asıl borçlunun sadece 500.000 TL tutarında rotatif kredi kullandığını, bu ve öncesinde kullanılan kredilerin ipotek tarihinden önce ve rotatif kredi kapsamında olmayan krediler olduğunu, ipotek tarihinden sonra kullandırılan rotatif kredi olmadığından takibin iptali gerektiğini, TBK’nın 584. maddesi uyarınca kefalete ilişkin eşin rızasının bulunmaması halinde kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, müvekkilinin eşinin rızası bulunmadığından kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu belirterek icra emrinin usulsüz tebliğ edildiğinin tespiti ile 18.01.2019 tarihinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesine, takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra emrinin 24.10.2018 tarihinde “Muhatabın tevziat saatlerinde bulunamaması sebebi ile tebligat, mahalle muhtarı imzasına teslim edilmiş olup 2 nolu haber kağıdı kapısına yapıştırılmıştır. Ayrıca en yakın komşu….haber verilmiştir.” şerhiyle tebliğ edildiği, tebligat parçasında haber verilen komşunun adı bulunmadığından, icra emri tebliğinin Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi uyarınca usulsüz olduğunun kabulü ile tebliğ tarihinin öğrenme tarihi 18.01.2019 olarak düzeltilmesine karar vermek gerektiği, davacı vekilinin, ipotek belgesinde müvekkilinin eşinin rızasının alınmadığı, sözleşme düzenlenirken de sözleşme onayı alınmadan, imzası alınmadan sözleşme düzenlendiğini belirtilerek takibe itiraz etmiş ise de, bu itirazların ipoteğin kurulmasına ilişkin olup ipoteğin esasına yönelik olarak icra hukuk mahkemesine itiraz edilemeyeceği, yetkili icra hukuk mahkemesince ipoteğin geçerli olup olmadığı hususunun tartışılmasının mümkün olmadığı, davacı kefil ve ipotek veren sıfatına haiz olup, tarafına ihtarname tebliğ edildikten sonra takip başlatıldığından, takipteki sıfatı ipotek veren olarak belirtildiği, ipotek, limit ipoteği olmakla taşınmaz maliki 3. kişinin sorumluluğu limit ile sınırlı olduğu, ipotek bedelinin ödenmesi ile 3. kişi şikayet edenin, ipotek malikinin sorumluluğunun sona ereceği, İİK’nın 149/a maddesi göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun’un 33/1-2 maddesine göre itfa ve imhal nedeniyle icranın geri bırakılması talep edilmediği, şikayet edenin icra emrinde borçlu olarak gösterilmesinde usulsüzlük bulunmadığı gereçesi ile usulsüz tebliğ şikayetinin kabulüne, diğer şikayetlerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki usulsüz tebliğ şikayetine ilişkin şikayet nedenleri dışındaki diğer şikayet nedenlerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı/borçlu, takipte ipotek veren konumunda olup, takip dayanağı ipotek resmi senedi incelendiğinde sözleşme şartlarına ilişkin 1. maddedeki düzenlemelerden ipoteğin asıl borçlu şirketin bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere, limit ipoteği şeklinde tesis edildiği açık olup, ipoteğin sadece rotatif kredileri kapsamadığı, davacının taşınmazında ipotek tesisi için 3. kişiye verdiği vekaletnamenin sadece rotatif krediler ve teminat mektuplarını kapsadığı hususunun ipotek resmi senedi karşısında icra mahkemesinde tartışılmasının mümkün olmadığı, yine davacının takip dayanağı kredi sözleşmesinde kefaleti bulunmayıp, takipte sadece ipotek veren borçlu sıfatı olduğundan, ipoteğin eş rızası alınmadan tesis edildiği, bu nedenle geçersiz olduğu yönündeki iddiaların da dar yetkili icra mahkemesinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenlerle mahkemece davacının takibin iptaline yönelik şikayetinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince, dava dilekçesindeki usulsüz tebliğ şikayetine ilişkin şikayet nedenleri dışındaki diğer şikayet nedenlerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi gereği usulsüz tebligat şikayeti ile ipoteği paraya çevrilmesi sureti ile ilamlı takipte borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi , 2004 sayılı İİK’nın 149/a ve diğer maddeleri
3.Değerlendirme
TMK’nın 851. ve 881. maddelerinde ifadesini bulan ve muhtemel bir alacağın teminatı olarak tesis edilen üst sınır (limit) ipoteğinde, borcun ulaşacağı miktar belirsiz olduğundan, taşınmazların ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosundaki limitle sınırlandırılmıştır. TMK’nın 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borç, faiz, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam borç miktarının, bu limiti aşması mümkün değildir (HGK 24.05.1989 tarih ve 1989/11-294 E., 1989/378 K.). Limit aşımına ilişkin şikayet, süresiz olarak her zaman ileri sürülebilir.
Öte yandan 6100 sayılı HMK’nın “Taleple Bağlılık” başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrası; “Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmünü amirdir.
Somut olayda, takibe dayanak Maltepe Tapu Sicil Müdürlüğü’nün 06.08.2018 tarih ve 18369 yevmiye sayılı ipotek resmi senedinden anlaşıldığı üzere ipotek 2.000.000,00 TL ile sınırlı kurulmuş üst sınır ipoteğidir. Bu husus alacaklı tarafından borçlunun istinaf dilekçesine cevaben sunulan dilekçede alacaklının da kabulündedir. Takip talebi ve icra emrinde 5.800.000,00 TL limitle sınırlı takibe geçildiği belirtilmiştir. Davacı taşınmaz maliki borçlunun dava dilekçesindeki “borçlunun yalnızca rotatif kredilerine karşılık ipotek vermiş olmasına rağmen borcun tamamından sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu” yönündeki iddiasının limit aşımı iddiası gibi değerlendirilerek 2.000.000,00 TL ipotek limitini aşan kısım yönünden takibin iptali gerekir.
O halde İlk Derece Mahkemesince istemin limit aşımı iddiası gibi nitelendirilerek ipotek limitini aşan kısım yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması, istinaf başvurusu üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesi,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.