Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8063 E. 2023/1072 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8063
KARAR NO : 2023/1072
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki borca itiraz ve kambiyo şikayeti yargılamasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.

Kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlu vekili; müvekkili ile davalı arasında bir hukuki ilişki olmadığından müvekkilinin davalıya borcu olmadığını, takip dayanağı senedin rakamla yazılı olan miktar kısmında tahrifat yapıldığını, senedin aslında 100.00 TL için düzenlenmesine rağmen sonradan ekleme yapılarak 100.000 TL’ye dönüştürüldüğünü, tahrifat nedeniyle senedin geçersiz olduğunu, borcun tamamı için borca itiraz ettiklerini, davalı ile müteahhidin müvekkilini dolandırdıklarını, müvekkili aslında alacaklıyken müteahhide kefil sıfatıyla açık senet imzalamak zorunda bırakıldığını, sonradan doldurulduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili; borca itirazın reddine, itiraz edilen tutar üzerinden %20 icra inkar tazminatına ve %10’u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Her ne kadar, bononun miktara ilişkin yazı ile yazılan kısımında tahrifat yapıldığı iddia olunmuş, Adli Tıp Kurumu tarafından senedin birler basamağındaki sıfır (0) sayısının sonradan eklendiği tespit edilmiş ve takip dayanağı bonoda tahrifat yapıldığının saptanması halinde senedin tahrifattan önceki miktar için geçerli sayılması gerekli olsa da (HGK’nun 14.05.2003 tarih ve 2003/12-347 E., 2003/345 K.) bononun düzenlenme tarihindeki Türk lirasının değeri gözönüne alındığında 100.00-TL için bono düzenlenmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenle bononun miktarının rakam ile bono metnine yazılırken birler basamağındaki “0” rakamının maddi hataya dayalı sonradan eklenmiş olabileceğinin kabulü gerekir. Aksi yöndeki kabul aşırı şekilcilik olup, ağır hak kaybına neden olacaktır. Bu nedenle davacı tarafın bu hususa ilişkin borca itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafın diğer borca itirazları açısından ise; davacı tarafça borcun olmadığına ya da itfa veya imhal edildiğine dair borca itirazı kanıtlayacak İİK’nın 169/a maddesinde belirtilen nitelikte bir belge ibraz edilemediği, belirtmiş olduğu hususlara istinaden dar yetkili icra mahkemesince inceleme yapılmasının ve borca itirazların kabul edilmesinin yasal olarak olanaklı olmadığı, davacı tarafça iddia edilen hususların genel mahkemede yargılamayı gerektirir nitelikte olduğu, senedin boş kısımlarının anlaşmaya aykırı olarak sonradan doldurulduğuna ilişkin davacının bu konuda da herhangi bir yazılı belge sunmadığı, bu hususun da ispatlanamadığı, borca yönelik diğer itirazlarının da yerinde olmadığı, takip yargılama sırasında muvakkaten durdurulduğu için ve davalı tarafça talep edildiği için İİK’nın 169/a/6 maddesi uyarınca davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir ” gerekçesi ile davanın reddine, icra takibinde asıl alacak miktarının %20’sine tekabül eden 20.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalılara verilmesine, davalılar vekilinin davacı taraf aleyhine para cezası hükmedilmesine ilişkin talebinin reddine, takibin tedbiren durdurulmasına ilişkin verilen tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili; dosyada mübrez İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından tanzim edilen 18.05.2021 tarihli raporda dava dilekçesindeki iddialarının doğrulanmış olduğu ve takibin iptali gerektiği açık olup ve mahkemenin bu olguları kabul etmesine rağmen hayatın olağan akışı kavramına atıfta bulunarak 100.00 TL tutar için sened tanzim edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesindeki maddi olgular sebebiyle icra takibinin İİK 170/a-2 gereğince resen iptaline karar verilmesi gerektiğini, takip konusu senette tahrifat yapıldığı sabit olmasına rağmen ve itirazlarının ileri sürüş şekli ve mahkemenin gerekçesi nazara alındığında müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına mahkum edilmesinin hukuka aykırı olduğunu bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ” bononun miktara ilişkin rakam ile yazılan kısımında tahrifat yapıldığı bilirkişi tarafından tespit edilmiş ve takip dayanağı bonoda tahrifat yapıldığının saptanması halinde senedin tahrifattan önceki miktar için geçerli sayılması gerekli olsa da (HGK’nun 14.05.2003 tarih ve 2003/12-347 E., 2003/345 K.) bononun düzenlenme tarihindeki Türk lirasının değeri gözönüne alındığında 100.00 TL için bono düzenlenmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenle mahkemece bononun miktarının rakam ile bono metnine yazılırken “0” rakamının maddi hataya dayalı olarak yazılmadığının kabulü ile bu hususa ilişkin itirazın reddinde isabetsizlik bulunmamaktadır, borca yönelik itirazını İİK’nun 169/a-1 maddesinde belirtilen yazılı belgeler ile ispatlayamamıştır, ileri sürülen sair hususlar, sınırlı inceleme yetkisine sahip icra mahkemesinde tartışma konusu yapılamaz, davalı taraf sunduğu cevap dilekçesinde tazminat talebinde bulunduğundan ve mahkemece takip durdurulduğundan davalı aleyhine tazminata hükmedilmesi de hukuka uygundur.” gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu vekili; dava ve istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı kambiyo takibinde borca itiraz ve kambiyo şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 169, 169/a, 170/a-2 maddeleri, TTK’nın 778, 676/1 maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.