Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7911 E. 2023/415 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7911
KARAR NO : 2023/415
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2262 E. 2022/1118 K.
DAVA TARİHİ : 20.09.2019
HÜKÜM/KARAR : İlk Derece Mahkemesi Kararının Kaldırılarak Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/167 E. 2021/237 K.

Taraflar arasındaki imzaya itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddi ile takip durdurulmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile davacının imzaya itirazının kabulü ile takibin davacı yönünden durdurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; Aydın İcra Müdürlüğü’nün 2019/30316 Esas Sayılı takip dosyasında takibin dayanağı bonolarda bulunan imzaların müvekkiline ait olmadığını, bu konuyla ilgili Aydın Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda da bulunduklarını belirterek davanın kabulü ile takibin durdurulmasına, haksız olan davalı alacaklının asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata, alacağın %10’u oranında para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; Aydın İcra Dairesi’nin 2019/30316 Esas Sayılı dosyası ile 11.09.2019 tarihinde alacaklı … (Alhan) tarafından davacı borçlu … ve dava dışı diğer borçlu Bilal Alhan aleyhine icra takibi başlatıldığını, işbu takibin konusunun 03.05.2016 düzenleme tarihli, 50.000 TL bedelli 2 adet bono olup, davacı borçlu …’ın imzaya itiraz ettiğini, senetteki diğer borçlu Bilal Alhan yönünden takibin kesinleştiğini, davalı alacaklı Serpil Alhan’ın, Bilal Alhan’dan uzun süre geçimsizlik söz konusu olduktan sonra 09.05.2019 tarihinde boşandığını, davacı borçlunun takip konusu bonoları kefil sıfatı ile imzaladığını, bonolardaki imzaların …’a ait olduğunu, davacı tarafın icra takibini uzatmak ve sürüncemede bırakmak amacıyla kötüniyetli olarak imzaya itiraz ettiğini, Bilal Alhan ve …’ın müşterek iş yapan kişiler olduğunu, bonolardaki imzaların müvekkili Serpil Alhan’ın ve bir çok tanığın huzurunda atıldığını beyanla, davacı borçlu tarafından haksız açılan davanın reddi ile tazminat ve para cezası taleplerinin reddine, borçlunun asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve asıl alacağın %10 u oranında para cezasına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu edilen senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı yönünde imza incelemesi yapılmak üzere imza tarihinden önceki emsal imzaların bulunduğu belge imzalarının getirtildiğini ve mahkeme huzurunda davacının imzalarının alınarak toplanan imza örnekleri ile birlikte imza incelemesi yapılması için dosyanın Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvarına gönderildiğini, burada düzenlenen bilirkişi raporunda “… eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğu” kanaatinin bildirildiğini, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre kesin kanaat bildirmeyen raporlar hükme esas alınamayacağından davacının talebi üzerine dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderildiğini, alınan raporda yine imzaların kuvvetle muhtemel … eli ürünü olduğu bildirir kanaat raporunun düzenlenmesi üzerine kesin kanaat bildirilmediğinden raporlarda bildirilen kanaatin olumlu yada olumsuz yönde desteklenmesi için diğer delillere başvurularak davalının tanık dinlenme talebinin kabul edildiğini, dinlenen iki davalı tanığının senedin düzenlendiği sırada orada hazır bulunduklarını, senedin bizzat Berkin bey tarafından imzalandığını gördüklerini ve senedin dayandığı ticari ilişkinin ne olduğunu açıkça anlattıklarından Jandarma Kriminal ve Adli Tıp Raporunda belirtilen kanaatin tanık beyanları ile de desteklendiğinden imzanın davacının eli ürünü olduğu kanaatine varılarak davanın reddi ile takip durmadığından alacaklının tazminat talebinin yerinde olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili, dosya kapsamında alınan iki bilirkişi raporu incelendiğinde, alınan örnekler karşısında söz konusu imzanın davacı eli ürünü olup olmadığına ilişkin kesin bir kanıya varılamadığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın hatalı olduğunu, Adli Tıp Kurumu’ndan alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, yeni bir bilirkişi raporu alma taleplerinin değerlendirilmediğini, senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfetinin alacaklıya ait olup alacaklının 06.08.2019 tarihinde raporun tebliğine rağmen itiraz etmediğini, 10.10.2019 tarihli celsede rapora karşı beyanlarında yeni bir rapor alınmasına yönelik talepte de bulunmayarak rapor kapsamına göre imzanın davacıya ait olduğunu ve davanın reddi gerektiği şeklinde beyanda bulunduğunu, sadece borçlunun yeniden rapor alınmasına yönelik talebi olduğu görülmekle mahkemece bu durumda bilirkişi raporunda yer alan belirsizliğin borçlu lehine değerlendirilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesinin ispat külfetini adeta aksine döndürerek akabinde davalı lehine haksız olarak tanık beyanlarını senet karşısında hükme esas aldığını, imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile imzanın borçluya ait olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanamaması nedeniyle imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken ispat yükünü ters çevirerek yazılı gerekçeyle itirazın reddine karar verilmesinin isabetsiz olup davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, imzaya itirazın kabulüne, takibin davacı yönünden durdurulmasına, hükme esas raporlarda imzanın borçluya aidiyeti kesin olarak tespit edilemediğinden ve dolayısıyla alacaklının senedi takibe koymada kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu kesin olarak kanıtlanamadığından, davalı alacaklının tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulmamasına, davalı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı vekili, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında imzaların borçluya ait olmadığı yönünde bir beyan olmadığını, bilirkişi raporlarının tanık beyanları ile desteklendiğini, takibe konu senetlerdeki imzaların davacının eli ürünü olduğunun açık olduğundan bahisle davanın reddi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, imzaya itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 170.maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.