Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7987 E. 2023/388 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7987
KARAR NO : 2023/388
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın alacaklı ve borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı ve borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; takip dayanağı ilam kesinleşmeden infaz edilemeyecek ilamlardan olup takip tarihi itibari ile ilamın kesinleşmediğini, icra takibinin bu nedenle iptali gerektiğini, talep edilen faizin fazla olduğunu, alacaklının icra emrinde faiz hesabına esas aldığı oranların kamu bankalarının fiilen uyguladığı oranlardan fazla olduğunu, ayrıca icra emrinde faiz oranı belirtilirken “gecikme faizi” ibaresi kullanıldığını, ilamda işleyecek faiz oranı olarak 3095 Sayılı Yasa’nın 4/a maddesine hükmedildiğini, gecikme faizine hükmedilmediğini, icra emrinin bu yönüyle de ilama aykırı olduğunu belirterek öncelikle takibin, aksi kanaat halinde ise icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; takibe dayanak ilamın konusu sözleşmeden kaynaklı cezai şart ve alacak davası olup kesinleşmeden takibe konu edilebileceğini, davacı borçlunun bağıştan rücuya ilişkin itirazlarının eldeki dosyada incelenmesinin mümkün olmadığını, takibe dayanak ilamda alacak kalemlerine hangi tarihten itibaren faiz işletileceğinin açıkça hüküm altına alındığını, takip talebinin de ilama uygun düzenlendiğini belirterek haksız ve kötü niyetli devanın davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporunda işlemiş asıl alacaklara ve ferilerine işlemiş faizleri tablolar halinde ilama uygun şekilde belirtilen tarihlerden itibaren hesaplandığı, asıl alacak kalemlerine işlemiş faiz alacakları yönünden hesapta maddi hata yapıldığı anlaşıldığından ek rapor alındığı, bu hesaplama doğrultusunda fazla taleplere ilişkin icra emrinin düzeltilmesi ile yetinildiği, talep edildiği gibi icra emrinin iptali gerekmediği belirtilerek; şikayetin kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu ve davalı alacaklı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı borçlu istinaf dilekçesinde; takip dayanağı ilam HMK’nın 376/2 maddesi gereğince kesinleşmeden infaz edilemeyecek ilamlardan olup takip tarihi itibari ile kesinleşmediğinden icra takibinin iptali gerektiğini, müvekkilinin her zaman bağışlama vaadinden dönmesi mümkün olup bu nedenle de kararın infazı için kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, takip konusu alacak bağışlamadan kaynaklandığı için TBK’nın 121. maddesi uyarınca takipten önceki dönem için faiz de talep edilemeyeceğini, ayrıca icra emrinde “gecikme faizi” ibaresi kullanıldığını, ilamda işleyecek faiz oranına 3095 Sayılı Yasa’nın 4/a maddesine göre hükmedildiğini, gecikme faizine hükmedilmediğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı alacaklı istinaf dilekçesinde; mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde hazırlanan raporda hesaplama yapılan faiz oranlarının hatalı olduğunu, bankalar tarafından mahkemeye bildirilen faiz oranları ile Merkez Bankasınca bildirilen faiz oranlarının farklı olduğu tespit edildiğini, icra takibinde faiz hesaplamasının T.C. Merkez Bankası’nın resmi internet sitesinde bildirilen faiz oranları dikkate alınarak yapıldığını, takipte fazlaya ilişkin hakları saklı tuttuklarından taleple bağlı kalınması gerekçesiyle dikkate alınmadan yapılan hesaplamanın da hukuka aykırı olduğunu, belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dar yetkili icra mahkemesinin ilamdaki nitelendirme ile bağlı olduğu, ilamın yorum yoluyla değiştirilemeyeceği, ilamın konusunun şahıs varlığına ilişkin olmadığı, ilamda asıl ve birleşen davalar yönünden “… temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para cinsi ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ” karar verildiği, mahkemece bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda taraflarca bildirilen ve hakkın doğum tarihinden itibaren 1’er yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranları esas alınmak sureti ile faiz miktarının tespit edildiği, Merkez Bankası sitesinden alınan faiz tablosu fiilen uygulanan değil, uygulanması muhtemel olan en yüksek mevduat faiz oranlarını göstermekte olduğundan bu verilere göre faiz hesaplaması yapılamayacağı, faizin gecikme faizi olarak nitelendirilmesinin sonuca etkili görülmediği gibi bankalarca bildirilen en yüksek faiz oranlarının talep edilen orandan daha yüksek olması durumunda taleple bağlılık ilkesi gözetilerek yapılan hesaplamanın da usul ve yasaya uygun olduğu, dosya kapsamı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı borçlu temyiz dilekçesinde istinaf sebeplerini tekrar etmiştir.
2. Davalı alacaklı temyiz dilekçesinde istinaf sebeplerini tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme:
Uyuşmazlık, takip konusu ilamın kesinleşmeden icra takibine konu edilemeyeceğinden bahisle takibin iptali istemine ilişkin şikayet ile işlemiş faize yönelik şikayete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, HMK’nın 350 ve 367. maddeleri, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un, 3678 sayılı Yasa ile değişik 4/a maddesinde; sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde, Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağı belirtilmiştir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre, tarafların aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.HMK’nın 332. maddesi uyarınca yargılama giderlerine, bu kapsamda harca ilişkin hususlarda mahkemece re’ sen karar verilir.
Mahkemece hükümde yargılama giderlerine harç katılarak 1606 sayılı kanunu değiştiren 3685 sayılı Kanun’un 2.maddesi uyarınca harçtan muaf olan davalı … Derneği’ne harç yükletilmesi, davanın kısmen kabulü ve davalının harçtan muaf oluşu karşısında karar-ilam harcına hükmedilemeyeceğinin ve davacının yatırdığı harçların iadesi gerektiğinin, kabule göre de, harç masrafının diğer yargılama giderlerine katılarak kabul/redde göre oranlanamayacağının düşünülmemesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
… Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 14.04.2022 tarih ve 2021/938 E. 2022/913 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
… 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 30.03.2021 tarih ve 2020/383 E.2021/496 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının harca ilişkin 2 numaralı bendi ile yargılama giderine ilişkin 3 numaralı bendinin çıkartılarak, yerlerine;
“2-Davalı harçtan muaf olduğundan, harca hükmedilmesine yer olmadığına, davacının yatırdığı tüm harçların karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacıya iadesine,
3-Davacının yaptığı harçlar hariç, toplam 640,00 TL yargılama giderinden kabul ve redde göre belirlenen 280,00 TL’sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” bentlerinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, davacının yatırdığı peşin harcın isteği halinde davacıya iadesine,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.