YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7979
KARAR NO : 2023/562
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki takibin ve icra emrinin iptali istemine ilişkin şikayet dolayısıyla yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine ve şikayetçi aleyhine asıl alacağın %20’si oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kısmen kabulüne, şikayetçi borçlu yönünden icra emrinin iptaline, takibin iptali talebinin reddine, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı ve para cezası isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu ve alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; ipoteğin limit ipoteği olduğunu, kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içermediğini, ipotek senedinin 8.maddesi ile bu hususun sabit olduğunu, ipoteğin protokol ile şarta bağlandığını, şartın gerçekleşmediğini bu nedenle ilamlı takip başlatılamayacağını, kendilerine gönderilen ihtarnamenin usul ve yasaya uygun olmadığını, borcun muaccel olmadığını, ipotek belgesinde imzalarının bulunmadığını, ipotek belgesinin geçerlilik şartlarını taşımadığını, kefalet şartlarının oluşmadığını, icra giderlerinden sorumlu olmadıklarını, faiz oranına itiraz ettiklerini belirterek icra emrinin ve takibin iptali ile alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; borçlu tarafından ileri sürülen hususların dar yetkili icra hukuk mahkemesinde incelenemeyeceğini, davacının iddialarının menfi tespit davasının konusunu oluşturduğunu, ipotek takibine konu alacağın ipotek tarihinden önce doğmuş, kesinleşmiş alacaklar ile ilgili tesis edilmiş olduğunu, akit tablosunda borçlu …Ltd. Şti., Seç ……Ltd. Şti. karşılıksız kalan çeklerinden dolayı Ankara İcra Müdürlüklerinde takibe konu edildiğini, takibin kesinleştiğini, takibe konu borcun ipotek verenin kabulünde olduğunu, doğmuş ve doğacak tüm borçlardan 250.000 TL’ye kadar iki adet toplamı 500.000 TL limit ipoteği tesis edildiğini, müvekkilinin finans kurumu olduğunu ve ilamlı takip yapma hakkı bulunduğunu, taraflarınca sıra cetveline itiraz edilmediğini, sıra cetvelinde kendilerine bir pay kalmadığını, kendi yükümlülüklerinin yerine getirilmesine rağmen davacı tarafın protokoldeki yükümlülükleri yerine getirmediğini, harici protokol 6. maddesi gereğince 11.06.2019 tarihinde doğmuş borçlar için ipotek tesis edildiğini, belirtilen sürede nakit teslimatların yapılmadığını, ödeme tarihleri belirli olduğundan temerrüdün oluştuğunu, ihtarname gönderilmesinin temerrüt halini ortadan kaldırmayacağını, doğmuş olan alacak ile ilgili ipotekler için icra emri düzenlendiğini belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki ipoteğin muaccel olan borç için verildiği, ipotekli taşınmazın tapu kaydına ipotek miktarının işlenmiş olduğu, borcun belirli ve şarta bağlı olmadığı, ipoteğin şekil şartlarına ilişkin itirazların yerinde olmadığı, kesin borç ipoteğine dayalı başlatılan takibin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçeleriyle şikayetin reddi ile asıl alacağın %20 tutarında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu tazminata hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, mahkemece iddialarının incelenmediğini, delillerinin toplanmadığını, tedbir kararı verilmediğini, ipoteğin limit ipoteği olduğunu ve kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içermediğini, ipotek senedinin 8. maddesi ile bu hususun sabit olduğunu, ipoteğin protokol ile şarta bağlandığını, şartın gerçekleşmediğini bu nedenle ilamlı takip başlatılamayacağını, kendilerine gönderilen ihtarnamenin usul ve yasaya uygun olmadığını, borcun muaccel olmadığını, ipotek belgesinde imzalarının bulunmadığını, ipotek belgesinin geçerlilik şartlarını taşımadığını, kefalet şartlarının oluşmadığını, icra giderlerinden sorumlu olmadıklarını, faiz oranına, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini ancak taleplerinin incelenmeden karar verildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda; takibin dayanağı olan ve icra dosyasında mevcut ipotek belgelerinin incelenmesinde taraflar arasındaki hukuki ilişkinin dayanağının yurt içi faktoring sözleşmesi olduğu, cari hesap, kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde bir ilişki bulunmadığı için alacaklının İİK.nun 150/ı maddesine dayanarak ipotekli ilamlı icra takibi yapamayacağı, yine alacaklının kredi veren kuruluş (banka) olmadığı, faktoring hizmeti veren bir şirket olduğu, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 33/3.maddesi ile finansal kiralama şirketlerine İİK.nun 150/ı madde gereğince ilamlı icra takibi yapma hakkı tanınmış ise de, faktoring şirketleri yönünden yapılmış herhangi bir düzenleme bulunmadığı, İİK’nın 150/ı maddesinin olayda uygulanamayacağı, öte yandan takip konusu ipotek senetlerinin 8. maddesi ve taraflar arasında düzenlenen protokol hükümleri dikkate alındığında alacağın tahsil edilip edilmeyeceği yargılamayı gerektirdiği, alacaklının limit ipoteğinden dolayı genel mahkemelerde dava açıp alacağını miktar olarak belirlemeden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapmasının mümkün olmadığı gerekçeleriyle başvurunun kısmen kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin kısmen kabulüne, icra emrinin iptaline, takibin iptali talebinin reddine, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı ve para cezası hükmedilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu ve alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1-Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; alacaklının İİK 150/ı maddesine göre ilamlı takip yapamayacağının belirtilmesine rağmen takibin iptaline karar verilmemesinin hatalı olduğunu, şikayetçi aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönüyle de verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2-Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte takibin ve icra emrinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 149, 150/ı maddesi ve ilgili maddeleri, TMK’nın 851 ve ilgili maddeleri, 6361 sayılı Kanun 33/3. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tarafların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.