YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7882
KARAR NO : 2023/649
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2485 E., 2022/1013 K.
DAVA TARİHİ : 22.01.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
TEMYİZ EDENLER : Davacılar
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 28. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/52 E., 2020/528 K.
Taraflar arasındaki borca ve faize itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacıların borca itirazının reddine, yasal koşullar oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri aleyhine kambiyo senedine özgü takip başlatıldığını, alacaklıdan bir mal alımı yapılmadığını, senedin karşılığının üzerinde yazılı olduğu gibi ma’len tahsil edilmediğini, herhangi bir mal teslimi yapılmadığından senedin bedelsiz kaldığını, ticaret defterleri üzerinde yapılacak incelemede bu durumun sabit olacağını, ayrıca istenilen faizin haksız ve fahiş olduğunu, devlet bankalarının 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının esas alınması gerekirken keyfi ve yüksek bir faizin istenilmesinin yasaya aykırı olduğunu söyleyerek, borçlu olmadıklarından, haksız ve fahiş faiz istenildiğinden takibin iptalini mümkün olmadığı takdirde ödeme emrinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını ispatlayamadığını, kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi uyarınca sebeple bağlı kalınmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borca itirazın icra mahkemesinde ispatı için davacı tarafından resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge sunulması gerekmektedir. İİK’nın 169/a-1. maddesi gereğince de; borcun bulunmadığı veya itfa yahut imhal edildiği resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlandığı takdirde, mahkemece itiraz kabul edilir. Öte yandan, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, sunulan ödeme belgesinin takip konusu borçla ilgili olarak verildiğinin kabul edilebilmesi için, belgede, takip dayanağına açıkça atıf yapılması zorunludur. Davacıların mahkememize başvurusu, takip dayanağı bononun bedelsiz kalması nedenine dayalı borca itiraz olup, borca itirazın, İİK’nun 169/a-1 maddesinde yazılı belgeler ile ispatı zorunludur.Somut olayda; davacılar tarafından senet karşılığı malın alınmadığı ve borcun bulunmadığının resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat edilmesi gerekmektedir. Davacılar tarafından borcun olmadığına ilişkin olarak resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge delil olarak sunulmamıştır. Malın teslim edilmediği ve borcun olmadığı davalı alacaklı tarafından da kabul edilmiş değildir. Her ne kadar davacılar tarafından, alacaklıdan bir mal alınmadığı, takibe konu senet üzerinde malen kaydı yazılı olduğu ve herhangi bir mal teslimi yapılmadığından senedin bedelsiz kaldığı ileri sürülmüş ise de; bir senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bu durum ise, ancak genel mahkemede yapılacak bir yargılama neticesinde çözülebilecek bir ihtilaftır. Davacılar tarafından senedin bedelsiz kaldığına yönelik dava dilekçesinde tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması talep edilmiş ise de; icra mahkemeleri dar yetkili mahkeme olup, yukarıda da belirtildiği üzere borcun olmadığının resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatlanması gerektiğinden davacıların ticari defterlerin incelenmesine ilişkin iddialarına itibar edilmemiştir. Davacıların ispatlanamayan borca itirazının reddine karar verilerek, takibin durdurulmamış olduğu anlaşılmakla, davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili; itirazlarına ilişkin incelemeler yapılmadığını, sunmuş oldukları Onur Otelcilik Şirketinin defter kayıtlarının dikkate alınmadığını, senedin malen tahsil edilmediği hususunun gözardı edildiğini, şirket defterleri incelenmeden yapılacak tüm hesaplamaların temelden yoksun olduğunu, borcun bulunmaması nedeniyle faiz hesaplanmasına da gerek olmadığını ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, kapsam ve sonucuna itibar edilen bilirkişi raporuna göre istenilen faiz miktarında da fazlalık bulunmadığı, her ne kadar davacı taraf borca itiraz etmiş ise de borca yönelik itirazın İİK’nın 169/a maddesi kapsamında kesin delille ispat edilemediği, dar yetkili icra hukuk mahkemesince borca itirazda ticari defterlerin delil olarak dikkate alınmasının mümkün olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararı yasaya uygun olmakla istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; istinaf sebeplerini tekrarla talebin kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine özgü ilamsız icra takibinde borçluların borca ve faize itirazına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 169/a madde
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.