YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8061
KARAR NO : 2023/662
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3411 E., 2022/1211 K.
DAVA TARİHİ : 28.02.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 6. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/192 E., 2021/535 K.
Taraflar arasındaki imzaya ve borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince imzaya itirazın kabulü ile davacı hakkındaki takibin durdurulmasına ve alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, takibe konu çek üzerindeki imza ve kaşenin şirketlerine ait olmadığını, takibe konu olan davalıya böyle bir borçlarının olmadığını, çek sahibi gözüken Auto Lojistik A.Ş. ile herhangi bir ticareti ve çek alışverişinin olmadığını beyanla davanın kabulü ile takibin iptaline, davalı alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddine, davacı aleyhine tazminat ve para cezası hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı şirketin yetkilisinin imza örnekleri üzerinde inceleme yapılmak üzere dosya grafoloji uzmanı bilirkişiye tevdii edilmiş, 20.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda takip dayanağı senet üzerindeki davacıya atfen atılı olan imzanın davacı şirketin yetkilisinin eli ürünü olmadığına dair mütaalası usul ve yasaya uygun kabul edilerek takip dosyasına konu çekin arka yüzünde davacıya atfen atılı olan söz konusu birinci ciranta imzasının davacı şirket yetkilisi eli ürünü olmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile imzaya itiraza ilişkin davanın kabulü ile takibin davacı yönünden durdurulmasına karar verilmiş olup davalının, takip konusu çeki davacıdan doğrudan aldığı, bu nedenle davacıya atfen atılı olan imzanın davacıya ait olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğünün bulunduğu ve imzanın davacıya ait olmadığını bilebilecek durumda olduğu, davacı adına atılı olan imzanın davacıya ait olmadığı senede dayalı olarak davacı adına takip başlatmakta davalının en azından ağır kusurunun bulunduğu gerekçesi ile davalı aleyhine tazminat ve para cezasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekilince; davacı/şikayetçi yanın gerçekleştirdiği imzaya itiraz hususunun reddedilmesi gerekmekte olduğunu, karşı yanın henüz ödeme emri kendilerine tebliğ edilmeden mahkemeye itiraz ettiğini, yargılamada kötü niyet tazminatı ile para cezasına hükmedilebilmesi için müvekkilin ağır kusurlu veye kötü niyetli bir şekilde hareket ettiğinin kabul edilmesi gerektiğini, armada isimli şirket arasında imzalanan sözleşmeden de anlaşıldığı üzere müvekkilinin söz konusu çeki Armada isimli şirket yetkilisinden almış olup, çekteki imzanın itiraz eden tarafından bizzat atılıp atılmadığına yönelik olarak herhangi bir kontrol gerçekleştirebilecek durumda olmadığını, dosya arasına alınan rapora dair itirazlarının gerekçesiz bir şekilde reddedildiğini, yetersiz ve eksik inceleme sonucu alınan raporun da hükme esas alınamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığına dair net tespit içeren bu nedenlerle de hükme esas alınmaya elverişli ve yeterli olduğu kanaatine varılan bilirkişi raporu uyarınca, takibe konu çekteki ciranta imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığının kabulü gerektiği, davalı alacaklının takibe konu çeki davacıdan ilk elden alması karşısında, alacaklının takip yapmakta ağır kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, bilirkişi incelemesi neticesinde çekteki keşideci imzasının davacı borçluya ait olmadığı da belirlenmiş olup, İİK. ‘nun 170/5. maddesi uyarınca, davalı alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi için gerekli yasal koşulların da oluştuğu, davalı alacaklı tarafça davacıya ödeme emri tebliğ edilmeden ve itiraz hakkı doğmadan yapılan itirazın reddi gerektiği ileri sürülmüş ise de davacının ödeme emri kendisine tebliğ edilmeksizin dava açmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı tarafça ileri sürülen sair hususların sınırlı inceleme yetkisine sahip icra hukuk mahkemesinde tartışma konusu yapılamayacağı gerekçesi ile davalı alacaklı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte imzaya ve borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’ nın 170 ve devamı maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.