YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7876
KARAR NO : 2023/911
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki imzaya itiraz yargılamasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince imzaya itirazın kabulüne, takibin borçlu yönünden durdurulmasına, alacaklı aleyhine asıl alacağın %20 ‘si oranında tazminata ve %10’u oranında para cezasına hükmolunmasına karar verilmiştir.
Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu; takibe dayanak senetteki imzanın eli ürünü olmadığını, senedin sahte olduğunu, alacaklı hakkında sahte senetle işlem yapmaktan suç duyurusunda bulunulduğunu ve ihtiyati haciz kararına da itiraz edildiğini beyanla, borca, imzaya, faize, ferilerine itiraz ederek, takibin durdurulmasına ve iptaline ayrıca tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı; itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, taşınmazlarını haciz ve sair nedenlerle kaybetme korkusu saikiyle borçlu olan kardeşine hiçbir nakit bedel almaksızın senet karşılığında devrettiğini, senedin vadesi yaklaştığında borçlunun taşınmazları sattığını, yerine taşınmaz aldığını, istediği tarihte senet bedellerini ödeyeceğini söylediğini ve bu süreçte defalarca darp edildiğini, icra takibi başlatmak zorunda kaldıklarını, senetteki imzanın borçlunun eli ürünü olduğunu, senedin gerçek olduğunu ve borçlunun kötü niyetli olarak itiraz ettiğini beyan ederek davanın reddine ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 15.06.2020 tarihli grafolog bilirkişi raporunda imzanın borçluya ait olduğu, … … Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma sırasında alınan 19.09.2019 tarihli raporda ise senetteki imza ve yazıların borçlunun eli ürünü olmadığı yönünde kanaat bildirildiği, borçlunun itirazı ve raporlar arasında oluşan çelişki üzerine dosyanın üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin sunduğu kök ve ek raporda senetteki imzanın borçlunun eli ürünü olmadığı yönünde görüş bildirildiği, son alınan heyet raporu ile çelişkinin giderildiği, heyet raporuna itibar edilerek bonoda muteriz borçluya atfen atılmış imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla muteriz borçlunun eli ürünü olmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile imzaya itirazın kabulü ile icra takibinin borçlu yönünden durdurulmasına, asıl alacağın %20’si oranında tazminatın alacaklıdan alınarak borçluya verilmesine, asıl alacağın %10’u oranında para cezasının alacaklıdan alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı; mahkemece alınan iki adet bilirkişi raporunun birbiri ile çeliştiğini, ek raporun çelişkiyi gidermediğini, yeni bir rapor alınması gerektiğini, ek raporda hiçbir gerekçe gösterilmeden serbest taklit yöntemi ile imzanın oluşturulduğundan bahsedildiğini, denetime elverişsiz olduğunu, ek raporun ilk heyetçe hazırlandığından taraflı olduğunu, hükme esas alınan heyet raporunda bilirkişilerin grafoloji dalında uzman olmadıklarını, ilk raporu düzenleyen bilirkişinin grafoloji uzmanı olduğunu, borca ve imzaya itirazın ödeme emrinin tebliğinden önce haricen öğrenilerek yapıldığını, imzaya itiraz hakkı henüz doğmamasına rağmen ödeme emri tebliğ tarihinden önce dava açıldığını, usulden red edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlunun ödeme emrinin tebliğinden önce imzaya itirazının alacaklının takip iradesi bulunduğundan süresinde olduğu, … … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma dosyasında alınan 19.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda, takibe konu senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığının bildirildiği, İlk Derece Mahkemesince alınan 15.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda takibe konu senet üzerindeki imzanın borçlunun eli ürünü olduğunun bildirildiği, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 03.11.2020 tarihli raporda takibe konu senet üzerindeki imzanın borçlunun eli ürünü olmadığının bildirildiği, mahkemece bilirkişi heyetinden raporlar arasındaki çelişkinin neden kaynaklandığına ilişkin olarak heyetten ek rapor istendiği, bilirkişi heyetinin 12.12.2020 tarihli raporunda mevcut imzanın serbest taklit yöntemi ile oluşturulduğundan benzemezliklerin araştırılmasının önemli olduğunu, senet üzerindeki imzanın borçlunun eli ürünü olmadığının bildirildiği, … … 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2019/293 Esas sayılı dosyası ile yapılan ceza yargılamasında Adli Tıp Kurumundan alınan 10.02.2021 tarihli raporda takibe konu senet üzerindeki imzanın borçlunun eli ürünü olmadığının bildirildiği, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinden sonra ilgili Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama kapsamında Adli Tıp Kurumunun 11 kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 07.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda, senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığının bildirildiği, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan heyet tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun gerekçeli, kapsamlı ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu gerekçesi ile alacaklının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı; istinaf dilekçesindeki hususları tekrarla birlikte Adli Tıp Kurumu raporunun Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda görülen yargılama kapsamında hazırlandığını, hukuk yargılaması sırasında meydana gelen çelişkiyi gideremeyeceğini, içeriği itibariyle de çelişkileri hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortadan kaldırmayacağının belli olduğunu, İlk Derece Mahkemesince yeniden imza incelemesi yaptırılarak çelişkinin giderilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte imzaya ve borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 211.maddesi, İİK’nın 68/a-4, 170 ve devamı maddeleri ve sair yasal mevzuat
3. Değerlendirme
1. Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 sayılı Kanunla değişik İİK’nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.