Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7975 E. 2023/261 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7975
KARAR NO : 2023/261
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki takibin iptali istemli şikayetten kaynaklanan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili dava dilekçesinde; İcra takibinin borçlularından Özel … Tıp Sağ. Hiz. Tur. İth. İhr. Tic. An. Ltd. Şti.’nin KHK kapsamına alınan şirketlerden olup müvekkilinin işbu icra dosyasında borçlu olarak gösterilmesinin sebebinin işbu şirkete bağlı hastanede bir dönem ortak olması ve doktor olarak çalışmasından kaynaklandığını, müvekkilinin söz konusu borçlu şirket ile olan ortaklığını 2015 yılında sonlandırdığını ve hisselerini devrettiğini, hastanenin borçlarından müvekkilinin kişisel sorumluluğu olmadığını, 675 sayılı KHK`nın 16. maddesi uyarınca borçlu şirket KHK kapsamında kapatılan kurumlardan olduğu için müvekkili hakkındaki takibin de durdurulması gerektiğini iddia ederek takibin durdurulmasını, iptal edilmesini talep etti.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; Şikayetçinin, takibe dayanak Genel Kredi Sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçlu şirkete ve kefillere hesap kat ihtarnamesi gönderilmesine karşın ödeme yapılmadığını, şikayetçi hakkında takip başlatılmasının nedeninin müteselsil kefaletinden kaynaklandığını, şikayetçinin borçlu şirketin sahibi/ortağı/çalışanı olmasının kendisi aleyhine takibe başlanması ile ilgisi olmadığını, şikayetin öncelikle süre yönünden reddi gerektiğini, 675 sayılı KHK‘nın 16. maddesinin somut olayda uygulama alanı olmadığını iddia ederek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacaklı tarafından takip borçluları hakkında başlatılan ilamsız takipte, şikayetçinin takibe dayanak genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, borçlunun ifada gecikmesi ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçlüğü içinde olması hallerinde alacaklının borçluyu takip etmeden kefile başvurabileceği gerekçesiyle davacının şikayetinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi vekili istinaf dilekçesinde; şikayet dilekçesini tekrarlayarak, borçlu şirketin KHK kapsamında kapatılan şirketlerden olduğunu, müvekkilinin bu şirketteki ortaklığını 2015 yılında bırakarak hisselerini devrettiğini, müvekkilinin borçlu şirketin borçlarından kişisel sorumluluğu olmadığını, 675 sayılı KHK’nın 16. Maddesi gereğince müvekkili hakkındaki takibin durdurulması gerektiğini iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kredi sözleşmesi ve ihtarnameye dayalı genel haciz yoluyla başlatılan takipte asıl kredi borçlusunun Özel … Tıp Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. olduğu, şikayetçinin genel kredi sözleşmesinin müşterek ve müteselsil kefil olduğu, TBK’nın 586/1 maddesi gereği alacaklının borçluyu takip etmeden kefili takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği, asıl borçlu şirket KHK ile kapatıldığına ve bu sebeple asıl şirkete takip yöneltmek mümkün olmadığına göre borçlu şirketin ödeme güçsüzlüğü içinde olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; önceki beyanlarını tekrarlayarak borçlu şirketin KHK kapsamında kapatılan şirketlerden olduğunu, müvekkilinin bu şirketteki ortaklığını 2015 yılında bırakarak hisselerini devrettiğini, müvekkilinin borçlu şirketin borçlarından kişisel sorumluluğu olmadığını, 675 sayılı KHK’nın 16. Maddesi gereğince müvekkili hakkındaki takibin durdurulması gerektiğini iddia ederek kararın bozulmasını talep etti.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 675 Sayılı KHK’nın 16/2.maddesine dayalı olarak takibin iptali istemine ilişkindir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.